LALE PUDDING SHOP ROMANINDAKİ KASTAMONU

Bir önceki köşe yazımızda “Kastamonu mutfak kültürü”nün İstanbul’daki izlerini açıklarken Araçlı turizmci, iş insanı İdris Çolpan’ın kurduğu Sultanahmet’teki Lale Lokantasından (şimdiki adı Lale Pudding Shop) da söz etmiş; başka bir yazımızda geniş bilgi vereceğimizi belirtmiştik.

İdris Çolpan ve ailesinin (kardeşi Namık Çolpan, oğlu Âdem Çolpan) bugün İstanbul’da Lale Restaurant/Pudding Shop dışında Blue House Hotel Restaurant ile Çolpan Turizm Şirketi bulunmaktadır. Aile hakkında; ağabeyim Özdemir Tan’la birlikte baskıya hazırladığımız 10 ciltten oluşan Gurur Kaynağımız Kastamonulular adlı biyografi ansiklopedimizin VII. Cildinde (Ankara 2009, s.123-125) geniş bilgi vermiştik. 1932 yılında Araç’ın Gürne/Köklüyurt köyünde doğan İdris Çolpan, ekmek parası kazanmak için birçok Araçlı gibi İstanbul’a gitmiş, şekerci dayısının yanında çıraklık yaparak aşçılığı öğrenmiş, sonra da 1957’de İstanbul Divanyolu Cad. Numara 6’da (Sultanahmet) şimdiki adı Pudding Shop olan muhallebici dükkânını açmıştır. Altmışlı yılların ortasında açılan bu muhallebici yabancı müşterilerin talepleri doğrultusunda daha sonra Lale Restaurant’a dönüşmüştür. Muhallebici ve lokantanın 60’lı ve 70’li yıllarda en yoğun müşterileri Sultanahmet semtindeki köhne otellere yerleşen hippiler olmuştur. İbris Bey, hippi modasından sonra işini büyütmüş, kazandığı paranın bir bölümünü köyüne harcamış, Araç’ta da Güven Otelini yaptırmıştır. 1 Nisan 1998 tarihinde İstanbul’da vefat efen İdris Çolpan’ın mezarı Topkapı Mezarlığı’ndadır. Hâlen lokanta, otel ve turizm şirketi kardeşi Namık Çolpan’la oğlu Âdem Çolpan işletmektedir.

Hürriyet gazetesinin mutfak kültürü ilavesi Lezzetli Hayat’ın 30 Ekim 2021 tarihli baskısında yazar Ebru Erke; “Dünyanın En İkonik Muhallebicisi” başlığıyla kaleme aldığı yazısında İdris Bey’in kardeşi 75 yaşındaki Namık Çolpan’la görüşerek ünlü kuruluş hakkında çaprıcı bilgiler vermiştir. Namık Bey, altmışlı yıllarda pastanede garsonluk da yapıyordu. Nepal’in başkenti Katmandu’ya gitmek bütün hippilerin en büyük amacıydı. Katmandu’ya otobüs, minibüsler Lale Pastanesinin önünden kalkıyordu. Pastanenin bir duvarındaki panoyu hippiler birbirleriyle haberleşme vasıtası olarak kullanıyorlardı. Lale Pastanesine Pudding Shop adını vermeyi Alman kökenli bir hippi teklif etmişti. Eski ABD Başkanı Bill Clinton ile Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer bu mekâna uğramış, ziyaret etmiş ünlülerden. Çünkü, hippi haberleri dolayısıyla başta New York Times, Independent, Washington Post olmak üzere birçok tanınmış gazete Lale Pudding Shop’tan söz etmiş. Pudding Shop muhallebi dükkânı demek.

Araçlıların şekerci Hacı Bekir’den dolayı İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin büyük şehirlerinde en çok yaptıkları işlerin başında şekercilik ve pastacılık geliyor. Araç Festvalinde de bu sebeple Pastacılık kelimesi kullanılıyor. Ebru Erke’nin yazısının sonunda İdris Çolpan’ın ünlü pastane/lokantasıyla ilgili bir roman yayımlandığını öğrenince ilk işimiz bu romanı satın alıp okumak oldu:

Liz Behmoaras; Lale Pudding Shop, İstanbul 2020, 286 s. Doğan Kitap

Romanın yazarı İstanbullu bir gazeteci, çevirmen. Bu romanın dışında Sevmenin Zamanı, Sen Bir Başka Gittin ve Alman Subayının Evi gibi başka yayımlanmış romanları da bulunuyor.

Romanıniç kapağında; “Yayınevinden yazılı izin alınmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.” kısıtlaması olduğundan romanı özetlemekten vazgeçtik. Bu yaşımızda yazılı izin peşinde koşacak ne zamanımız var ne de enerjimiz. Sadece romanın konusundan söz edip, muhallebici/pastanenin rolünü ortaya koymaya çalışmakla yetineceğiz. Demek ki, Doğan Kitap yayımladığı kitapların eleştirmenler, edebiyatçılar tarafından incelenmesine o kadar sıcak bakmıyor.

Romanın konusu, 1960’lı yılların sonunda İstanbul’da Nepal’e gitmeden önce dinlenen, para biriktirmeye çalışan hippiler arasında yaşanan olaylarla 68 kuşağının sağ-sol çatışmaları arasında savrulan ;ABD, İngiliz, Fransız, Hollandalı hippilerle onlaraayak uydurmaya çalışan İstanbul’da oturan Kaplan ailesinin kızları Leyla’nın başından geçen ilginç olaylardır. Annesi tanınmış bir opera sanatçısı olup babasından boşandığı için ayrı bir evde yaşamaktadır. Leyla, anne ve babasının evleri arasında mekik dokumakta, TMGT’de turist rehberliği ve çevirmenlik yaparak geçimini sağlamakta, bir yandan da yüksek öğrenimini sürdürmektedir. İngiliz hippi Tommy ile takılmaktadır. Hippilere yakınlığı dolayısıyla ABD’li Lilian ve gitarist Erolve gazeteci Ogan’la da annesinin evine davet edecek kadar yakınlaşmıştır. Aşk, evlilik teklifini Leyla, Tommy’den alır  ama İngiltere yerine Katmandu’ya gider.

Roman’daki olayların cereyan ettiği mekânlardan biri Lale Pudding Shop’tur. Hippiler, burada çay kahve sigara içmekte, müzik dinlemekte, birbirleriyle saatler boyu sohbet etmektedirler. Birçoğu, uyuşturucu madde kullanmaktadır. Romanın kahramanı Leyla, sık sık buraya uğramakta Tommy, Ogan’la buluşmaktadır. Garson Namık’tan birkaç yerde söz edilmektedir.

Romanın sonunda Leyla’nın annesi opera sanatçısı Ayla Hanım hippi müzisyen kendisinden 20 yaş küçük Erol’a evlenip Almanya’ya gider. ABD’li hippi Lilian ve Türk gazeteci Ogan evlenmenin eşiğinde iken ayrılırlar. İngiliz Tommy, Leyla’yı sevdiğini anlar. Onunla İngiltere’de evlenmek ister. Leyla önce evet der. 16 Şubat Taksim’deki kanlı Pazar protesto yürüyüşüne Leylâ için katılan Tommy, ağır yaralanır. Ailesi onu İstanbul’dan alıp Londra’ya götürür. Leyla, Katmandu’ya gitmeye karar vermiştir.

Günümüzde hippiler artık yok. Lale Restaurant bir lezzet mekânı olarak turistlere ve İstanbullulara hizmet veriyor. Tabii Pudding Shop markasını kullanmayı ihmal etmeyerek. Gönlümüzden yanında bir iş yeri daha açıldığını görmek geçiyor: Kastamonu Mutfağı! veya lokantayı Kastamonu mutfağına dönüştürmek. En iyisini tabii ki Araçlı hemşehrilerimiz Çolpan ailesi bilir…

NAİL TAN