“Geçen sene de aynı sözler verilmişti”

Baltacı, felaketi Meclis’e taşıdı

CHP Parti Meclisi Üyesi, Karadeniz Masası Koordinatörü ve Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, Meclis’te sel felaketi ile ilgili konuştu. Erken uyarı sisteminin ilk kez uygulanmasının çok daha büyük bir felaketin önüne geçilmesinde etkili olduğunu söyleyen Baltacı, 2020’de Giresun Dereli’de yaşanan felaketten sonra bu sistem devreye sokulmuş olsa 11 Ağustos’taki acıların yaşanmamış olacağını ifade etti.

11 Ağustos’tan sonra kalıcı çözümler üretilememesinin bir kez daha kâbus yaşattığını söyleyen Baltacı, “Taşan dereler aynı, çöken yollar aynı. Geçen sene de aynı sözler verilmişti” diyerek Kurum ve Soylu’nun geçen yıl verdikleri sözleri hatırlattı ve “320 günde kalıcı yatırımlar yapabilirdiniz” diye konuştu. Bakan Yanık’ın “Bölgenin kaderi bu” şeklindeki ifadesiyle ilgili de “Bölgenin kadersizliği bu düzenin kendisidir” dedi.

 

 

 

 

 

CHP Parti Meclisi Üyesi, Karadeniz Masası Koordinatörü ve Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz’de meydana gelen sel felaketini Meclis’e taşıdı.

82 vatandaşın hayatını kaybettiği 11 Ağustos’taki sel felaketinden sonra yaptığı açıklamalarda her zaman erken uyarı sisteminin önemli olduğunu dile getirdiğini belirten Baltacı, bu yıl ilk kez erken uyarı sisteminin uygulanmasının çok daha büyük bir felaketin önüne geçilmesinde etkili olduğunu kaydetti.

2020 yılında Giresun Dereli’de yaşanan sel felaketinden sonra bu sistemin hayata geçirilmemiş, geç kalınmış olması nedeniyle 11 Ağustos’ta Bozkurt’ta çok büyük bir acıyla karşı karşıya kalındığını ifade eden ve iktidarı eleştiren Hasan Baltacı, 11 Ağustos’tan sonra kalıcı çözümler üretilememesinin Bozkurt’a bir kez daha kâbus yaşattığını kaydetti.

27 Haziran’da da 11 Ağustos’taki gibi aynı derelerin taştığını, yine binaları su bastığını, aynı yolların çöktüğünü, aynı noktalarda heyelan meydana geldiğini ve yine aynı ilçelerin Kastamonu merkezle olan bağlantılarının kesildiğini işaret eden Milletvekili Hasan Baltacı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’a da yaptıkları açıklamalar üzerinden sert ifadelerle yüklendi.

“ERKEN UYARI ÖNEMLİ DEMİŞTİK”

 

Milletvekili Hasan Baltacı, Meclis’teki konuşmasında şunları söyledi:

“27 Haziran’da yaşanan sel felaketinden dolayı Bartın, Düzce,  Karabük, Kastamonu,  Sinop ve Zonguldak’ta yaşayan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Geçen seneki felaketten sonra dedik ki; Dünya bir iklim krizinin ortasında, Türkiye de bu krizi en şiddetli yaşayan ülkelerin başında geliyor. İklim krizinin en önemli sonuçlarından biri aşırı ve düzensiz yağışlardır. Dolayısıyla sel ve taşkınlar artacak, bu nedenle erken uyarı sistemleri çok önemlidir demiştik. Bu sene erkenden yapılan uyarılar sayesinde çok şükür ki henüz can kaybımız olmadı. Şu anda kayıp olan iki insanımıza da inşallah en kısa zamanda ulaşırız.

Ama; Giresun Dereli’de 2020’de yaşanan felaketten ders çıkarılmış olsaydı, geçen sene 11 Ağustos’ta selde kaybettiğimiz 82 canımız bugün aramızda olabilirdi.

Bunun dışında selin vermiş olduğu maddi zarar neredeyse geçen seneyi aratmayacak durumda. Yağış miktarı geçen sene için metrekareye 450 kilogram, bu sene 159 kilogram olarak açıklandı. Ama manzara aynı manzara. Sel aynı sel. Taşan dereler aynı dereler. Su basan binalar aynı binalar. Çöken yollar aynı yollar. Yine aynı yerlerde heyelan meydana geldi. Yeni aynı istinat duvarları yıkıldı. Yine aynı ilçelerin Kastamonu merkezle olan bağlantıları kesildi. Yine içme suyu hatları zarar gördü.

Ve ne oldu biliyor musunuz? Yine aynı Bakanlar geldi. Yine aynı çizmeler giyildi. Yine aynı pozlar verildi. Yine aynı açıklamaları yapıldı ve yine aynı sözler verildi. ‘Biz buradayız’ denildi. İyi de geçen sene de buradaydınız. Ama ne oldu bakın: Yaptığınız ihaleler sorunları çözmedi. Yaptığınız projeler kalıcı bir çözüm getirmedi. Yaptığınız tespitler rafta kaldı, verdiğiniz sözler lafta kaldı. Şimdi, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum gerekli tespitlerin gerçekleştirildiğini ve gerekenin yapılacağını söylüyor. Geçen sene de aynı şeyleri söylemişti. Yine geçen sene İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, ‘Gelecek nesillerin daha güvenli yaşayacağı bir Bozkurt olacak. Bir yılda burada selin en ufak bir izi Allah’ın izni ile kalmayacak” dediği Bozkurt’u bu sene de sel aldı. Yapılan yeni istinat duvarları bile yıkıldı, yine binaları su bastı.

Halbuki arkadaşlar elinizde her türlü imkan var, iktidar sizsiniz. 84 milyonun vergisini siz topluyorsunuz. Yardım kampanyası yapıp eski parayla tam 1 katrilyon para toplayabiliyorsunuz. İstediğiniz gibi ihale yapıp, istediğinize verebiliyorsunuz. Tüm kurumları siz yönetiyorsunuz. Hal böyleyken memleketin kaynaklarını faizciye, tefeciye, yandaşa aktarmak yerine, 320 gün içinde afet bölgesinde kalıcı yatırımlar yapabilirdiniz ve şimdi bu manzara ile karşılaşmazdık.

Bir de üstüne; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Derya Yanık çıkıp utanmadan ‘Bölgenin kaderi bu’ demiş. Bölgenin kaderi felaket değildir. Ama bu ülkenin en büyük kadersizliği, Sayın Yanık gibi bir sosyal medya trolünün bakan olabildiği bu düzenin ta kendisidir. Millete biçtiğiniz kader felaketten başka bir şey olmayabilir, ama unutmayın, bu millette kaderini değiştireceği günü sabırsızlıkla bekliyor.”