Yıldırım‘dan üreticiye çağrı: Ürününüzü satın… “Sarımsak üzerinde oynanan oyunlar devam ediyor”

  1. Dönemin “sarımsakçı” unvanlı milletvekili Mehmet Yıldırım: “Sarımsakta oynanan oyunlar hâlâ devam ediyor. 35-40 liraya kadar başfiyatın yükselmesi tüccarların ekmeğine yağ sürüyor. Tüccar, ‘Kazan kazan’ formülüyle Kastamonu Taşköprü sarımsağını yüksek fiyatta tutmaya çalışıyor. Dışarıdan da ucuz kalitesiz ve besin değeri çok düşük olan sarımsağı getirerek piyasaya sürüyor, tüketicilere de bu sarımsağı yediriyor” dedi.

“Buradan çiftçi ve üreticilerimize çağrımdır: Ürünlerini satsınlar! Değeri ile satsınlar, veresiye mal vermesinler. Nakit para ile çalışsınlar ve istikrarlı bir şekilde programlarını yapsınlar, dıştan gelen bin ton, iki bin ton, 5 bin ton mal en az 13 bin liradan geliyor. Uygulanan vergi kalkmıyor, vergi kalkmadığı süreçte bizim sarımsağımızın fiyatı 20-25 liradan aşağıya da düşmez.”

 

 

  1. Dönem Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kastamonu-Taşköprü sarımsağını koruma kollama, hakkını arama mücadelesini sürdürüyor.

Yıldırım, sarımsakla ilgili gelişmeleri değerlendirirken turizm ve üniversite ile ilgili görüş ve eleştirilerini de dile getirdi.

“Sarımsak fiyatlarının sürekli istikrarsız bir biçimde artmasından dolayı, sarımsakta oynanan oyunlar hakkında daha önce bir açıklama yapmıştım.  Oyun hâlâ sahnede, hâlâ devam ediyor” diyen Yıldırım, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Bundan Kahramanmaraş’ta, Gaziantep’de Çin beyazı olarak üretilen ve bu sahnelere 6 liradan stok eden tüccarlar bizim Kastamonu çiftçimiz kadar çok para kazanmıştır.Ancak çiftçimizin istikrarlı bir biçimde direnişi fiyat artışlarının 35-40 liraya kadar başfiyatın yükselmesi bu tüccarların ekmeğine yağ sürmüştür ve şimdi baskıyla önceki günlerde İran’dan 60 TIR ithal İran sarımsağı Türkiye’ye gelmiştir.  Ayrıca 250-300-500 ton partiler halinde Çin’den sarımsak ithali de yine tüccarlar yapmaktadırlar. Yapılan bütün çalışmalar ve yaptığımız çalışmalar neticesinde verginin kaldırılmamasını ısrar etmekteyiz. Vergi şu anda kalkmıyor ama İran sarımsağı Türkiye’ye 12-13 lira rakamında mal oluyor. Ama bunu yine tüccarlar getiriyor, Türk tüketicisine, marketlere aynı tüccarlar 19-20 liraya satıyor. Yani kazan kazan formülüyle tüccar Kastamonu Taşköprü sarımsağını yüksek fiyatta tutmaya çalışıyor.  Burada çiftçimiz kazanıyor helal olsun ama bu istikrarlı değil. Amaçları vergiyi kaldırma.

Biz çözüm olarak istikrarlı bir fiyat politikası istiyoruz. Elbette ki bu sene üretim düşüklüğü var. Bu fiyatlarla serbest piyasa ortamında tüccarlar istediği gibi oynuyorlar. Medya’da FOX TV bir yayın yaptı, ‘sarımsak 60 lira olacak’ dedi. Arkasından TGRT yaptı, sarımsak 40 lira oldu. Yani yayın haber kamuoyu oluşturması basın medya burada piyasanın dalgalanmasında çok etkin rol oynadı. Bizim çiftçimiz de direniyor, elindeki malı nerdeyse 100 liraya satmak istiyor. Yani bundan da doğal bir şey olamaz.  Şu anda 2 bin dolar üzerinden yurt dışından ürün getireceklere vergi de var. 2 bin dolar üzerinden yüzde 55 vergi var. Eğer o vergi olmasa o zaman bizim Kastamonu Taşköprü sarımsağı çok daha düşük fiyatta olur. O vergi de fiyatların yükselmesinde etken bir rol. Nedeni ise hem ithalatı daraltmak istiyoruz, buradaki fiyat yüksek olunca ithalat cazip hale geliyor.

İran’da en iyi birinci kalite sarımsak bizim sarımsağımızın tohumundan üretilmiş sarımsak 5 lira, şimdi bundan 7-8 lira da vergi alınıyor 12-13 lira, 13 liraya sınır kapısı Van’dan içeriye ülkemize giriyor. Adam buna rağmen 19 liraya satıyor ve 6 lira para kazanıyor. Böyle bir kazanç da yok.

Bizim Türkiye’deki esnafımız ve tüccarımız 5 lira 10 lira yüzde 10 kazanca alışkın değil, 10 ton sarımsak satacak köşeyi dönecek, 10 ton sarımsak üretecek köşeyi dönecek. Böyle bir anlayışla bunu sürdürmemiz de mümkün değil. İstikrarlı bir fiyat politikası olması lazım. Biz ne dedik? 2 dolar… 2 dolar da 12-13 lira bir sigara dedik. 17-18 lira, bununla beraber yürümemiz lazım.

Vatandaş her yıl  sarımsağı dikerken, ekerken, tohumunu atarken, ilacını yaparken, çiftini sürerken, gelecek sene sarımsak kaç lira olacak diye beklemeyecek.  Evet, benim fiyatım 15 lira ile 20 lira arasında diyecek. Çünkü 2 dolar koruması demek, dışarıdan gelen 1 dolara alınan malın Türkiye’ye 13-14 liraya mal olması demektir. O zaman 14 liraya mal olan malın bizim iç piyasamızda ürettiğimiz Taşköprü sarımsağı kalitesiyle 15-20 lira arasında devam eder. Bu istikrarlı bir politika.

Üretim artışını yapmamız lazım Türkiye 110 bin ton sarımsak tüketiyor. Bizim ürettiğimiz sarımsak miktarı ise 25 bin ton. Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak kadar ekim alanlarını, sulama alanlarını genişletmemiz lazım. Hasköy projesinin yağmurlama sistemine döndürülmesi, arıtmanın yapılması lazım. Obrucak barajının bitirilmesi lazım ve bu barajlarla birlikte tarım alanlarının sulanabilir kapalı yağmurlama sistemi ile sarımsak ekim alanlarının, pancar ekim alanlarının ve mısır ekim alanlarının genişletilmesi hem hayvancılığın genişletilmesi hem de tarımsal ürünün sağlanması lazım.

Durmadan kendir kendir diye bahsedip duruyoruz. Ne oldu kendire, kendiri niye ekemiyoruz?Samsun Üniversitesi kendir çapında aldı götürüyor ama Kastamonu’da ben iki senedir ekiyorum, bu sene, geçen sene dolu vurdu ve Taşköprü’de sigara kâğıdı fabrikası var, fabrikada faaliyet yok.

Bu millet o fabrikayı 60 milyon dolar para harcayarak kurdu. Neden bu fabrikayı çalıştırmıyorsun, neden bu hammaddeyi ürettirmiyorsun? diye soran ve sorgulayan da yok. Bunu da mutlaka çözmek zorundayız. Kastamonu’nun kalkınması öncelikle tarımdan geçer.  Bizim kalkınmamız gerek orman ürünleri bakımından gerekse tarımsal ürünleri bakımından pancarda, sarımsakta, kenevirde ve hayvancılıkta da bol üretim yapmamızdan geçiyor.

Sarımsağımız her derde devadır. Kastamonu’da üretilen sarımsak ebetteki İran’dan gelen sarımsağa görede, Çin’den gelen sarımsağa ve başka ülkelerden gelen sarımsağa göre de kalitedir ve farktır, bizim sarımsağın fiyatı da onlara göre farklı olmalıdır, bunun farkı da topraktan ve selenyumdan geliyor, Taşköprü’nün toprakları bu üretime en uygun da bir yapıda.  Şu anda tüccar yol arıyor ve para kazanmak istiyor, 1 lira yerine 5 lira kazanmak istiyor. Taşköprü’den 25 liraya 30 liraya aldığı sarımsağı 40 liraya 50 liraya satamıyor. Yüzde 25- 30 kar da elde edemiyor. Bu yüzden de Taşköprü’den ve ilimizden elini çekiyor, ithalat zaten serbest, hükümete de bu konuda piyasadan da baskı var, marketler talep ediyor ve şu anda Çin’den ve İran’dan gelen sarımsak da uygulanan vergiyi de kaldırmadığımız halde Türkiye’ye 12-13 liraya mal oluyor. Biz burada 25 liraya sarımsağı satarsak, bunu bizim sürekli bu şekilde satma imkânımız da olmaz. Bir kilo sarımsak da 50 lira olmaz. Bunun zararını hepimiz çekeriz, bu fiyatlara karşı çıkan da yine benim. Çünkü ben gelecek yılı ve ondan sonraki yılları da düşünüyorum. İstikrarı düşünüyorum, planlı üretim, Türkiye’nin ihtiyacına göre üretim, topraklarımızı sulamak, verimli hale getirmek, tarımsal ilaçlardan uzaklaşmak ve doğal gübreye de dönülmesini de herkesten istiyorum. Hayvancılık güzel ve çok da beslenip büyütülüyor. Doğal gübreye dönerek sarımsağımızın kalitesini daha da çok artırabilir, daha da doğal yapabiliriz. Organik üründe olabilir, o zaman dünyaya da satarız. Biz şimdi dünyaya sarımsağı satmaya kalksak, tahlilde ilaç kullanmışsın diye çıkıyor ve ilaç kullanmışsın diyor. Tarımsal ilaçlar olan ot ilacı, böcek, yaprak ilacı ve diğerleri bizim sarımsağımıza büyük zarar veriyor ve sarımsağımızı yok ediyor. Tarımsal ilaç sanayi ürünlerimize zarar veriyor. Bu tür ilaç kullanımlarını en aza indirmemiz lazım.

ÜRETİCİLERE ÇAĞRI

Buradan çiftçi ve üreticilerimize çağrımdır: ürünlerini satsınlar, değeri ile satsınlar, veresiye mal vermesinler. Nakit para ile çalışsınlar ve istikrarlı bir şekilde programlarını yapsınlar, dıştan gelen bin ton, iki bin ton, 5 bin ton mal en az 13 bin liradan geliyor. Uygulanan vergi kalkmıyor, vergi kalkmadığı süreçte bizim sarımsağımızın fiyatı 20-25 liradan aşağıya da düşmez.

TURİZM

“Bizim başka kalkınmamızı turizm dersek, elbette ki turizm de, bunun alt yapısı hala ilimizde yok, Kastamonu’da turistlerin gelip doğru dürüst yemek yiyebileceği yer yok, turiste hizmet edecek kalifiye eleman yok, onları karşılayacak, ilgilenecek bir birim yok, böyle bir şey olamaz. İki otobüs tur gelse turları karşılayacak birinci sınıf standartta lokanta olarak, yemekhane olarak hazır değiliz. Turizme de Kastamonu’muzu hazırlamamız lazım. Konaklarımız var, konaklarımızı geliştirmemiz lazım. Sivil toplum örgütlerine buraları tahsis edip oraların daha aktif hale getirilmesi lazım.

ÜNİVERSİTE

“Kastamonu’da 25-30 bin öğrenci var, Karabük’te 60 bin öğrenci var, bu ne olacak böyle, üniversite ile de kalkınmamız ve üniversite ile gelişmemiz lazım doğru, bütün ilçeler dahil bizim üniversitedeki öğrenci sayımız 30 bine yaklaşmış. Karabük’te 60 bin var, Karabük Üniversitesi kurulmadan önce bizde 7 bin öğrenci ve 4 fakülte vardı. İlimizde Sivilcilik, Havacılık Yüksek Okulu açıldı, bu da Havaalanımız için önemli bir olay, pilot yetiştirilmesi lazım. İkincisi üniversitemizin daha aktif, nitelikli ve nicelikli öğretim kadrosuyla, öğrencisiyle Kastamonu’yu değiştiren ve geliştiren, kültürel yapısını da dejAnere etmeyen bir yapıda kalkınmamız lazım.”

Cengiz MUHZİROĞLU