Birlikten kuvvet doğar…

Ne zaman Kastamonu’da bir turizm etkinliği olsa hemen çıkan haberler de;

”Hedef şu kadar Konaklamalı Turist”

     ”Kastamonu 2018 dahil gelecek 5 yıl içinde turizmin başkenti olacak” vb.

Şimdiden başım dönmeye başladı indirin beni.

Hedef belirlemek gerekiyor tabi ki ancak bu hedefler belirlenirken hedeflere yönelik alt çalışmalar ne alemde gerçekten Kastamonu istenilen yoğunluğa ve hakettiği yerlere gelebilecek mi?

2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu seçilmesinin ardından ilimize gelenlerde gözle görülür bir artış var ve birçok proje hayata geçiriliyor.

Bu artışı gelecek yıllarda artırarak devam ettirebilmek çok önemli.

Senelerden beri ister yurtiçi ister yurtdışı fuarlarda veya çeşitli illerde düzenlenen Kastamonu günlerinde hep “Kastamonu’ya büyük ilgi” “yoğun ilgi” “ziyaretçi akını” gibi yazılanlar şimdiye kadar Kastamonu’ya çok şey kazandırmadı.

Önümüzdeki yıllarda Turizm Başkenti olmak istiyorsak Kastamonu tüm birimleri ile ortak bir plan hazırlamak ve halkında içinde olacağı daha kapsamlı projeler üretmek zorundadır.

Havaalanı ve Ilgaz tünelinin açılması tek başına Kastamonu Turizmine bir değer katar mı? diye daha öncelerde yazdığım bir yazıda sormuştum ve anlaşıldı ki bu olumlu gelişmeler asla tek başına yeterli değil.

Kastamonu’nun geleceği turizmle ilgili toplantıların hiç birinde İl Özel İdare, İl ve İlçe Belediyeleri, Kültür ve Turizm müdürlüğü, Turizm Fakültesi, STK.lar, Esnaf dernekleri, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Mimar odaları, Şehir tasarımcıları, Yerel Basın, Kastamonu’ya yatırım yapmış olan ve Kastamonu’da konaklama tesisleri açan, restoranları olan bu ve bunun gibi daha birçok kesimi yazabileceğimiz temsilcilerin hepsini bir arada bir toplantıda görebiliyormuyuz? Hayır.

Demek ki bu tür toplantılara dost ahbap ilişkileri daha iyi olanlar çağırılıyorlar ve herkes kendine çalışıyor bir de basın da yer alırsa değme keyfine.

Kibarca yazmak gerekirse “nerde çokluk orda tokluk” diye düşünülüyor herhalde.

Toplantılar geniş katılımlı yapılırsa ve bu temsilcileri bir arada görürsek düşüncelerini, olması gerekenleri ortaya koymazlar sessizce oturur sadece dinleyip sonunda da kalkıp giderlerse bu seferde işte çağırıldınız neden konuşmuyorsunuz sesiniz çıkmıyor diye yazarız.

Konuşsak da birşey olmuyor yine bilenler bildiğini okuyor diye de düşünmemek lazım zaten işin içinde basın olursa bu konuşulanlar ortaya koyulanlar yazılacak ve takdirde kamuoyuna bırakılacaktır. Söz uçar yazı kalır diye boşuna söylenmemiştir.

Özellikle il ve ilçe belediyelerin hepsinin aynı anda biraraya gelerek ayrım olmadan ortak bir çalışma içine girdiklerini görmedim.

Gelen turistlerin nabzını en iyi tutabilen gelen herkesten Kastamonu hakkında olumlu olumsuz tüm bilgileri konuşup alabilen ve bu konuda geniş bir portföye sahip olduğunu düşündüğüm işletmeler şu anda konaklama tesisleri ve yöresel yemekler sunan restoranlardır.

Kısacası tüm kesimler ile birlikte hareket edilmez ise şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da kendimiz çalar kendimiz oynarız.

 

Bülend Çadırcıoğlu