Hikmet Erbilgin’den yaylım ateşi

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, düzenlediği basın toplantısında Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu ve AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’lü çok sert ifadelerle eleştirirken, önemli iddialarda bulundu. Milletvekili Çelik’i de sessiz kalmakla eleştiren Erbilgin, açıklamalarına cevap alamazsa yeni açıklamalar yapmaya devam edeceğini söyledi. Kürşat Ayvatoğlu meselesi üzerinden Vidinlioğlu ve Ünlü’ye yüklenen Erbilgin’in açıklamalarındaki satır başları şöyle:

 “Vidinlioğlu’nun görevi, dönemi aydınlatmaktır… Üç maymunu oynuyor… Kastamonu’nun bildiğini belediye başkanı bilmiyor olabilir mi?… Şehrin hakkını savunamıyorsa, protokolde üvey evlat gibi oturur… Kimle masaya oturuyorsan onun temsilcisisindir… Efeleneceğin yer Kastamonu’nun çıkarlarıdır… Doğan Ünlü niye ‘araştırılsın’ diyemiyor?.. 2014 ile 2019 imar planı karşılaştırılsın, rant olduğu arsalar ortaya çıkacaktır…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Hikmet Erbilgin, dün parti binasında düzenlediği basın toplantısında çok sert eleştirilerde ve iddialarda bulundu.

Kürşat Ayvatoğlu olayı ve Kastamonu gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Hikmet Erbilgin’in hedefindeki isimler ise Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu ve AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’ydü.

hikmet erbilgin

Hikmet Erbilgin, basın toplantısında şunları ifade etti:

“Kürşat Ayvatoğlu meselesi üzerinden açıklama yapmaktan çok da mutlu değiliz. Ancak mutlu olmamak bu mesele hakkında konuşulmaması, doğru tespitlerin yapılmaması anlamına da gelmiyor.

Belediye Meclis toplantısında Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Kürşat Ayvatoğlu meselesi üzerine açıklamalar yaptı. Sonrasında olayın olduğu günden bu yana ağzını açamayan, tek bir açıklama yapamayan AKP İl Başkanı Doğan Ünlü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şehre gelmesinden sonra bir zahmet ama acziyet içerisinde bir açıklama yaptı.

“VİDİNLİOĞLU’NUN GÖREVİ DÖNEMİ AYDINLATMAKTIR”

Yerel seçimlerden önce bütün siyasi il başkanları ve adaylar çeşitli açıklamalar yapmıştı. Biz yerel seçimlerden önce defalarca o dönemde belediyede olan bitenlerin araştırılması, bunların sorulmasını anlatan açıklamalar yaptık.

Tahsin Babaş’ın yerel seçimlerde milyonlara varan bir seçim kampanyası yürüteceği iddiasını sormuştuk. Sonra Tahsin Babaş’ın görev yaptığı dönem boyunca alınan ‘Bütün kararların altında bizim de imzamız var’ diyen MHP’li Belediye Meclis üyeleri ile ilgili açıklamalar yaptık. Tahsin Babaş da göğsünü gere gere‘Biz bütün kararları AKP ve MHP birlikte alıyoruz’ demişti. Bu şu manaya gelir. Tahsin Babaş döneminde olan bütün olumsuzlukların sorumluluğunu MHP de taşımaktadır. Bu yönüyle Sayın Vidinlioğlu’nun görevi, dönemi aydınlatmaktır diye düşünüyorum.

Sayın Vidinlioğlu’nun adaylık sürecindeki sloganı ‘Temiz Belediye’ idi. Sanmıyorum ki, hiçbir Kastamonulu ‘Temiz Belediye’ den bugünkü yaşanan süreci anlıyor olsun. Temiz Belediye ne demek? Kamuoyuna karşı şeffaf belediyecilik yapacağız demektir. Bunu da herhalde Sayın Vidinlioğlu’nun çok iyi biliyor olması lazım.

“ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR”

Sayın Vidinlioğlu diyor ki; ‘Ben önceki olayları görmedim, bilmedim, duymuyorum’ diyor. Yani üç maymunu oynuyor. Denetim Komisyonu oluşturulması için, inceleme Komisyonu oluşturulması için Belediye Meclis üyelerimizin verdiği önerge var. Belediye Başkanı buna ‘Mevzuata aykırı’ diyor. ‘Böyle bir inceleme yapılmaz’ diyor. Komisyon üzerinden kamuoyunun aydınlatılması bizim talebimiz. Ancak Sayın Vidinlioğlu, seçimi kazandığı günün ertesinde İl Başkanı aracılığıyla yapılan 100 bin liralık pastırma faturasını konuşurken, Denetim Komisyonu’na mı ihtiyaç duydu? Elinde belgeler vardı, baktı ve burada böyle bir durum var diye kamuoyuna açıklama yaptılar. Bunu söylemek için Denetim Komisyonu mu işler? Hayır. Belediye Başkanı olmanın verdiği sorumluluk ve siyasetin gereği olarak 100 bin liralık pastırma yediler dediler. Bugün bunları söyleyemeyen bir MHP İl Yönetimi ve Belediye yönetimi anlayışı var.

“KASTAMONU’NUN BİLDİĞİNİ BELEDİYE BAŞKANI BİLMİYOR OLABİLİR Mİ?”

Tüm Kastamonu’nun bildiğini, sokakta esnafın bildiğini, işçinin bildiğini bilmeyen bir belediye başkanı olabilir mi? Eğer ki belediye başkanımız belediyede yaşananları görmek istiyorsa, hemen bir komisyon kurmalı, neler yaşanmış görebilmeli. Sayın Vidinlioğlu, Kürşat Ayvatoğlu ve Tahsin Babaş döneminde yaşananları bilmek istiyorsa, bugün Kürşat ile beraber aynı dönemde çalışmış ve çalışmaya devam ettiği, özel kalemdeki ve sosyal işlerdeki arkadaşlarını çağırmalı ve duymak istediklerini duymalıdır. O dönemde amirleri, memurları, bu meseleden mağdur olmuş esnafı, bu ilişkilerin parçası olmuş işadamlarını çağırıp dinlemeli. Çok zor bir şey değil. Aksi durum görevi savsaklamak ve sorumluluktan kaçmaktır.

Geçen dönem de komisyon vardı. Komisyon raporunu açıklasın bakalım. MHP’nin temsilcisi Denetim Komisyonu’nda bakalım ne demiş? Sosyal İşler Müdürlüğü’ndeki faturalar Sayın Vidinlioğlu’nunelinin altında. Açıklasın tüm faturaların dökümlerini. Şu şu kalemleri harcamıştır desin. Tüm bunları söylemeyen sorumluluktan kaçan bir belediye başkanlığı anlayışı en başta Sayın Vidinlioğlu’na, sonra da Kastamonu’ya yakışmıyor. ‘Beşli çeteler’ deyip, ‘Devletin malı Beytülmal’diyerek gelip bütün bu sorumluluktan kaçan anlayışa Kastamonulular’ın çok dikkat etmesi gerekiyor.

Bu şehir İstiklal Marşı’nın okunduğu bir şehir. İlk Kadın Mitingi’nin yaşandığı bir şehir. Kuruluşta ve kurtuluşta ter dökmüş emek vermiş bir şehir. Bu şehir evlatlarını Çanakkale’ye göndermiş bir şehir. İstiklal yolunda cephane taşımış bir şehir. Bu şehirde haksızlık etmeye, hele hele belediye başkanıysa, hele hele iktidar partisi il başkanıysa, hele hele milletvekiliyse hiç kimsenin hakkı yok. Kürşatları korumak uğruna, bu şehrin gençlerini harcamaya bu şehrin imkanlarını hortumlanmasına göz yummaya kimsenin hakkı yok.

“ŞEHRİN HAKKINI SAVUNAMIYORSA, PROTOKOLDE ÜVEY EVLAT GİBİ OTURUR”

Herkes önce vicdanına sonra kamuoyuna karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir. Sayın Vidinlioğlu Belediye Başkanlığı görevini doğru bir biçimde yürütememektedir. Bu çekince, ‘aman bana bir şey olmasın’ın vücut bulduğu yer, yemin töreninde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geldiği yerde şehri temsil edemeyip, ikinci sırada oturmaktır. Eğer belediye başkanı masaya yumruğunu vuramıyorsa, bu şehrin haklarını savunamıyorsa, o protokolde gider arka sırada üvey evlat gibi oturur. Devlet geleneği kaybolmuş. Protokolde bu şehri temsil etmesi gereken belediye başkanı protokolde arka sıraya oturtuluyor. Bizim milli bayramlarımızda halkı kim selamlıyor? Nasıl olur da yemin töreninde bu şehrin belediye başkanı protokolde arkada oturur. Hiç mi savunamadın sen bu şehri? O alanı da mı terk edemedin? Bu konuda Sayın Vidinlioğlu’nun hepimizi temsil etme sorumluluğunu daha ciddiyetle yapmasını kendisine tavsiye ediyorum.

“KİMLE MASAYA OTURUYORSAN ONUN TEMSİLCİSİSİNDİR”

Sayın Vidinlioğlu, halkla ilgili olan hiçbir şeyde yok. Vatandaşla ilgili olan hiçbir yerde yok. Zincir marketlerin pazarlama müdürlerinin belediyede yeri var. Bu şehrin esnafının belediye makamında yeri yok. Böyle bir şey olabilir mi? Sonra da utangaç bir şekilde açıklama yapacaksın. Yok şöyleydi böyleydi diye. ‘Bizim esnafımız değerlidir kıymetlidir’ diye açıklama yapacaksın, ama masaya zincir marketlerin temsilcileriyle oturacaksın. Kimle oturuyorsan onun temsilcisisindir. Bunu Kastamonu esnafının da dikkatine sunuyorum. Ramazan vesilesiyle yüzyıllardır bu topraklarda olan dayanışma kültürünü yaşayacaksak kendi esnafımızla yapsın belediye. Bunda bile irade koyamayan, aslında o iş öyle değildi diyen bir belediyecilik anlayışının Kastamonu esnafına hayrı olmaz. Olamaz. Çağır esnaf odasının temsilcisini. Görüştün mü hiç esnaf odasının başkanıyla?‘Kendi marketinle, bakkalınla ne yapalım’ diye bir fikir alışverişi yaptın mı? Ne yaptın? Zincir marketlerin temsilcilerine belediye kapılarını açtın. Kastamonu esnafına bu kapıyı açmadın.

“EFELENECEĞİN YER KASTAMONU’NUN ÇIKARLARIDIR”

Zincir markete sesini çıkaramayan, protokolde ‘Belediye başkanı kimliği ile ben bu şehri temsil ediyorum, Vali ve Bakan’ın yanında oturmam gerekir’ diyemeyen belediye başkanının efelenmesi bizim Belediye Meclis üyelerine geçiyor. Efelenmesi, ‘Sende bir yürek varsa bende beş tane yürek var’ diyerek Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı’na geçiyor. Efeleneceğin yer Kastamonu’nun çıkarlarıdır. Bu halkın oylarıyla seçilen belediye meclis üyelerinin ikide bir sesini kesemezsiniz. Demokrasi, karşılıklı konuşma kültürüdür. Sürekli sözüne müdahil olan yaklaşım sadece CHP söz konusu olunca aklına geliyor. Kastamonulular elbette bu fotoğrafı görüyor. Bu şehrin kafasını yeniden dikmek için yeniden gürlemesi gerekiyor.  Seçimlerden önce Babaş için onlarca kelime söylüyordunuz. Çıkar faturaları kamuoyuyla paylaş.  Kürşat Ayvatoğlu’nun uyuşturucu kullanması üzerinden bir şey demiyoruz ki. Tedavi olmak isterse tedavi olur. Yasalarca da cezasını çekecektir. Biz AKP’nin Gençlik Kolları’nda çalışmış, kadın kollarında çalışan ve sosyal medyaya feryat eden gençlere kulağı tıkarken, ‘Kürşatların arkasında neden duruyorsun’ bunu soruyoruz. ‘Bu şehrin pırıl pırıl çocuklarına, iş arayan çocuklarına sahip çıkmıyorsun’ diyoruz.

“DOĞAN ÜNLÜ NİYE ARAŞTIRILSIN DİYEMİYOR?”

Doğan Ünlü’ye de geçecek olursak… AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ‘AK Parti olarak biz, hem bu kişiyle ilgili hem bu süreçle ilgili gereken değerlendirmeyi kendi içimizde yapacağız ve kamuoyuyla paylaşacağız’ demiş.  AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan da; ‘Hukuki olarak takipçisi olacağız’ demiş. Bunu bile söylemekten aciz olan bir AK Parti İl Başkanı var. Böyle bir il başkanının Kastamonu’ya faydası olabilir mi? Kişiseldir deyip iki kelime söyleyip kendisini kenara çeken bir il başkanlığı performansının başta kendi partisine sonra Kastamonu’ya faydası olabilir mi? Kendi grup başkanvekili kadar cesaretli cümle kuramayan bir il başkanının başta partisine sonra Kastamonu’ya faydası olabilir mi? Bu işlerin bir parçası mı yani, niye bu işler araştırılsın diyemiyor? Yoksa Tahsin Babaş dönemin bütün kendilerine ait arsalarla ilgili bir imar planı mı yaptırıldı da bunun için söyleyemiyor? Anlaşılır şey değil. Salı pazarında önce 10 kat yapıp şimdi 14 kat yaptığı için mi hiçbir şey söyleyemiyor? Bunu Kastamonuluların, başta Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin vicdanına sorması gerekiyor.

“2014 İLE 2019 İMAR PLANI KARŞILAŞTIRILSIN”

Yarın,‘CHP İl Başkanı bunu bunu dedi’ diyecekler. Çıkarılsın 2014 yılındaki imar planıyla 2019 yılındaki imar planı, çakıştırılsın üst üste, rantın olduğu arsalar hemen ortaya çıkar. Oralarda kimler sebeplenmiş bakarsın, rantı ilişkileri böyle dersin. ‘Bu ilişkiler senin, bu ilişkiler benim’ diye paylaştılarsa, rant ilişkisini buradan kurdularsa, hukukun dışına çıktılarsa elbette hiçbir şey söyleyemezler. Ağızlarından iki kelime çıkmaz.

“BU ŞEHRE YAZIK EDİYORLAR”

Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı bu şehre yazık ediyor. Kastamonu Belediye Başkanı Sayın Vidinlioğlu bu tutumuyla devam ederse bu şehre yazık ediyor. Bu şehir çok kıymetli bir şehir. Bu şehir Anadolu’nun en güzel şehirlerinden birisi. Bu şehir, şerefli insanların, dürüst insanların şehri. Bu dürüst insanların arkasında mı duracaklar, 3-5 tane rantçının arkasında mı duracaklar hep birlikte göreceğiz. Biz dürüst insanların, Kastamonu’nun evlatlarının arkasında durmaya devam edeceğiz. Eğer buraya gelirlerse yan yana yürürüz, aynı yerde buluşmuş oluruz. Onlar rantçıların arkasında yürürlerse biz cesaretle bütün meseleleri söylemekten de geri durmayacağız.

İGM SEÇİMLERİ

İl Genel Meclisi’nden seçimler yapıldı. İGM seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi seçilmişlerini, daha önce  7 olan komisyonu 6’ya düşürerek saf dışı bırakmak istemişlerdi. Şimdi yine aynısı oldu. Hiçbir arkadaşımıza komisyonlarda yer verilmedi. Oralarda da Kürşatlar varsa Cumhuriyet Halk Partisi şahit olmasın diye yer verilmedi. Cumhuriyet Halk Partisi komisyon aracılığıyla hangi ilişkilerin yürütüldüğüne şahit olmasın diye yer verilmedi. Bizi de millet seçti, o İGM’deki 3 temsilciyi de millet seçti. Komisyonun sayısını çıkart demiyorum komisyonun sayısını eskiden nasılsa gelenek o sayıda tut, Cumhuriyet Halk Partisi o komisyonda temsil edilsin. Bakalım kimle hangi rant ilişkilerini kuruyorsunuz biz de görelim. Eğer o komisyona almıyorsanız, Kastamonu’dan saklamak istediğiniz bir şey mi var, birbirlerinizin cebini mi kolluyorsunuz, bunun için mi Cumhuriyet Halk Partisi temsilcilerini o komisyonlara almıyorsunuz?

“SAYIN ÇELİK, ÇIK İKİ LAFTA SEN SÖYLE”

TBMM’de defalarca söyledik. Bu şehrin temsilcisi Sayın Çelik, çık da Ayvatoğlu meselesiyle ilgili iki kelime bir şey söyle. Söyleyemezler. Nasıl bu şehirde bu ülkede bakan istifa ettiğinde –Soylu- saatlerce tek kelime edemedilerse, nasıl damat istifa ettiğinde ne yetkililer tek kelime edemedilerse Kürşat Ayvatoğlu meselesinde de Kastamonu parti yöneticileri hiçbir şey söyleyemezler. Çünkü hiçbirisinin doğrudan kendi iradesi yok. Söyleyemezler. O nedenle Kastamonu’ya yazık ediyorlar.

CHP’YE DAVET

Bu şehre emek veren, bu şehri seven başta gençler olarak herkesi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altına davet ediyorum. Rant ilişkilerinden bıkmış, ben ömrümü verdim çocuğumu okuttum ama iş bulamıyorum diyen anne babaları bu partiye davet ediyorum. Hırsızlıktan, arsızlıktan, yolsuzluktan bıkmış bütün yurttaşları durduğu yere bakmadan Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı altına davet ediyorum. El birliğiyle mücadele edelim. Bugün geldiğimiz yerin artık AKP’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi yok. Yeniden Kastamonu’yu ayağa kaldırmak her birimizin görevi. Biz de bu yönüyle bu meselelere elimizden geleni yapacağız.

“AÇIKLAMA YAPMAZLARSA BİZ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Umuyorum bu meselelerle ilgili Vidinlioğlu yeniden bir açıklama yapar. Onlar açıklama yapmazsa biz açıklama yapmaya davet edeceğiz. Sayın Vidinlioğlu’na çağrım şudur: Belediyede ilgili Ayvatoğlu’nun görev yaptığı dönemle ilgili bütün faturalar elinin altında. Bunları açıklamalı. Sayın Tahsin Babaş bir açıklama yaptı bunlar açıklama yapamadı. 2 milyonluk bütçe vardı diye. Ama tabii diğer kurumlar arasındaki bütçe nakillerini söylemiyor. Sonradan gelen ilave bütçeleri söylemiyor. 8 milyona varan bütçeleri söylemiyor, bunları hep eksik söylüyor. O dönemde mezarlıklar müdürlüğünün bütçesi kullanılmış mıdır örneğin? Bugün Ayvatoğlu’nun arkadaşlarından hala o belediye görev yapanlar var. Sayın Başkan çağırsın sorsun.