Asgari ücret yükü

Şimdi burada mikro ekonomi, makro enflasyon, fiyat farklılıklarından yararlanarak değerli kağıtların alım satımı yapılarak kâr elde etmek amacıyla diye açıklanan arbitraj, cari oran, cari açık, enflasyon, devalüasyon, spekülasyon gibi kelimeler kullanarak sanki bir iktisatçı gibi yazı yazmayacağım.

Benim iktisat bilgim ancak iktisata giriş derslerinde görmüş olduğum konular kadar olabilir, bu işin uzmanları bu konularda veya kendi kategorilerinde dirsek çürütmüş insanlardır bırakalım açıklamaları onlar yapsın, biz dinleyelim.

Tüm yazılarımda olduğu gibi piyasayı iyi bilen, birçok esnafla sohbet ederek sorunlarını dinlediğim kadarıyla dillendirmeye ve yazılarıma dökmeye çalışan biri olarak bu yazımda da son günlerde tartışılan asgari ücret konusuna değineceğim; çok kişinin de farklı düşünmeyeceği inancındayım.

Beni en çok ilgilendiren, küçük işletmeler yani işyerinde, elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı veya mali bilançosundan herhangi biri kanunla belirlenen Türk lirasını aşmayan işletmeler.

Asgari ücret konuşulanlara bakılırsa 3500 – 4000 TL. arasında olacak. Olsun, hatta daha fazlası olsun; ancak bu asgari ücret belirlenirken işverenin bu asgari ücretle birlikte kendisine büyük maliyet getirecek olan sigorta ve verginin işverenin sırtından alınması lazım ki, bu küçük işletmelere uygulanabilir. Söylemlere göre devletin buna yetecek gücü vardır sıra eylemde, orta ve büyük işletmeler için bir şey söylemek ise iktisatçıların işi.

Bu devlet yardımı asgari ücrete uygulanmadığı takdirde ise;

Kayıt dışı istihdam çoğalacak,

İşverenler çalışan sayısını azaltmak zorunda kalacaklar, işsizlik artacak.

Belirtilen asgari ücretin altında insanların çalışması istenecek ki birçok kişi iş derdinde ve ev geçindirme derdinde olduğundan kabul etmek zorunda kalacaklar.

Az çalışana fazla mesai yaptırılarak hizmet kalitesinde düşüş olacak.

Sigortası yapılsa dahi asgari ücretin altında maaş almak zorunda kalan bir işçi mutsuz olacak işyerine yansıyacak.

İşverenler hepsine katlanmak zorunda kalırlarsa fiyatlara yansıtmak zorunda kalacaklar bu da anormal fiyat artışları ile tüketiciye yansıyacak.

Alım gücü daha da düşecek işler azalacak.

Devlet yardımı alamayan küçük işletmeler ya daralacak ya kapanacak.

Daha azı daha fazla paraya almak zorunda kalacağız.

Son zamanlarda oldukça fazla başımıza geliyor. Ürünün fiyatına bakıp alıyorsunuz, ancak kasaya gittiğinizde ürünün fiyatı farklı çıkıyor, etiket değiştirmeye bile yetişemiyorlar.

Açıklanacak olan asgari ücret işveren ve çalışan açısından hayırlı olsun ancak küçük işletmelere vergi ve sigorta konusunda mutlaka bir düzenleme getirilmeli yoksa olumsuz etkiler büyük olacak gibi.

Aslında asgari ücret dendiğinde en alt limittir bildirilen rakam;bu rakamın altında olamaz denmiştir.Son rakamlar açıklandığında küçük işletmeleri göreceğiz.

Bülend Çadırcıoğlu