KORONAVİRÜS DİL VE EDEBİYATI TÜRK DİL KURUMUNUN DA GÜNDEMİNDE

11 Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemizin gündemine giren COVID-19 Koronavirüs salgını/bulaşı/pandemisinin ortaya çıkardığı yazılı, görsel ve sosyal medyada çok sayıda İngilizce, yarı İngilizce veya İngilizceden çeviri Türkçe terim kullanıldığını gördük. Ayrıca çok sayıda kalıplaşmış söz üretildi. Salgın hastalık; ekonomi, eğitim başta olmak üzere hayatın her alanını etkileyince kullanılan yabancı kökenli kelime, terim sayısı da arttı. Biz, bu konuda köşemizde 12 yazı yayımlayıp dilimizi istila eden bu yeni akıma dikkatleri çekmeyi çalıştık. Aynı tehlikeyi Cumhurbaşkanlığı Kültür Politikaları Kurulu da görüp yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar önermiş. Türk dilinin zenginliğini ortaya koyup onu bir bilim ve sanat dili hâline getirmeye çalışan KTB Atatürk Yüksek Kurumuna bağlı Türk Dil Kurumunun aylık dergisi Türk Dili’nin Temmuz 2020 tarihli 823. sayısında dil bilimci, dostum diyebileceğim kadar yakından tanıdığım DTCF Emekli Öğretim Üyesi, eski TDK Bilim Kurulu Üyesi (1983-2001), Başkan Yardımcısı (1993-2001) Prof.Dr. Hamza Zülfikar bizim hassasiyetimizi daha bilimsel çerçevede ele alan bir makale yayımladı. Başlığı; “Entübe Yani Solunum Cihazına Bağlı” (s.18-22). Derginin Mayıs 2020 sayısında da Prof.Dr. Hayati Develi; “Dilimize Bulaşanlar” başlıklı makalesinde aynı konuyu ele almıştı.

Prof.Dr. Hamza Zülfikar yazısında şöyle diyor: “Yalnızca şu bir iki ay içinde 40 kadar yabancı kökenli kelime dilde dolaşmaya başladı. Bunların bir kısmı şöyle sıralanabilir: İzolasyon, similasyon, ajitasyon, dezenfeksiyon, dezenfektan, deformasyon, virülans, hijyen, hijyenik, influence, izole, retweet, semptoloji, semptom, diagnosis, enfektif, enfeksiyon, enfeksiyöz, enfekte, enfektik, entübe, izolasyon, karantina, kronik, minimalize, pik, pandemi, pandemik vb. Virüs ise artık içimizde” (s.21).

Prof. Zülfikar’ın yabancı kökenli terimlere karşı önerdiği Türkçe karşılıklardan bazı örnekler verelim:

herd immunity: Sürü Bağışıklığı karşılığı yerine kitle bağışıklığı daha uygundur.
itfa etmek: Sönümlemek. “Salgın sönümleme aşamasında” doğru bir kullanımdır.
global pandemi: Küresel salgın, yeryüzünü saran salgın denebilir.
pik noktası: Tepe noktası.
entübe: Solunum cihazına bağlı denmeli.
semptom: Belirti.
kognisyon: Biliş.
teşhis: Tanı.
tedavi: Sağaltı.

Prof.Dr. Hayati Develi’nin Türk Dili’ndeki (S 821, Mayıs 2020) “Dilimize Bulaşanlar” makalesinden de (s.4-9) bazı örnekler sıralayalım:

peak/pik: Zirve doruk demektir. Enfeksiyonun yayılmasındaki en yüksek noktayı ifade için kullanılması gereksizdir.
enfeksiyon: Bulaş. Bulaşı, bulaşım karşılığı daha uygun.
enfekte: Bulaşlı, bulaşmış.
kantaminasyon: Bulaşma, bulaşım.
droplet: Damlacık.
pandemi: Karşılığı salgın değil genel salgındır.
epidemi: Salgın.
entübe: Yapay solunuma bağlı doğru karşılıktır.
entübasyon: Yapay solunuma bağlanmak, doğru karşılıktır.
immün: Bağışık.
immünite: Bağışıklık.
filiyasyon: Temas takibi doğru karşılıktır.
izolasyon: Soyutlama, yalıtım yerine tecrit daha uygundur.

Prof.Dr. Hayati Develi ve Prof.Dr. Hamza Zülfikar gibi önemli dil bilimcilerle aynı görüşleri paylaşıp aylar öncesinden derlemeleri köşemizde yayımlamakla çok mutluyuz. Bir taşra gazetesinde, dilimizdeki enfeksiyona dikkat çekilmesi bizce önemli bir olaydır…

NAİL TAN