Bir muhtar çıkıp da “Üretim” demedi

İçişleri Bakanlığı’nın emri ile mülki idaremiz başkanlığında kamu ve yerel yönetim kurumlarımızın yetkilileri vatandaşın dertlerini dinliyorlar düzenlenen periyodik toplantılarda…

İlimizin “yol” haricinde dişe dokunur bir derdinin olmadığını bizzat muhtarların ağzından öğrenmek nasıl mutluluk verici oldu dün anlatamam.

 

Halk Eğitim Merkezi’nde yapıldı toplantı…

Vali ve belediye başkan yardımcılarının başkanlığında, kurum yetkililerinin ve muhtarların katılımlarıyla.

 

170 küsur muhtar davet edilmiş vatandaşın derdini anlatmaya toplantıya, üçte biri icabet etti etmedi…

Kurum yetkilileri soruları cevaplarken muhtarların bir kısmı salonun dışında sohbet ediyorlardı.

 

İlgi seviyesi bu…

Soru sor, cevabını dinleme.

 

“Muhtarlara vatandaşın derdi nedir?” diye soruldu, bir kaçı söz aldı muhtarlardan, söylediklerini sırasıyla yazıyorum…

“İçme suyu yeterli değil. Cami yoluna asfalt döküverin, camiye giderken üstümüz çamur oluyor.”, “3 kilometre asfalt lazım köyümüze.”, “Trafik lambası konulsun Olukbaşı kavşağına.”, “Belediye mücavir alanına girdik, yol bağlantısının bozukluğu nedeniyle özel halk otobüsleri gelmiyor.”, “Grup yolu istiyoruz, mevcut yolumuzda delikler var.” , “Yangın söndürme ve çöp tankeri istiyoruz.”, “3.5 kilometre yolumuz vardı, iki kilometresinin asfalt niteliği kalmadı, kalanı asfalt gibi. Yatırım programına alınsın.”, “(Şehirlerarası karayolu ifade ediliyor) Aydınlatma istiyoruz, güvenlik kamerası istiyoruz”, “Ahır yandı, yardım bekliyoruz.”, “Güvenlik kamerası istiyoruz, şehirlerarası yolların alt geçit bağlantılarını ilgili kurumun yapmasını istiyoruz, bir dönem muhtarlık yapanlara verilen harçsız silah hakkı için teşekkür ediyoruz.”,  “Asfalt istiyoruz.”, “Yolumuz hiç asfalt olmadı.”, “Köyümüz hiç asfalt görmedi.”, “Asfalt istiyoruz.”, “Kumlamayı bitirmeden gittiler.”.

 

Koskoca Kastamonu Merkez İlçe’nin mahalleleri ve köylerinin yekun derdi bu kadar inanmazsınız, duymasam ve görmesem ben sittin sene inanmazdım çünkü…

Fındık kabuğuna koysan, yarısı boş kalıyor.

 

Kurum yetkilileri de bir “oh” çektiler muhtarların topu topu iki satır uzunluğundaki taleplerini duyunca zaten…

Hatta bir yetkili “Ben daha fazla sorun bekliyordum” dedi, yetkilinin biri “Ya sorun yok, ya sabah mahmurluğu” şeklinde durum tespitinde bulundu, bir diğeri “Sık sık toplanıyoruz, o yüzden sayı düşüyor” diyerek muhtarların sessizliğini anlamaya çalıştı.

 

Bir muhtarımız sorumluluğu altındaki mahalli de aşarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şehrimize yapacağı ziyarette tüm muhtarlar olarak üzerilerine düşen bir görev olup olmadığını sordu…

Köyün önemli bir sorunu bu olsa gerek, dile getirilmiş oldu.

 

Geçtiğimiz günlerde çıkan KHK ile bir dönem dahi muhtarlık yapmış olana harçsız silah edinme hakkı verilmiş…

Muhtarlarımız arasında büyük sevince sebep olmuş bu karar, toplantı başkanı nezdinde teşekkür etmeyi bir borç saydılar devletimize.

 

Toplantıya başkanlık eden mülki idare amiri bir dönem dahi görev yapmış muhtarlara verilen vergisiz silah edinme hakkını doğrulayarak “Umarım silahı hayırlı hizmetlerde kullanırlar” temennisinde bulundu…

Sözünü ettiğinin nasıl bir hayırlı hizmet olduğuna dair açıklamada ise bulunmadı.

 

Daraldım…

Çıktım.

 

O kadar bekledim bir muhtar çıkıp da “üretim” demedi iyi mi?…

Tenceredeki patatesin halinden bir muhtar dem vurmadı.

 

Ezberlemişler…

“Yol, yol, yol.”

 

Üretim olmayan yere…

Yol yapılır mı?

  • ••

Not:

Kırsalda az biraz yol derdi var da…

Merkezde zerre sıkıntı yok muhtarlara bakarsan.

 

Çoğu mahalle muhtarı zaten arz-ı endam eylemedi toplantıya…

Eyleyenler sustu.

 

Vatandaşın derdini söylemeyeceksen a muhtarım…

Ne diye bu göreve talip olursun?