Kurşunluhan’da yemekler yarıştı

Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında kentimizde düzenlenen  Yemek yarışması dün Kurşunluhan Hotel bahçesinde yapıldı.

Düzenlenen etkinliğe Vali Avni Çakır ve eşi, Belediye Başkanı Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, Bazı Vali Yardımcıları ve İlçe Kaymakamları, Protokol Üyeleri, STK Başkan ve Yöneticileri, İstanbul Gedik Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Aşçılık Bölüm Başkanı Öğr.Gör. Huriye Zafera ve Elif Yıldız ve öğrencileri Selin Orhan, Buse Nur Bahadır ve Sercan Mantuz, yemek yarışmasına katılanlar ve davetliler katıldı.

Ana yemekte 24, tatlı ve zeytinyağlılarda 15’er, çorba da 12 olmak üzere toplam yarışmacının katıldığı yarışmada jüri başkanlığını Kastamonu Üniversitesi, Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hakkı Çılgınoğlu, diğer jüri üyeliğini de Kurşunlu Han Otel Genel Müdürü Cem Dilimel, Kastamonu Sanat İşleyen Eller Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut, Münire Sultan Sofrası İşletmecisi Yavuz Emen ve Mutfak Usta Öğreticisi Seyhan Çamur yaptı.

Yemek yarışmasında köfteli tatar çorbası, Azdavay Ispıt otu kavurması, Eli böğründe yanyana, kara çorba, siyezli ekşili pilav, kuzu mantar caba, Siirt perde pilavı, hünkâr beğendi, Bolu Dağı peçetesi, zeytinyağlı kabak ayırma, yoğurt tatlısı, zerdel tatlısı, erikli kuzu incik, etli asma yaprak, vişneli dolma, cevizli ekmek, yer elması, yuvalama, tutmaç çorbası, oğmaç çorbası, safranlı döğme çorba, limon paça çorbası başta olmak üzere birbirinde güzel ve özel yemek çeşitleri yer aldı. İlimizde yaşayan diğer illerde gelen bayanlarda yöreleri ile ilgili yemek ürünlerinden yaparak yarıştılar.

Fahrettin Şenoğlu

İl Kültür ve Turizm Müdürü Fahrettin Şenoğlu yaptığı açılış konuşmasında, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında bir araya gelindiğini belirterek; “Türk Mutfağı geçmişten günümüze uzanan yolculuğu boyunca temas ettiği çeşitli kültürler ve kazandığı deneyimlerle büyük bir hazineye dönüşmüştür. Türk Mutfağı bu tarihi birikimin ve insan-coğrafya ilişkisinin sonucu olarak ortaya çıkan, başlangıçtaki yaratıcılığını kaybetmeden malzeme ve yöntem çeşitliliği ile kırsaldan saraya kadar uzanan eşsiz tatların kültürüdür. Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Türk Mutfağı hem Balkan ve Orta Doğu mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir. Türk mutfağı bölgelere göre de farklılıklar göstermektedir. Yöreden yöreye değişen lezzetleri ve yeme-içme biçimleri, özel gün, kutlama ve törenlerde ayrı bir anlam hatta kutsallık taşımaktadır. Karadeniz mutfağı, Güneydoğu mutfağı, Orta Anadolu mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek çeşitliliğine sahiptir. Ayrıca Türk Mutfağı sahip olduğu yiyecek ve yemek çeşitliliği ile sağlıklı ve dengeli beslenmeye uygun olarak her damak tadına hitap edebileceği gibi vejetaryen mutfağına kaynaklık edebilecek örnekleri barındırmaktadır. Türk Mutfağı içerisinde Kastamonu mutfağı çok önemli bir yer tutmaktadır. İlimizin sahip olduğu geniş coğrafya ve kültür kökenlerinin sunduğu çeşitlilik, zengin bir mutfak kültürünün oluşmasını sağlamıştır. Kastamonu’nun binlerce yıllık geçmişe sahip olması ve birçok medeniyete ev sahipliği yapması, mutfak kültürünü derin kılmıştır. Bu derinlik tarımsal faaliyetlerle ilişkili olarak yemek çeşitliliği, beşer durumlarla ilişkili olarak da yemeklerin adlandırılmasından, pişirme yoluna, sofra araç gereçlerinin bakır ve ahşap olarak üretimine kadar gitmiştir. Bunun yanında yörede yetiştirilen tarım ürünleri de geleneksel lezzetlerin ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun idari merkezi sayılan Topkapı Sarayı’nda çalışan aşçıların birçoğunun Kastamonulu olduğu bilinmektedir. İlimizin yöresel yemek kültürünü saray mutfağı ile harmanlayan aşçılar, Kastamonu Mutfağını 15. ve 17. yüzyıllar arasında etkili bir şekilde simgelemişlerdir. Böylesine zengin birikime sahip Kastamonu mutfağının, ilgili kurumların, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin özellikle son yıllarda yaptıkları çalışmalar, gösterdikleri çaba ve gayretlerle, yakın gelecekte çok daha bilinir ve tanınır olacağına, böylece diğer turizm alanlarında olduğu gibi, son yılların yükselen trendi Gastronomi Turizmi konusunda da daha iddialı bir noktaya geleceğine yürekten inanıyorum. Türk Mutfak kültürü çeşitli kurum, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler tarafından farklı zamanlarda çeşitli temalarla münferit olarak tanıtılmaktaydı. Cumhurbaşkanlığımız ve Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından hazırlanan Asırlık Türk Mutfağı Kitabından hareketle 21-27 Mayıs tarihleri Türk Mutfağı Haftası olarak ilan edilmiştir. İlimizde de hafta münasebetiyle çeşitli etkinlikler planlanmış ve gerçekleştirilmektedir. Bu etkinliklerden biri olarak da bugün Türk Mutfağı Yemek Yarışmasını gerçekleştiriyoruz. Sayın Valim her konuda olduğu gibi Türk Mutfağı Haftası etkinlilerine de desteğinizden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Türk Mutfağı Yemek yarışmasına katkılarından dolayı Belediye Başkanımız Sn. Galip Vidinlioğlu ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoglu’na, etkinlik için bu tarihi mekanı bize tahsis eden Sn. Cem Dilimel’e, bilgi ve birikimleri ile ürün değerlendirmelerini yapan jüri üyelerimize, yemek yarışmasına anlam ve değer katan kıymetli yarışmacılarımıza, etkinliğe ilgi gösterip burada olan misafirlerimize teşekkür eder saygılarımı sunarım” dedi.

Rahmi Galip Vidinlioğlu

Belediye Başkanı Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu ilimizin hemen hemen her alanda son dönemde ciddi bir atak içerisinde olduğuna işaret ederek; “Bizim de bu konudaki en iddia alanlarımızdan bir tanesi yemek kültürümüz. Geçmişten bugüne hem Selçuklu hem Osmanlı hem de cumhuriyetimiz için olmazsa olmaz bir şehiriz. Dolayısıyla da bu kültürü ziyadesiyle yaşatmışız. Değişik lezzetleri tattık ve her ilçemizden farklı lezzet geldi. Kastamonu’ya geldiğim de hiç yemediğim lezzetleri yedim. Kara çorbayı, ekşili pilavı sonrada tattım. Bunlar Taşköprü’müzde bilinen lezzetler değildi. Demek ki bu anlamda bizim ortak bir çalışmaya ihtiyacımız vardı. Şimdi inşallah 3-4-5 Haziran’da bir Türk Dünyası Günü etkinliği yapacağız. Özelikle Kastamonu gibi kadim bir şehrimizin soydaşlarımıza ev sahipliği yapması ve bu anlamda da bir ilke imza atması tabii beni ziyadesiyle mutlu eder. Çok öncesinden beri arzum ve isteğim bu yöndeydi. Dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan Türk unsurlarını Turani boyları ve soyları bir araya getirmekti. Tabii şimdi oradan da gelecekler olacak. Oradan gelecek lezzetleri de birlikte tadacağız. Ben, Turizm Fakültesi öğrencileriyle birlikte bütün Kastamonu’yu öğrencilerimizle birlikte tarayacağız ve unutulmaya yüz tutmuş bütün lezzetlerimizi kayıt altına alacağız. Çünkü bizim 812 çeşit ürünümüz var. Öyle zannediyorum ki Antep ve Hatay’dan sonra bu konuda en iddialı olması gerek il Kastamonu ama biz potansiyelimizin farkında değiliz. Topyekün bir ayağa kalkmanın zamanı geldi de geçiyor. Onun için bir an önce bütün bunları mutlaka önce yakın çevremize sonrasında da bütün dünyaya tanıtmamız lazım. Bu anlamda bir ilki yaptık Kastamonudogal.com’dan yöresel tüm ürünlerimizi, hanımların el işlerini tabii aynı zamanda ahşap ürünlerimizi satışa sunduk. Bu anlamda biz sizlerin yanınızdayız. Ürettiğiniz her şeyi pazarlama noktasında biz elimizle değil gövdemizi bile taşın altına koyarız. Siz yeter ki üretin. Kastamonu’nun lezzetlerini tanıtmaya gelindiğinde biz her şeyi yapmaya hazırız. Bu işi birlik ve beraberlik içerisinde yapacağız. Bundan sonra öyle zannediyorum ki bundan öncemizden hızlı geçecek. Bizim burada kendimizin farkında olmamız lazım.  Ben her zaman söylüyorum Kastamonu sadece Kastamonu değildir, Kastamonu Türkiye’nin ta kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin mayasıdır, özüdür. O yüzden biz yerelden genele doğru atılım yapma durumundayız. Bu konuda da bize her türlü proje ve fikrinizi getirebilirsiniz, iş birliğine hazırız. Öyle zannediyorum ki Kastamonu için artık level atlama zamanı geldi de geçiyor. Sizlerle birlikte daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum. Böyle bir organizasyondan da tabii çok mutlu olduk. Bundan sonra Kastamonu’nun lezzetlerini tanıtma noktasında el birliğiyle devam edeceğiz. Daha önce birincisini yaptığımız Kastrofesti pandeminden dolayı yapamamıştık. İkincisini inşallah çok daha geniş katılımda yapacağız. Acem Hanı’nı da devreye sokabilirsek eğer önümüze hiçbir gücün durabileceğine inanmıyorum. Yeter ki biz kendimize inanalım ve güvenelim. Emeği geçen herkese ayrıca teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Avni Çakır

Son konuşmayı yapan Vali Avni Çakır ise sadece organizasyon yapılmasının yetmediğini ifade ederek; “Buna katılacak hünerini sergileyecek, bu daveti Kastamonu için, ilçesi, köyü, şehri için bir görev bilerek, bu yarışmaya katılmak gerçekten çok büyük bir iş. O yüzden sizlerin katılımı bu yarışmayı anlamlı kıldı. Bütün lezzetleri, tatlıların bir kısmı hariç tattık, hepsi birbirinden lezzetli. Ama şunu söyleyeyim, Kastamonu’ya yaklaşık bir sene önce göreve başladım, sürekli 800’den fazla yöresel ürünümüz falan var diye biz de sürekli söylüyoruz ama bu ete kemiğe bürünüp, üretilip misafire sunulmadığı zaman, siz ne kadar söylerseniz söyleyin çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Bunu pişirip, sunmanız ve yaşatmanız lazım. Salona girdiğimiz de şu görsel şov, gerçekten de Kastamonu’nun gastronomi konusunda, yerel lezzetler konusunda ne kadar zengin bir il olduğunun göstergesidir. Et, kebap kolaydır bunları her yerde yaparsınız ama diğer mutfakları, bizim geçmişten kalan lezzetleri yaşatmak öyle kolay değil. Sunum, görsellik harika bu sene farklı olarak ara sıcakları da koyduk. Ben şahsen Kastamonu’yu ara sıcak konusunda biraz fakir gördüm, burası Karadeniz memleketi, her tarafımız yeşillik, yaylalarla dolu ama maalesef biz, Orta ve Doğu Karadeniz kadar bu yeşilliklerden ara sıcak, meze yapma konusunda biraz fakiriz. Gördüm ki bu konuda bizim potansiyelimiz var ve bizde üzerimize düşen rolü yapacağız ve zenginleştireceğiz. Tatlı da özellikle hamur tatlılarında oldukça güçlüyüz onu da gördük. Yemekler de çok iyiydi, çorbalarda Kastamonu yine çok zengin mutfak onu da gördük. Kastamonu mutfağının zenginliği ile Türk mutfağının zenginliği ile Türk kadınının hüneri ile tekrar gurur duyduk, sizleri tekrar tebrik ediyorum. Jüri birazdan kararını açıklayacak ama şunu bilin ki, bütün eserler birbirlerine çok yakın. Eminim birinci olan kıl payı ile kazanacak, maksat burada yarışmak derece almaktan çok daha önemli, inşallah farklı organizasyonlarda bunların devamını hep beraber getireceğiz. 21-27 Mayıs Türk mutfağı haftası, Cumhurbaşkanımızın eşleri sayın Emine Erdoğan riyasetinde Türkiye çapında etkinlikler yapılıyor. Kastamonu olarak biz de bu konu da güçlü bir program hazırladık. Ben hepinize tekrar teşekkür ediyorum, çok daha mutlu ve zengin Kastamonu mutfağının bizi beklediğini biliyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından jürinin mansiyon ve ilk üçe girenlere ödülleri Vali Avni Çakır, Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Fahrettin Şenoğlu tarafından verildi. Mansiyon hariç diğer ürün çeşitlerinde ilk ikiye girenlere de para ödülü verildi.

Dereceye giremeyen yarışmacılara katılım belgesi ve jüri heyetine de Vali Avni Çakır tarafından plaket verildi.

Programda konuşan Kurşunlu Han Otel Genel Müdürü Cem Dilimel, “Birbirinde güzel 66 ürün kıyasıya yarıştı. Güzel bir program oldu. Yarışmaya giren tüm yiyecek ürünler aslında hepsi birinciliği hak eden ürünler. Jürimiz de dereceye girenleri seçmekte zorlandı. Tüm yarışmacılarımız büyük heyecan yaşadı. Önemli olan bu etkinliğe katılmaktı. Tüm katılımcılarımızı kutluyor ve teşekkür ediyorum. Bizde mansiyon ödülü kazananlara Kurşunlu han olarak ikramımız olacak” dedi.

Ispıt otu kavurması yaparak dereceye giren Azdavaylı Emine Akça, Yöremizde yetişen doğal ıspıt otundan kavurma yaprak yarışmaya katıldım.Bu ürününüz insan sağlığına da çok faydalı bir ürün. Vatandaşların bu ürünü tüketmelerini de istiyorum. Bizi derece veren jüri üyelerine ve bu etkinliği düzenleyenlere de teşekkür ediyorum. Hasta çorbası denilen oğmaç çorbası ve kolsetrol artırmaysan cevizli ekmek de yarışmada beğeni aldı.

Yarışmada dereceye giren isimler;

Çorba, 1-  Arabaşı Rabia Soydaş, 2. Kara çorba Songül aslan, 3. Lebeniye Beyda Okçu

Zeytinyağlı ara sıcak, 1. Vişneli yaprak sarması Selcan Munduz, 2. Ispıt kavurması Emine Temli Akça, 3. Yer elması Filiz Kanburoğlu.

Ana yemek, 1. Eli böğründe Gonca Doğan, 2. Kuzu Mutornaca Canan Gümüş, 3. Kuzulu yaprak sarma Bilal Pek.

Tatlı 1- Çekme helva yatağında üryani soslu armut tatlısı Sümeyye Mutlu, 2. Siyez unlu yoğurt tatlısı Fahriye Tatlı, 3. Midye baklava Arzu Aktaş.

Mansiyon 1. Yuvalama Çorbası Fatma Beyhan, 2. Deniz börülceli karides Firdevs Müjde Gökbel. 3. Perde pilavı Perihan Yıldız. 4. Tarak tatlısı şerbetli Serap Sakaoğlu.

 

Cengiz MUHZİROĞLU