Kendir “hayali”

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), “hedef odaklı destek programları” kapsamında, gıda ve tarım sektörlerindeki 17 konuda proje çağrısına çıkmaya hazırlanıyor,  destek verilecek alanlar arasında “kenevir”de var…
Kenevir (kendir) konusunda keşke çalışmamız olsaydı.

Kenevir “stratejik” ürün ülkemiz namına…
Kastamonu namına ise “vurdumduymaz” ürün.

Destek programında kenevirin hem nalına hem mıkına vurulacak konular var…
“Tohum ıslahı ve tescili, sporcu besinine yönelik gıda takviyesi, biokompozit, bioyakıt,tekstil uygulama, endüstriyel kenevirin hayvan yemi olarak kullanılması, CBD ilaç projeleri”.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın “himayesi” ile Türkiye gündemine tam anlamıyla girmemişken, Kastamonu gündemine girmişti kenevir…
Girdi ama “çıkamadı.”

Havanda su dövdüğümüz konferansların, dostlar alışverişte görsün “vaat” sağanaklarının ötesine geçemedi…
“Laf ola beri gele” oldu.

Kastamonu’nun “gönlü” yok kenevire…
Zorla “güzellik” olur mu?

Ne yerel yönetimlerimiz, ne meslek odalarımız, ne üniversitemiz, ne özel sektörümüz kenevir konusunda kılını kıpırdattı…
“Tren” kaçtı.

Yola yaya devam edecek irade var mı?…
“Yol” yok ki.

Korona günlerinde Devlet Hastanesi

Günde rahat 5 bin vatandaşın girip çıktığı Kastamonu Devlet Hastanesi geçtiğimiz hafta en tenha günlerini yaşadı…
Hastane koridorlarında in cin top oynadı.

5 bin kişiden parmakla sayılır mevcuda nasıl düştü hastanemiz?…
“Korona” tehdidi yüzünden.

Şüyuu vukuundan beter “korona”…
Kastamonu Devlet Hastanesi’ne “fiili” tatil yaşattı.

Vatandaş “ölse” gitmedi hastaneye…
Acısına tütün bastı.

Döner sermaye alt üst oldu haliyle…
“Kârdan zarar.”

“Korona Günlerinde Devlet Hastanesi”…
Romanı yazılsa yeri.

Ticaret Bakanlığı “mantıksızlığı”

 2016 yılı sonunda Ticaret Bakanlığı, TOBB, ticaret ve sanayi odaları müjde verdiler şirket kurulum masrafının düştüğünü…
Uygulama 2017’den itibaren başladı, şirket kurma kulvarı ticaret ve sanayi odalarında bir günde biter hale geldi, noter ve banka süreçleri olabildiğince kısaltıldı, girişimcinin cebinden çıkan rakam aşağı yukarı 2 bin TL’ye indi.

Bürokrasi azaldı…
Masraf düştü.

“Devrim” dediler…
Girişimciye “teşvik”.

Girişimciye bekleyen “tehlike” işini büyütmekti ne var ki…
Şube kurma masrafı 4 bin küsur TL çünkü.

Şirket kurma ücreti 2 bin TL…
Şirket içinde “şube” kurma ücreti 4 bin küsur.

İşini büyütmeyen karda…
Büyüten “zararda”.

Sıra sıra müjde veren bakanlık, TOBB, ticaret ve sanayi odası yetkililerine sormak lazım…
İşi büyütmek kabahat mi?

Böylesi bir mantıksızlığı ve girişimciye yüklenen masrafı dile getirecek kimse yok mu?…
Yok.

 

 

MUSTAFA AFACAN