“Ekoturizm” derken, göz çıkarmayalım

MUSTAFA AFACAN

Epey vakittir Küre Dağları havalisinde “ekoturizm” hareketliliği ivme kazanıyor, turizm alanında hem kamunun hem de özel sektörün ihtimamını kazanmış durumda bölge, “aldı başını gidiyor” tam anlamıyla…
Turizm elbette baş tacı, doğaya olabildiğince az zarar verildiği ölçekte ancak.

(Ekonomi mi öncelikli doğa mı?…
Doğa elbette.

Ekonomide seçenekler çeşitlendirilebilir…
Doğa giderse yerine konulmaz.)

Küre Dağları hattı boyunca yapılan turizm planlamaları ve yatırımlara ilişkin “övgü” düzeyinde epey görüş dile getirildi envai kesimlerce…
Az da olsa “eleştriri” de düşmeye başladı gündeme.

Sürdürülebilir bir ekoturizm mecrası oluşturabilmek namına övgüden çok eleştiriye kulak vermek daha doğru olsa gerek…
“Yanlışlamalar”, “doğrulamalar” yanında daha kıymetlidir sonuca ulaşmak yolunda.

Misal…
Ersin Demirel önceki gün bir sosyal medya mesajı paylaştı ve “Azdavay Çatak Kanyonu Engelli Yürüyüş Platformu” projesini takipçilerinin gündemine taşıdı.

(Ersin Demirel gezgin, yürüyüş rotaları uzmanı, Atlas ve Magma dergileri yazarı…
Alanının önde gelen isimlerinden biri.

Ersin Demirel Kastamonu coğrafyasını da avucunun içi gibi biliyor…
“İstiklal Yolu” rotasını çalıştı misal.)

Ersin Demirel, Azdavay’daki projede “ağaç katliamı” yapıldığını iddia ediyor…
Fotoğraflarla görüşünü destekliyor.

Proje hedefine doğaya uygun ulaşılabileceğinin altını çiziyor…
“Maliyet” uyarısı cabası.

Konunun uzmanı Ersin Demirel’e kulak verelim…
Tartışalım en azından.

“Ekoturizm” derken…
Doğaya zarar vermeyelim.

Not: Küre Dağları havalisi evvel vakitten beri HES ve maden sahaları gibi ekonomik uğraşılara da ev sahipliği yapıyor…
Bilanço nedir bilmiyoruz.

“Ekoturizm” dalgası geliyor şimdi…
HES ve maden mevzularına benzerse “geçmiş olsun”.

Ekoturizm yatırımlarına ilişkin “habitat” her yönüyle masaya yatırıldı mı?…
Doğa ve canlıya dair kafalar rahat mı?

(Benim değil…
Hiç değil.)

 

MUSTAFA AFACAN