Bülent Bıyıklı: “THF başkanlığına adayım”

Kastamonu Belediyesi GSK Başkanı Bülent Bıyıklı, Yalıkavak maçıyla ilgili yaptığı sert açıklamada, Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Bilal Eyüboğlu’nu artık tanımadığını ve “Bir sonraki federasyon seçimlerinde gönülden destekleyeceğimiz bir aday çıkmadığı takdirde, federasyon başkanlığına aday olduğumu bildiriyorum” dedi.

Hentboldaki temsilcimiz Kastamonu Belediyesi GSK’da kulüp başkanı Bülent Bıyıklı, yaptığı basın açıklamasıyla hem Yalıkavak yenilgisini ele alırken, hem federasyona hem de Yalıkavak yönetimine eleştirilerini sıraladı. Bülent Bıyıklı, “Bir sonraki federasyon seçimlerinde gönülden destekleyeceğimiz bir aday çıkmadığı takdirde, federasyon başkanlığına aday olduğumu bildiriyorum” diyerek flaş bir çıkış da gerçekleştirdi.

“İZAHI MÜMKÜN OLMAYAN YENİLGİ ALDIK”

Bülent Bıyıklı’nın açıklaması şöyle:

“Yalıkavak yenilgisinin bahanesi yok, sorumlusu çok. Bu yenilgi sonrasında yapılması gereken neyse yapılacak. Yalıkavak deplasman karşılaşmasında izahı mümkün olmayan bir yenilgi aldık. Oynanan oyun, olmayan takım ruhu büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Böyle bir sonucun tekrarlanmaması için yoğun bir mesai harcandığından hiçbir paydaşımız kuşku duymasın. Yönetim olarak yaşanan sorunların tespiti ve giderilmesi noktasında gereğinin yapılacağından emin olunsun. Tarihi şan ve şerefle dolu memleketimizin en iyi şekilde temsili için verilen emeğin karşılıksız kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.  Bu yenilgi sonrasında büyük üzüntü duyduğumuzu, bu sonucun ve sonuçtan öte bu oyunun bizim takımımıza yakışmadığını sporcu ve teknik heyetle ivedilikle paylaştık. Gerekenin yapılacağını onlara da ifade ettik. Maç sonunda olayın sıcağıyla antrenörümüz ve yardımcı antrenörümüz arasında yaşanan hadiseyle ilgili de savunmalar istenecek ve gerekenler yapılacak. Her takımda ve her iletişim sürecinde yaşanabilecek olan böylesi bir hadisenin hentbol kamuoyunda ve kulislerinde bu kadar ses getirmesini de manidar bulmaktayız.

“YALIKAVAK OYUNCULARINI KUTLUYORUM, ANCAK…”

İnanan, isteyen, mücadele eden, iyi bir ortaya koyan ve galip gelen Yalıkavak Spor Kulübü oyuncu ve teknik heyetini kutluyorum, ancak…

Yalıkavak Spor Kulübü oyuncuları maça gerçekten inanarak çıkıp, galibiyeti isteyerek, isteği doğrultusunda da mücadele ederek iyi bir oyun ortaya koydu. Yalıkavak teknik heyeti de aynı şekilde büyük bir galibiyete imza attılar. Tebrik ediyorum. Avrupa’da da başarıyla ülkemizi temsil edeceklerine inanıyor, başarılarından dolayı gururlanıyorum.

Ancak… Yalıkavak Spor Kulübü Başkan ve yöneticilerine, Yalıkavak’taki sportif organizasyon eksikliğine söyleyecek sözümüz de vardır. Sporun fair-play ruhuna, hentbolun yıllardan bu yana birikerek oluşturduğu hentbol kültürüne ve teamüllerine aykırı davranan;pandemi sürecinde devletimizin tavsiyeleri doğrultusunda Türkiye Hentbol Federasyonu’nun aldığı tedbir kararlarını hiçe sayan, zaman zaman gayri ahlaki tutumlarla karşılaşmamıza göz yuman ve hatta çanak tutup ateşe odun atan bir başkan ve yönetim bizim gözümüzde sınıfta kalmıştır.  Türkiye Hentbol Federasyonu covid-19 salgını için uygulama talimatı yayınlamıştır. Bu talimatta “Her iki takıma ait ayrılan tribünlere kulüp onaylı PROTOKOL listesinde yer alan en fazla 20 kişi alınabilir…” ifadeleri yer almaktadır. Görüntülerle kayıt altındadır, salonda kaç 20 kişi vardı? Yalıkavak Spor Kulübü Başkan ve yöneticileri devletimizin tavsiyeleri doğrultusunda federasyonun aldığı kararları uygulamayarak devletimize mi yoksa federasyona mı karşı gelmektedir? Federasyon; gözlemcisini ve hakemlerini bu duruma müdahale edemeyecek kadar özgüvensiz hale mi getirmiştir? Kastamonu’da yirmi birinci kişiyi salon dışına gönderen federasyon yetkililerinin görev alanı sadece Kastamonu sınırları içinde midir?Belirli istisnalar haricinde seyircisiz olması gereken maçta ev sahibi takımın tutumu haksız rekabete de yol açmıştır. Federasyonun konuyla ilgili kararını da merakla beklemekteyiz.Tüm bu boyutların da ötesinde özellikle şu dönemde her şeyden daha önemli dediğimiz ‘insan sağlığı’nı hiçe sayan bu duruma nasıl göz yumulmuştur? Soruyoruz: Bir insan canının galibiyet türünden ederi nedir?

“HOLİGANLARIN İÇİNDE BULDUK KENDİMİZİ”

Eşim, çocuklarım, Kastamonu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürümüz, yönetim kurulundaki arkadaşlarımla birlikte karşılaşmayı tribünden takip ettim. Bir avuç insan kendimizi Yalıkavak Spor Kulübü holiganlarının içinde bulduk. Maç boyunca el kol hareketleri, sözlü tacizlerle karşılaştık. Ne sus diyen oldu, ne de ayıp -Sadece Yalıkavak Başkanının 10 saniyelik müdahalesi dışında-… Üstüne birazdan değineceğim bir durumdur ki yöneticiler de holiganların ateşini yükseltti. Ülkesini Avrupa’da en üst seviyede temsil eden bir kulübün başkanı olarak hiçbir yurtdışı maçında dahi böyle bir durumla karşılaşmadım. En büyük yurtdışı, hentbol kültürüne yabancı olan holiganların ortasıymış, anladım…

“KARANLIKLAR ELBET AYDINLANIR”

Maçta ilk öne geçtiğimiz anda elektriklerin kesilmesiyle ritmini bulmuş takımımızın soğuduğunu tribünden gördüm. Dakikalar sonra oyun tekrar hareketlendi ve hava muhalefeti nedeniyle kesildi denilen elektrik bir daha hiç kesilmedi. Önemle hatırlatıyoruz, elektrikler gelir karanlıklar elbet bir gün aydınlanır.

Federasyon iki gün üst üste biri erkek biri kadın olmak üzere şampiyonluk düğümünün çözüleceği maçta nasıl aynı hakemleri atayabilir? Federasyonda başka hakem mi kalmadı, üst sıralar dizayn mı ediliyor? Bir federasyon düşünün ki ne hakkaniyet var, ne liyakat var, ne yönetim var; çivisi çıkmış çivisi. 26 Ocak’ta İstanbul’da Erkekler Süper Ligi’nde zirve mücadelesinde Beykoz ile İzmir maçını yöneten hakemler 27 Ocak’ta Kadınlar Süper Ligi’nde bir diğer zirve mücadelesi maçını da yönetiyor. Teknik heyetler, oyuncular günlerce hazırlansın, hakemler bir diğer maçın üstünden 24 saat geçmeden kilometrelerce yol tepip diğer önemli karşılaşmaya çıksın. Soruyoruz Türkiye’deki hentbol hakemlerine, bu üst düzey maçları yönetecek yeterlilikte değil misiniz yoksa federasyon üst sıraları dizayn mı ediyor? Koyun elinizi vicdanınıza, cevaplayın bu soruyu. Yıllar önce bu hakem arkadaşların yönetiminden rahatsız olduğumuza dair dilekçeli açıklamamız mevcuttur. Böylesi önemli bir karşılaşmada bu hakemlerin, bu şartlar altında gönderilmesinde de art niyet aramaktayız. Hakemlerin taraflı olduğunu söylemek salonda mücadele eden tüm oyuncu grubunun emeğine haksızlıktır ancak hakemlerin kötü olduğunu söylememiz Türk hentbolunda belki bir özeleştiri getirir düşüncesindeyiz. Kötüydünüz hakem arkadaşlar, kötü hem de çok kötü… Kötülüğünüz gelecek sizinle yarınlara, çocuklarınıza, torunlarınıza…Maç içinde Kastamonu ve Yalıkavak lehine ya da aleyhine tüm yanlış kararlar da ilerleyen dakikalarda video olarak yüklenecektir. Ek olarak maçın içerisinde ev sahibi takımın taraftarlarının küfründen rahatsız olan hakemler maçta anons yaptırmak yerine çözümü Kıvanç hocayı tribüne gönderip sakinleştirmesini istemekte bulmuştur. Hakem ve gözlemcilere bir soru daha: Bizim salonumuzda rastlanılan böyle bir durumun hemen saniyesinde anons yaptırmalarının sebebi salonumuzun ses sistemini test etmekten mi yoksa anons eden arkadaşımızın sesini meraktan mıdır? Devre arasında hakem, bizzat kendisi bizim yöneticimize soru sormuştur. Yalıkavak yöneticileri devre arasında hakem koridorunda maçın gözlemci ve hakemine sözlü saldırıda bulunmuştur. Devre arasına girerken fiziken müsabakada olan ama mental olarak müsabakada olmayan hakemler, Menajerimiz Ahmet Cevher’i yanına çağırıp küfre gelemediklerini söylemiştir. Bunun üzerine de menajerimiz Ahmet Cevher, küfre karşı olduğumuzu böyle bir şeyin tarafımızca yapılmadığını ifade etmiştir. Bu esnada kondisyonerimiz Orhan Şimşek de bu durumu destekleyen ifadede bulunmuştur. Yalıkavak Spor Kulübü’nün -saygıdeğer- başkanı kondisyonerimiz Orhan Şimşek’in üzerine yürümüştür. Sonrasında ise Kastamonu hakemlerle konuşuyor algısı yaratılmış ve hakem koridoruna gelen birkaç Yalıkavak sempatizanı hakem odalarına sözlü tacizde bulunmuştur. Olay bundan ibarettir. Varsa koridorlarında video kayıtları ve varsa yürekleri ortaya koysunlar.

“BİLAL EYÜBOĞLU’NU ARTIK TANIMIYORUM”

Bülent Bıyıklı olarak bu saatten sonra kağıt üstünde Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı olarak gözüken Bilal Eyüboğlu’nu tanımıyorum. Gönülden destekleyeceğimiz bir aday çıkmazsa federasyon başkanlığına adayım. Kağıt üstünde Hentbol Federasyonu Başkanı olarak gözüken Bilal Eyüboğlu döneminde, hentbolun çarkı dönmez olmuştur. Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig’de yöneticiler, gözlemciler, hakemler; kan kusup kızılcık şerbeti içmektedir. Trabzon Zağnos’un, Rize Ardeşen’in, Eskişehir Selka’nın parkeye kattığı coşku, lige getirdiği rekabet, tribünlere getirdiği ses aranır olmuştur. Göztepe taraftarının tutkusu bu büyük camiayı parkede tutabilmiştir. Örnekleri çoğaltmak, yürek sızımızı arttırmaktan ziyade bir şey olmayacaktır. Federasyon, 2020-21 statüsünün ilk maddelerinde kulüplere hiçbir ödeme yapılmayacağı kuralını koyacak kadar aciz duruma düşmüştür. Diğer federasyonlar sponsorluk destekleriyle takımlara can suyu verirken bizim federasyonumuz takımları iliklerine kadar kurutmuştur. Takımlar, bu federasyon yönetilemezliği neticesinde tükenen hentbol değerini pazarlamaya çalışarak kendi sponsorlarıyla federasyonun fersah fersah önüne geçmiştir.  Tüm bu olgular doğrultusunda, bir sonraki federasyon seçimlerinde gönülden destekleyeceğimiz bir aday çıkmadığı takdirde, federasyon başkanlığına aday olduğumu bildiriyorum.

Kastamonu Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü olarak hentbol markasına kattığımız değer ortadadır. Nasıl Kastamonu’yu Avrupa’da bir marka haline getirmek için mücadele verdiysek, Türk hentbolunu da hak ettiği yere çıkartmak adına çetin bir mücadeleye hazırız. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın en büyük teminatıdır. “