90’larda memleket sevdası

MUSTAFA AFACAN

“Kastamonu ili, Türkiye’nin Sinop-Mersin hattının batısında kalan, nispeten az gelişmiş birkaç ilden biridir” tespitinde bulunmuş “İktisadi Araştırmalar Vakfı” Başkanı Prof. Dr. Orhan Dikmen 8 Haziran 1990 yılındaki seminer açılış konuşmasında…
30 yıl geçti aradan, “mihrap yerinde”, azgelişmişliğe devam.

“Batının doğusu”…
Tastamam.

Mantıken “Doğunun batısı” değil ama…
Doğuda Kastamonu’dan çok daha gelişkin iller var çünkü.

(Mantık biliminde bile karşılığı olmayan Kastamonu…
Daha ilerisi var mı?)

(Kastamonu ile kimi doğu vilayetleri arasındaki “ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme” makası 30 yıl öncesine göre günümüzde çok daha açılmış durumda…
Aradan geçen 30 yıl Kastamonu aleyhine takvim yapraklarından düştü.)

8-9 Haziran 1990 tarihlerinde Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde “Kastamonu İlinin Ekonomik Kalkınması” konulu seminer düzenlendi…
Seminerin düzenlenmesinde KASDER ve finansmanın büyük kısmını üstlenen Osman Boyner büyük emek sahibi.

Dönemin KASDER yönetimine ve gurbetteki Kastamonulu iş dünyası temsilcilerine teşekkür etmek borç…
Örnek olmaları umuduyla 2020’lere.

“Kastamonu İlinin Ekonomik Kalkınma Sorunları ve Çözüm Yolları” bilim insanlarınca detaylandırıldı ve ardından da genel tartışmaya açıldı…
Şahit oldukça o dönemin memleket sevdasına, günümüzdeki vurdumduymazlık daha çok can acıtıyor.

Vakıf tarafından seminer kitabının önsözüne düşülen notta Kastamonu için “Osmanlı Devleti döneminde dokuma, boya, döküm ve silah sanayi ile ticarette önemli bir yeri olan Kastamonu, Cumhuriyet döneminde, kalkınma yarışında gerilerde kalmış, yoğun iç ve dış veren illerden biri olmuştur” deniliyor…
İlerleyen 30 yılda da bu ters ivme sürdü ne yazık ki.

1990 yılında Kastamonu’nun hali sıkıntılıydı…
Hasta “ayaktaydı” ama.

2020’de Kastamonu’nun hali çok daha sıkıntılı…
Hasta “komada”.

“2050”…
Adı sanı da unutulur.

Not:1990 yılında adına ister  “sivil toplum” deyin, ister “kanaat önderleri” deyin, ilin kalkınmasına ve gelişmesine ilişkin kafa yoran epey bir insan vardı Kastamonu’da…
Kitaptaki katkılarından bu açıkça görülüyor.

Çok daha önemlisi…
En ufak bir siyaset yahut inanç cephesi üzerinden söz söylememiş onca Kastamonulu kanaat önderi.

Tek dert Kastamonu’ymuş…
Hey gidi 90’lar.

 

MUSTAFA AFACAN