“Gümüş takım elbise, kravat, şapka”

Üzerinde gümüş takım elbise, boynunwda kravat ve elinde beyaz panama şapka ile İnebolu’ya veda etti 95 yıl önce bugün, istikamet evvela Küre, ardından Devrekani…
Akşam güneşi “doğarken” Kastamonu’ya girdi.

Kışla’nın önü “insan seli”…
Herkesin elinde “şapka”.

Evler “atölye”, kadınlar “terzi”…
Kısa sürede şehir “şapka” ile donanmıştı.

“Zihniyet Devrimi” karşısında en muhalif olacak ve direnç gösterecek bölge olarak gösteriliyordu Kastamonu kimi çevrelerce…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu iddialara en ufak kulak asmamıştı ve haklılığı ispat oldu.

(Atatürk bu iddiaları Kastamonu’daki nutuklarında dile getirdi…
Menfi yönde dile getirilen tüm iddialara rağmen Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli devrimini Kastamonu’da gerçekleştirdi.)

Kastamonu bir kez daha Gazi Paşa’nın yanında saf tuttu…
Tıpkı Kuvayi Milliye safına geçtiği gibi.

Gazi Paşa otomobilden indi Kışla önünde…
Vatandaşlarla tek tek ilgilendi.

Cadde “fener alayı”…
Gök kubbe “bando”.

Türkiye Cumhuriyeti böyle kuruldu…
Kastamonu’nun temele döktüğü harcın kıymeti çok büyük.

28 Ağustos 1922

Düşman işgalinden kurtulan Afyon yangın yeriydi…
Yunan ordusu Uşak yolundan uzaklaştırılmış, cephenin kuzeyine sıkışıp kalmış ve demiryolu elinde çıkmıştı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Yarbay Ömer Halis, Albay Asım, Sakallı Nurettin Paşa, Yakup Şevki Paşa, Albay Hüseyin Hüsnü, Albay Şükrü Naili,  Kazım İnanç Paşa, Albay Alaattin…
TBMM komutanları üstün taktik yetenekleri ile düşmanın bileğini satranç masasında büktü.

28 Ağustos günü yapılan savaşlarda Yunan Ordusu’nun en az yedi tümeni mağlup edildi…
Düşman Ege denizine doğru kaçıyordu.

Şanlı destandır “Büyük taarruz”…
Hafızamızdan aman silinmesin.

MUSTAFA AFACAN