Mühür Başbakan’ın elinde

mafacanİnebolu Limanı’nın özelleştirme ihalesinde son düzlüğe girildi…

30 Kasım tarihinde tamamlanan nihai pazarlık görüşmelerini ihale komisyonu onayladı ve dosyayı onay için iki gün önce Özelleştirme Yüksek Kurulu’na gönderdi.

 

Çoğu gitti azı kaldı anlayacağınız…

İnebolu Limanı’nın da içinde bulunduğu “Grup 1” varlıklarının ihale dosyası belli ki Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ilk toplantısında masaya konulacak ve kurul üyelerinin görüşüne arz edilecek.

 

İhale komisyonun verdiği karara ya onay verecek ya da iptal edecek olan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun üyelerini sorarsanız, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurul başkanlığında 4 bakandan oluşuyor…

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatmagül Demet Sarı, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım.

 

Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun vereceği kararın ilimiz namına hayırlı olacağına inanmalı mıyız, evet yüzde binbeşyüz inanmalıyız…

Çiçeği burnunda bakanlar Sarı ile Ağbal’ı ayrı tutarsak, Başbakan Davutoğlu ve Bakan Şimşek ile Bakan Yıldırım ilimizi avuçlarının içi kadar yakından tanıyorlar çünkü.

 

Hem geçenlerde bizzat Milletvekili Demir de söylemedi mi Başbakan Davutoğlu’nun İnebolu Limanı’nın özelleştirmesi ile bizzat ilgilendiğini ve ilimiz için en hayırlı sonuca imza atacağını…

O halde sorun var mı?

 

Özelleştirme Yüksek Kurulu, ihale sürecini ve sonucunu beğenmezse eğer iptal edecek, süreç en başa dönecek…

Onaylarsa, ilimiz milletvekilleri dosdoğru ihaleyi kazanan şirketin kapısını çalacak ve limanda kapasite artışı isteyecekler.

 

E şirketin keyfine kalmış gerisi…

İster artırır ister eksiltir kime ne?

 

Haa bu arada ihale öncesi verilen sözlerin yerine getirilmediğini iddia ederek mahkemeye giden İnebolu Belediyesi’nin oynayacağı rolü de yabana atmayalım…

Bakarsınız son kararı hukuk verir belli mi olur?

•••

Not 1: Başbakanlık tarafından Aralık ayının ilk günlerinde çıkarılan genelge çerçevesinde, kurum müdürleri ve üst idari kadroların “görevlendirme” ile koltuklarında oturma devri bitiyor…

Mart ayı başına kadar söz konusu kadroların “asaleten” doldurulması şart.

 

Hal böyle olunca…

Mart ay itibarıyla ilimizdeki kimi kadrolarda yeni yüzleri görmek mümkün olabilir, “görevlendirme” ile koltuğunda oturan müdür sayısı epey var çünkü.

 

Bakalım kimler gidecek kimler gelecek…

Ankara’da ilgili bakanlıklar harıl harıl çalışıyormuş diye duydum.

 

Not 2: Yüksek Öğretim Kurumu’nda (YÖK) yapılan toplantıda atçılık ve antrenörlük eğitimi programlarına sahip ülkemizdeki 9 MYO’nun görüşlerine başvuruldu…

Binicilik Federasyonu yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda atçılık ve antrenörlük eğitimi ile ilgili olarak müfredat, kalite ve akreditasyon, üniversite-sektör işbirliği, öğretim elemanı sayısının yetersizliği, fiziki altyapı sorunları ve bu sorunların çözümlerine dair öneriler tartışıldı.

 

İlimizde birbiri ardına açılmakta olan ekoçiftliklerde at turizminin geldiği önemli noktayı görünce insan düşünmeden edemiyor Kastamonu Üniversitesi’nde “at” ile ilgili bir bölümün niçin hiç akla getirilmediğini?..

Turizm altyapısını kurmak sadece bina yapmakla olmuyor çünkü.