Ata mesleğiyle ata buğdayına katma değer kattı

TORUNLARI YESİN DİYE ÜRETTİĞİ SİYEZ EZMESİ SEVİLİNCE, DÜNYA'YA PAZARLAMAYA BAŞLADI 1 YILLIK AR-GE YAPIP LEZZET ONAYINI AİLESİNDEN ALTI ÖNCE AİLESİNE SONRA MİSAFİRLERİNE EN SON DÜNYA PAZARINA TATTIRDI

Dededen şekerci işadamı Metin Ünal, deneme amaçlı ürettiği siyez ezmesi torunları ve yakınları tarafından çok sevilince, “Bu iş tutar deyip” seri üretime geçti ve ihracata başladı.

Ünal, yurtiçindeki bazı zincir mağazaların ardından ilk etapta 10 ülkeye siyez ezmesi ihraç ettiklerini söyledi.

Ünallar AŞ’nin, Kastamonu’ya özgü ürünleri yaşatma ve markalaştırma konusunda arka arkaya hamleler yapan patronu Metin Ünal, bu kez de torunları için hazırlattığı ve hem onların ham de dostlarının çok beğenmesi üzerine bir yıllık AR-GE çalışmasının ardından firma olarak seri üretimine başladığı “siyezezmesi”ni ihraç ürünü haline getirdi.

KASTAMONU’DA 10 BİN YILLIK GEÇMİŞİ BULUNAN VE “HİTİT BUĞDAYI” OLARAK BİLİNEN COĞRAFİ İŞARETLİ SİYEZ BUĞDAYINI EZME HALİNE GETİREREK TORUNLARININ YEMESİ İÇİN ÜRETEN İŞ ADAMI, SİYEZ EZMESİ SEVİLİNCE SERİ ÜRETİMİNİ YAPARAK DÜNYAYA PAZARLAMAYA BAŞLADI. (VEDAT YUNUS İKİZOĞLU/KASTAMONU-İHA)
Kastamonu’da 10 bin yıllık geçmişi bulunan coğrafi işaretli siyez buğdayını torunlarının yemesi için ezme haline getiren iş adamı, ailesi ve misafirlerine tattırdığı ezmenin beğenilmesi sonrasında 1 yılık AR-GE çalışması yaparak seri üretimini yaptığı ezmeyi Dünya’ya pazarlamaya başladı.

Ünal, torunlarının 10 bin yıllık geçmişi bulunan coğrafi işaretli antik siyez buğdayından üretilen ezmeyi çok beğendiklerini, kahvaltıda kavanozu bitirebilir miyiz” diye sorduklarında da “Bu iş tutar” diye düşünüp üretimine geçtikleri ve ve ihracına başladıkları ezmeyle ilgili şunları söyledi:

“Siyez, 10 bin yıllık genetiği bozulmamış 14 kromozom olan şu anda buğdayda 42 kromozoma kadar çıkan ama ata tohumu olduğu için orijinalini korumuş, 2017 yılında da 7 bin ton siyez üretimi yapılmış Kastamonu’dan bahsediyoruz. Biz, il envanteriyle ilgili çalışmalarımızı yaparken değerlerimiz nelerdir derken birinci sırada sarımsağı gördük, ikinci planda da siyezi gördük. Siyez dediğimizde insanların aklına hemen ekmek geliyor. Ama bizler bunu farklı düşünelim dedik. Aileden gelen bir geleneğimizle, 150 yıllık şekerci olmamız hasebiyle fındık ezmesi, badem ezmesi, fıstık ezmesi gibi tatlı bir şekilde yenilebilir hale getirdik. Bu çalışmaları yaparken üniversitemizdeki hocalarımızdan destek aldık. Yaklaşık 1 yıllık bir AR-GE çalışmasının ardından siyez ezmesini önce aile eşrafına sunduk. Torunlarım Hanzade ve Azra, ‘Büyükbaba, kavanozu bitirebilir miyiz?’ dediler. Bizlerde ‘demek ki sevildi, bu iş tutacak’ dedik. Ondan sonra evimize gelen misafirlerimize ikram ettik. Sonra bir ticari ambalaja koyduk ve tanıtmaya, anlatmaya başladık. Alanlar, mutlaka bir daha alırız dediler. Daha sonra bunu perakende satış yapan esnaflarımıza vermeye başladık. Bu ürünün 5’inci, 6’ıncı reçeteleri geldikten sonra bu iş tutacak dedik ve seri üretime başladık. Yine seri üretim yaparken, geleneksel siyezin orijinalini bozmadan üretimini yapıyoruz.”

“İlk etapta 10’dan fazla ülkeye gönderdik”

Siyez ezmesini hem yurtiçine, hem de yurtdışına pazarladıklarını anlatan Metin Ünal, “1 yıllık AR-GE çalışmasının ardından siyez ununun orijinalini bozmadan bizler bu ürünün üretimini yaptık ve raflara da koyduk. Dolayısıyla ulusal zincirlerden de talepler almaya başladık. Şu anda İstanbul’da bir iki zincir mağazaya bu ürünü veriyoruz. Ankara’da da müşterilerimiz var.. İzmir’e de gönderiyoruz. Yurtdışına gönderdik. 10’dan fazla ülkeye siyez ezmesini gönderdik. Halen de göndermeye devam ediyoruz. Bu şekilde bir ürünü hazırladık ve müşterilerimizin beğenisine sunduk” diye konuştu.

“Katma değer oluşturuldu”

Dünyada ilk defa böyle bir ürünü sıfırdan üreterek katma değer oluşturduklarını kaydeden Ünal, “Bu sayede hammaddemiz olan siyeziKastamonumuz’da işleyelim dedik ve bu ürünümüzü ticari ambalaja koyduktan sonra yurtdışına ve yurtiçindeki noktalara göndermeye başladık. Bu bizlere ne getiriyor, sıfırdan bir istihdam oluşturdu, sıfırdan bir katma değer oluşturdu, ilk defa böyle bir ürün olması hasebiyle sıfırdan bir katma değer oluşturuldu. Ülkemize ve Kastamonu’muza hayırlı olsun diyorum” dedi.İHA