Yusuf Öz: “Heyet raporu almak işkence haline geldi”

Katıldığı canlı yayında özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sorunlarına değinen, engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sıkıntıları anlatan Öz Yeni Ay Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Yusuf Öz, engelliler için heyet raporu almanın işkence haline geldiğini söyledi.

Öz, yerel seçim öncesinde gündeme gelen Engelli Yaşam Merkezi’nin olmazsa olmaz olduğunu, Uğurlu Hastanesi’nin durumunun üzücü olduğunu, engelli bakım ücretlerinin düşürülmesinin ve taşıma belgesi sorunun büyük sıkıntı yarattığını dile getirdi.

 

Öz Yeni Ay Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Yusuf Öz, Ajans 37’de “Hayatın İçinden” konulu programın canlı yayın konuğu oldu.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sorunlarına değinen, engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sıkıntıları anlatan Yusuf Öz, engelliler için heyet raporu almanın işkence haline geldiğini belirtirken şunları söyledi:

“Heyet raporu almak işkence haline geldi. Bu bence insanlık ayıbıdır. Pınarbaşı’nın bir köyünden insanımız, bir defa, iki defa, üç defa dört defa gelmemelidir, el insaf… Yetkililere sesleniyorum, bunun acilen düzelmesi gerekmektedir. Araştırdım, Türkiye’de başka yerde böyle bir şey yoktur. Benim Kastamonu’mda bunun olması bana acı veriyor. Bu Kastamonu’daki tüm özel rehabilitasyon merkezlerinin ciddi sıkıntısıdır. Şikayet anlamında söylemiyorum, Kastamonu Devlet Hastanemizdeki personel eksikliğinden kaynaklanan bir durumdur. Bu git geller, engellimize işkencedir, hastane çalışanlarının da üzüntüsünü biliyorum. İnanın yaşamayan bilmez. Kastamonu’dan başka illere giden engelli bireylerimizin ne çektiklerini o insanlara bir anlattırsak, Allah bilir. Benim engelli bireylerim neden Ankara’da, Karabük’te gezsin? Neden bu insanlar git gel durumunda. Devlet Hastanesi eski yerindeyken iki günde rapor çıkıyordu, sorun yoktu. Yeni hastanemizde personel eksikliğinden yaşanan bir sıkıntıdır bu…”

Yusuf Öz, 31 Mart seçimi öncesinde de sık sık gündem olan Engelli Yaşam Merkezi konusuna da değindi ve: “Her ilde ve büyük ilçelerde Engelli Yaşam Merkezi olmazsa olmaz durumundadır. Belediyelerin veya kamunun desteğiyle Engelli Yaşam Merkezi olmazsa olmazdır. Bu konuda velilerimizin büyük sıkıntısı var. Yıllardan beridir Kastamonu’da olmayışı da bizi üzüyor” dedi.

Sağlık alanındaki sıkıntılara değinen Öz: “Biz sağlık alanında neden geç kaldık? Neden sağlık kenti olamıyoruz? Biz 20 ilçeden ibaretiz, neden Üniversite hastanemiz şimdiye kadar hayata geçirilemedi? Uğurlu Hospital öyle duruyor, yazık değil mi Allah aşkına? Tüm Kastamonululara sesleniyorum, Ne yapılması gerekiyorsa mutlaka ve mutlaka biran evvel yapılmalıdır. Kastamonu’nun ve bölgenin buna çok ihtiyacı vardır. Kastamonu’nun hastaneye değil, hastanelere ihtiyacı var” diye konuştu.

“ENGELLİ BAKIM ÜCRETLERİNİN KESİLMESİ BÜYÜK SIKINTI”

Öz ayrıca şunları söyledi:

“O güzel insanların sevgisine layık olmaya çalışıyoruz, onların en güzel eğitimi alabilmeleri adına elimizden gelen tüm gayreti sonuna kadar gösteriyoruz. Çalışanlarımızın güler yüzlü ve branşlarında mutlaka çok iyi olmaları elbette önemli, bizler bu insanlarımıza layık olmanın mücadelesini vermek zorundayız. Bu insanlarımızın ve ailelerinin, ayrıca da kurumların sorunları elbette var. Bu insanların duasını almak çok önemli… Devletimizin bu konudaki ciddi katkıları, engelli vatandaşlarımızın elinden tutması ve bu konuda her geçen gün kurumların ve engelli bireylerimizin gerek eğitim ivmesinin artması tabi ki çok önemlidir. Ama bir gerçeklik payı da var, bazen engelli ailelerimizin maaşlarının kesildiği görülmektedir. Bu insanların o anki psikolojilerini yakından görüyorum ve yaşıyorum. Bazı kamu görevlilerinin mutlaka ve mutlaka biraz daha hoşgörülü davranmaları çok önemlidir. Engelli ailelerinin bakım ücretleri bazı durumlarda raporlardan kaynaklı durumlarda kesilebiliyor, bu da engelli ailelerimizi sıkıntıya sokuyor. Burada biraz daha esnek davranılması ve mağduriyetlerin giderilmesi çok önemlidir.”

TAŞIMA BELGESİ SIKINTISI…

“Türkiye’de bu kesim, yaklaşık 1,5 milyonluk bir nüfusa tekabül ediyor. Türkiye’de 2 bin 607 kurum var Türkiye’de… Bu kurumlarda yaklaşık 380 bin öğrenci eğitim görüyor. Yaklaşık 40 binin üzerinde de personel istihdamı var. Bu kurumlar hiçbir ücret almaksızın taşımayı kendileri yapıyorlar. Devletimizin taşıma konusunda bir katkısı yok. Bu arada, taşıma belgesi adı altında sıkıntılarımız var. Ücretsiz taşıdığımız halde taşıma belgesi konusunda tüm Türkiye’de büyük sıkıntı var. Bu aşılabilmiş değil. Aşıldı deniyor ancak aşılamadı. Sadece Özel Rehabilitasyon Merkezlerine özgü ve buna benzer kurumlara özgü ayrı bir belge çıkartılmalıdır. Belge konusunda bir ceza falan olduğunda da birçok mahkeme bu cezayı iptal ediyor.”

“HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYACAK”

“Engellilerimizin daha iyi rehabilite edilebilmesi için kesinlikle 16 saat seans olmalıdır. Haftada iki saat olacağı yere dört saat olmalıdır. Devletimizin bu konuda da, bu oranda ücretini artırsın demiyorum, ama karınca kararınca herkes elini taşın altına koyacak ve herkes fedakarlık gösterecek, bizler de fedakarlık göstereceğiz. Milli Eğitim Bakanımız ve Bakan Yardımcılarımız evet bu konuya çok duyarlılar. Ellerinden gelen tüm çabayı gösteriyorlar, şükranlarımı sunuyorum. Yeni atanan Genel Müdür, ilk defa bu kadar işinin ehli ve işine adapte olan, bu konuda çok çok bilgili olan bir Genel Müdür… Kendisine şükranlarımı sunuyorum. Bizim merkezlerimizin bazı sıkıntılarının bir kısmını gelir gelmez ortadan kaldırdı. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Bakanımıza ve Sayın Genel Müdürümüze şükranlarımızı sunuyoruz.”

“ÇALIŞANLARIN CİDDİ SIKINTILARI VAR”

“Engelli ailelerimizi ve kurumlarımızı konuşurken, çalışanları da konuşmak mecburiyetindeyiz. Çalışanlarımızın sıkıntıları ciddi anlamda var. Ücret bazında sıkıntılar var, bana ne veriliyorsa ben de onu vermeye özen gösteriyorum. Bize de ödenen ücretlerimiz ciddi anlamda az… Buna da şükrediyoruz. İnşallah öğretmen iyileştirmeleri de yapılacak, çalışanlar için de güzel yarınlar olacağına inanıyorum.”

“UĞURLU HASTANESİ ÖYLE DURUYOR, YAZIK DEĞİL Mİ?”

“Biz sağlık alanında neden geç kaldık? Neden sağlık kenti olamıyoruz? Biz 20 ilçeden ibaretiz, neden Üniversite hastanemiz şimdiye kadar hayata geçirilemedi? Uğurlu Hospital öyle duruyor, yazık değil mi Allah aşkına? Tüm Kastamonululara sesleniyorum, Ne yapılması gerekiyorsa mutlaka ve mutlaka biran evvel yapılmalıdır. Kastamonu’nun ve bölgenin buna çok ihtiyacı vardır. Kastamonu’nun hastaneye değil, hastanelere ihtiyacı var. Bu konu çok ama çok önemlidir. Yazık, günah… Ballıdağ Hastanesi’nin insan hayatına dokunacak şekilde hayata geçirilmesi çok önemlidir. Ben arzu ediyorum ki, yeşil Daday’ımızın hem turizmine, hem de sağlık açısından katkı verecek. Yıllarca bunu söylüyorum, Havalimanımız ve tünelimiz bitti. Daday yolunu bitiremedik ama oda inşallah biter. Daday Ballıdağ Hastanesi, Yaşlı Bakım Merkezi adı altında Dünya’ya açılması hem Kastamonu hem de Daday açısından büyük önem arz ediyor. Yıkılarak yeniden yapılabilir, yıkılmadan da hayata geçirilebilir. Bunlar olmazsa olmazlarımızdandır. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bu tür konuları dillendirsinler, söylendikçe olacaktır.”

“EL BECERİLERİ KURSU’NA HOCA GÖNDERMİYORLAR”

“Kastamonu’da, belki de ülkemizde ilk defa biz başlattık. Engelli bireylerimize ve ailelerine Halk Eğitim destekli El Becerileri kursu açılmıştı. Bunda da başarılı olduk. Bununla ilgili BAVM’de ve Anıt Düğün Salonu’nda büyük sergiler yaptık. Tüm bürokratlarımız da geldiler ve gördüler. Çocuklarımızın ve ailelerinin neler yaptıklarını gördüler. Ama maalesef, bir yönetmeliğe dayanılarak engelli bireylerimizden o kurs hocalarını çok gördüler. Sanki biz trilyonlar kazanıyormuşuz gibi… Sonraki süreçte hocaları göndermediler. Ben de en ufak, bir kere gidip de ‘bunu neden yaptınız?’ demedim. Bu yönetmelik geçmişte de vardı, bugün mü çıktı? Buradan yetkililere sesleniyorum; bu gibi şeylerden kaçmamamız lazım. Bu bir sancıdır. Müthiş şeyler yapılmıştı, ne desem boş. Ama maalesef apartman altlarında verilen kurslar özel değil de, başka yerlere verilen kurslar özel değil de, bizim engelli bireylerimize yönelik kurslar mı özel oluyor?”

“ENGELLİ GEÇİŞ YERİNE ARAÇ ÇEKİLMEMELİ”

“Kastamonu, -Engelsiz Kent- olma yolunda iyi diyebiliriz. Ancak şu da olmamalıdır. Engelli geçiş yerine araç çekilmemelidir. Bazen insaf diyorum. Engellimize saygı duymak zorundayız. Onlarda bizim toplumumuzun bir parçasıdır, onlarla yaşamayı öğreneceğiz. Akşam yattın, sabah engelli uyanabilirsin, kimsenin hayat garantisi yoktur.” CM