Dert dinledi mesaj verdi

“Esnafın özne olduğu bir sistem”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Nasrullah Meydanı’nda  işyerlerini ziyaret edip sorunlarını dinlediği esnafa, “Ben esnafın özne olduğu bir sistem kurmaya çalışıyorum. Rekabetin hizmet üzerinden yapıldığı, rekabetin projeler üzerinden yapıldığı ama rekabetin odak olduğu yeni siyasi anlayışı hayata geçirmeye çalışıyorum” mesajı verdi. 

“Türkiye’yi hendek haline getirmek hainlik”

Akşener, “Sığınmacıların Türkiye’yi hurra yapması yanlıştır, Avrupa’nın dediğini yapıp Türkiye’yi hendek haline getirmek çok büyük bir hainliktir, basiretsizliktir. Bu da yanlıştır. Ama o ülkemize gelmiş insanlara da; idarecilerin yaptığı hatalar neticesinde ülkemize gelmiş bu insanlara düşmanlık etmek de yanlıştır” dedi.

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ““Ben esnafın özne olduğu bir sistem kurmaya çalışıyorum. Rekabetin hizmet üzerinden yapıldığı, rekabetin projeler üzerinden yapıldığı ama rekabetin odak olduğu yeni siyasi anlayışı hayata geçirmeye çalışıyorum. ‘Şuculuk, buculuk’ üzerinden değil, dertler üzerinden, problem üzerinden ya da güzel şeyler üzerinden rekabetin yapıldığı, siyasetçilerin seçmeni; bende başta olmak üzere; velinimet saydığı bir yeni makul anlayışı hayata geçirmeye çalışıyorum” dedi.

Akşener, dün gerçekleştirdiği Kastamonu ziyaretinde partilileri tarafından Kadıdağı’nda karşılandı. 9 araçlık bir konvoyla ilimize gelen İYİ Parti liderine karşılamada  İl Başkan Yardımcısı Beyhan Kellecioğlu tarafında çiçek verildi; İl Başkanı Mehmet Çıvgın tarafından yerel ürünlerle dolu bir sepet, ittifak ortakları CHP’nin İl Gençlik Kolları Başkanı Alican Yılmaz tarafından da Şehit Şerife Bacı’nın ahşap maketi hediye edildi.

Akşener’in Nasrullah Meydanı ziyaretine CHP Kastamonu Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Hasan Baltacı, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, CHP Merkez İlçe Başkanı Dilek İlke Karabacak, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Alican Yılmaz da eşlik etti.

Nasrullah Meydanı’ndaki dükkanları ziyaret eden Akşener; “Esnafımız elektrik parasından şikayet ediyor, zincir marketlerden şikayet ediyor. Müşterinin alım gücünün düşüklüğünden şikayet ediyor. Her gittiğimiz ilde böyle. Sizde de böyle mi?” diyerek Kastamonu esnafının durumunu sordu.

Esnaf ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulunan Akşener, şunları söyledi:

“20 Ocak 2020’dan beri esnaflarımızı ziyaret ediyorum. Ziyaretlerimizde ‘Ben iktidarı yermiyorum, kendi partimi övmüyorum, propaganda yapmıyorum’ diyorum. Ben esnafın özne olduğu bir sistem kurmaya çalışıyorum. Rekabetin hizmet üzerinden yapıldığı, rekabetin projeler üzerinden yapıldığı ama rekabetin odak olduğu yeni siyasi anlayışı hayata geçirmeye çalışıyorum. ‘Şuculuk, buculuk’ üzerinden değil, dertler üzerinden, problem üzerinden ya da güzel şeyler üzerinden rekabetin yapıldığı, siyasetçilerin seçmeni -bende başta olmak üzere- velinimet saydığı bir yeni makul anlayışı hayata geçirmeye çalışıyorum. Bu kapsamda bugün Kastamonu merkezindeydim. İki ilçemizi daha ziyaret edeceğim. Normalleşme süreciyle beraber işletmeler biraz hareketlenmiş gibi görünüyor. En son ziyaret ettiğim dükkanda söylenen, İstanbul’daki Kastamonuluların buraya gelmesiyle esnaf canlanmış. Bu güzel bir şey. Pandemide 7’den 70’e herkes acı çekti. Bir daha bunların olmamasını umut ediyorum.”

“Yaşanan sorunlara dikkat çekiyoruz”

Esnaftan öğrendiklerini grup toplantılarında dile getirdiğini vurgulayan Akşener, “Milletvekili arkadaşlarımız bunlarla ilgili soru ve araştırma önerileri veriyor. Kanun teklifleri veriyor. Sorunlara dikkat çekiyoruz. Kastamonu’da rastladığımız esnafı, genci, kadını, emekliyi ve çiftçinin derdini Türkiye’nin gündemine getiriyoruz. Ekonomist arkadaşlarımız, kurmay arkadaşlarımız bunlarla ilgili çalışma yapıyorlar, çözüm önerileri ortaya koyuyorlar ve böyle bir düzeneğimiz var. Kastamonu’ya saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

“Sığınmacılara düşmanlık yapmak yanlış”

Akşener, Bolu Belediyesi’nden yabancılara yönelik su fiyatlarıyla ilgili alınan karar hakkında kendisine yöneltilen soruyu ise şöyle cevapladı:

“Ben 2001 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın talebiyle Avrupa Parlamentosu’nda bir kararı engellemeye gönderildim. Göç dünyanın bir gerçeği. Şimdi Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya bir göç dalgası var. Bu yıllarca olacak. Hele bu iklim değişikliğinden sonra daha da olacak. Türkiye geçiş noktası olduğu için, Avrupa Parlamentosu Türkiye’yi hendek yapmak üzere bir teklif getirdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o günkü Dışişleri Bakanlığı, eski İçişleri Bakanı olarak konuyu iyi bildiğim için beni Avrupa’ya gönderdiler. Bizlerde bu kararın Avrupa Parlamentosu’ndan çıkmasını engelledik. 1997 yılından beri günümüze kadar tartışılan bir karardan bahsediyorum. Türkiye’deki sığınmacılara düşmanlık yapmak yanlıştır. O insanlar buraya geldiler. Öyle veya böyle geldiler.Uzun uzun bunu oturup tartışabiliriz, ama şu anda zamanı değil, çünkü ciğerlerimiz yanıyor. Buradan o tür siyaset malzemeleri çıkartmaya çalışırken öyle goller gelir ki herkes çarpılır.

“Türkiye’yi hendek haline getirmek hainliktir”

“Onun için düşmanlık yanlış, ama bu göç meselesinin Avrupa ile olan anlaşma neticesinde Türkiye’yi hendek haline getirdiği de bir gerçektir. Burada az önce emekli bir kardeşimiz dedi ki: ‘Ben, devlet memuruyum. 3  binlira civarında emekli maaşı alıyorum. Bana bu yeterli, benim için iyi para bu. Burada geçinip gidiyorum. Ama Afganlı, Suriyeli, İranlı, Iraklı… Bakın bunlar daha düne kadar yoktu. Biz, birbirimize yarın bunlarla silah çekeceğiz’ dedi. Benim yapmaya çalıştığım şey şudur:Ayrıştırma noktalarını bu kadar derinleştirmek…Yani gol atalım diye derinleştirirseniz ülke zarar görür. Ben muhalefet partisi genel başkanıyım. Duvardan duvara çarparım, ama bugün doğru bir zaman değil. Tekrar söylüyorum sığınmacıların Türkiye’yi hurra yapması yanlıştır, Avrupa’nın dediğini yapıp Türkiye’yi hendek haline getirmek çok büyük bir hainliktir, basiretsizliktir. Bu da yanlıştır. Ama o ülkemize gelmiş insanlara da; idarecilerin yaptığı hatalar neticesinde ülkemize gelmiş bu insanlara düşmanlık etmek de yanlıştır. Ben 2 yıl önce Sayın Erdoğan’a seslendim. Dedim ki, ‘Sen gidemiyorsun beni gönder bari deBeşar Esad ile ben konuşayım, Suriyeli sığınmacıları memleketlerine can güvenliği içinde gönderelim.’ Ne yaptılar kulaklarının üzerine yattılar.”

Nasrullah Meydanındaki esnafı ziyaretinin ardından bir otelde kısa süreli dinlenen İYİ Parti Genel Başkanı, saat 14.30’da ilimizden ayrılarak Daday, Pınarbaşı, Azdavay, Şenpazar ve Cide ilçelerimizi ziyaret etti. Akşener ziyaretin ardından akşam saatlerinde ilimizden ayrıldı.

 

Cengiz MUHZİROĞLU