“Kalkındırılmadık” ve “Kabullendik”

İlimizin eski milletvekillerinden Fethi Acar’ın 1980’li yılların başına dair kaleme aldığı notları okudukça ilimizin “ekonomik-sosyal” olarak neden “geri” kaldığını satır satırgörüyorum…

Programa alınan yahut projelendirilen ne fabrikalar ne yatırımlar “darbeye” ve sonrasındacümle “vurdumduymazlığa” kurban gitmiş.

Fethi Acar1997 yılında kamuoyuna yaptığı basın açıklamasında sıralıyor ilimizin yarıda kalan ya da başlayamayan “proje” listesini…

“Araç Çimento Fabrikası, Cide Kağıt Fabrikası, Şekerköprü Merkez Entegre Tesisleri, Taşköprü SEKA Kapasite Artırımı (kendir sapından sunta üretimi yapılacak bölüm), Çatalzeytin Kereste Fabrikası, İnebolu Kibrit Fabrikası, İnebolu Petrol Ofisi Bölge Müdürlüğü, Daday Cürümören Barajı, Araç Orman Entegre Tesisi, Azdavay Orman Entegre Tesisi, Azdavay Taşkömürü Müessese Müdürlüğü (Lağvar Tesisi), Kastamonu Şeker Fabrikası Kapasite Artırım Tesisi”.

Keza…

“’Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamento Asamble’ (KEİPA) kapsamında İnebolu Limanı’nın uluslararası liman kapasitesine kavuşturulması ve gümrük hizmetleri ile ihracat merkezi haline getirilmesi” misali “vizyon” proje.

Yahut…

Sahil ilçelerimizde tersane yatırımları hedefleniyordu, tarım bakanlığı  “zeytin” gibi ürünlerin geliştirilmesi üzerine raporlar yazıyordu.

Misal…

1977 yılında Finlandiya’dan alınacak dış kredi ile Küre Etibank Konsantre Tesisleri’nde üretim artırılacaktı.

Evvela “darbe” ve ardından koşulmaya başlanan uluslararası kapitalizme “eklemlenme” maratonu süreciyle birlikte devlet yukarıdaki hedeflerinden bir birvazgeçti…
Kastamonu halkı da devlete “uydu”.

Kastamonu 1990’lı yıllarda tarihinin en büyük dış göçünü verdi…
1980 öncesi hükümetler tarafından nerdeyse her ilçenin kalkınmasına yönelik olarak özenle tasarlanmış yatırımlar hayata geçirilebilmiş olsaydı Kastamonu göç verir miydi?

Askeri darbe buldozer gibi geçti ülkemizin üzerinden “eyvallah”…
Ardından başlayan ve varlığını darbeye “borçlu” olan “uluslararası kapitalizme eklemlenme” harekatı ise ülkemizin üzerine tam anlamıyla “toprak” döktü.

Boşu boşuna “kalkınamadık” değil…
Göz göre göre “kalkındırılmadık” ve “kabullendik”.

Kentlisi ve köylüsü ile “işsiz” ve “güçsüz” bir Kastamonu yaratıldı…
Bugün o vaktin acı faturasını “ödüyoruz” halen.

(Fethi Acar’ın 1997 yılında basına dağıttığı açıklama metni önemli iddiaları da ortaya seriyor, darbe sonrası Orman Genel Müdürlüğü rapor yazıyor “Kastamonu’da orman yoktur” diye…

Orman varlığı olmayan bölgede “orman” ve “seka” yatırımlarını “yok etmek” yasallaşıyor haliyle.)

MUSTAFA AFACAN