MERHABA

ZEKİ GÜRDAL KARAOĞLU

Yarı hemşeriniz olarak muhabbetle selamlıyorum sizleri. Neden yarı çünkü Ilgazlıyım. Dağımız ortak ama plakamız ayrı. Bundan böyle Kastamonu’nun köklü basın kuruluşu Kastamonu Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapacağım. Bu köşede sizlerle birlikte hayata dair sohbet edeceğiz. Yani bu köşe sadece bana ait değil. Sizlerle birlikte, sizlerden gelenlerle gelişecek, büyüyecek.

Önce ben kimim? Doğrusu uzun yıllardır kim olduğum sorgulaması ile uğraşıyorum. Çünkü insanın kim olduğunu tam anlamı ile tanımlayabilmesi oldukça güç. Çünkü hayat akıyor gidiyor ve bizde içinde sabit kalmıyoruz. Gelişiyoruz ve dönüşüyoruz. Bundan on beş yıl, on yıl hatta beş yıl önceki benle şimdiki ben hiç aynı değil. Sadece yaptıklarım değil, düşündüklerim ve davranışlarım da değişiyor ve dönüşüyor. Tıpkı hepimiz de olduğu gibi. O yüzden derslerimde ve seminerlerimde hep şu örneği veririm “En kıymetli akıl şimdiki akıldır ve şimdiki akıl sürekli değişir. Çünkü bugün bitip de yarına geçince bugünkü aklımız da dünde kalmış olacak. Değişmeyen tekşey zamanın akıp gittiği. Bu yüzden de zamanla mücadele etmek yerine onu olduğu gibi kabul edip, akışının içinde olmak gerekir” Ben kimim sorusundan nerelere geldik. Şimdilik “Kimim ben?” sorusunun felsefi arka planını tartışmayı ilerideki sohbetlerimize bırakıp kim olduğumu tarif edebilmek için bugüne dek neler yaptığımı özetleyim. Tiyatro oyunculuğu eğitimi aldım. Ardından da tiyatro yönetmenliği yüksek lisansı yaptım. Orijinal mesleğim tiyatro. Neden orijinal mesleğim tiyatro diyorum çünkü şu anda köşe yazarlığım dışında asıl işim dediğim konu arıcılık. Arıcılığa karar verip uygulamaya başladığım döneme kadar yaptıklarımsa; akademisyenlik, senaristlik, kurumsal danışmanlıklar, motivasyon konuşmacılığı. Yaşamım boyunca yaptığım tüm işlerimden çok mutlu oldum. Her birini de severek yapmaya devam ediyorum. Pandemiden dolayı büyük şehirden kaçıp geldiğimiz köyümüzde ailemle birlikte sürekli yaşamaya karar verdik. Teknik olarak şehir yaşamının sunduğu ekonomik ve yaşamsal imkanlara rağmen hayatı kırsala taşıyabilmek zor bir karar olsa da zaman içinde insanı çok memnun eden bir karar. Sonuçta günümüzde ulaşım çok kolay, keza iletişim de çok kolay. Pandemi döneminde iyice yaygınlaşan evden çalışma sistemleri sayesinde ben de arıcılık dışındaki işlerimi rahatlıkla internet üzerinden yürütüyorum. Ayrıca Kastamonu Havalimanın yeniden ulaşıma açılması ile seyahat sürelerim de ciddi bir kısalmaimkanı oluştu. Keza Kastamonu Ilgaz arasındaki tünel sayesinde de evle havaalanı arasındaki yaklaşık elli kilometrelik mesafenin de süresi kısaldı. Özetle 1998 yılında üniversiteden mezun olup, başladığım profesyonel kariyerimde beni mutlu eden vegeliştiren

işleri yapmaya gayret ettim. Bunların içinde en ilginicinin ve insanı en geliştirenin de arıcılık olduğunu söylemek isterim. Arıcılık hikayemi bir başka yazıda anlatmaya söz verip, tanışmamıza devam etmek isterim.

Neyi yazacağım? Neler hakkında sizinle sohbet edeceğiz peki? Aslına bakarsanız yaşama dair her şeyi ve sizlerin benden dinlemek istediği konuları marifetim ölçüsünde anlatmaya çalışacağım. Bir yazıda sokak hayvanlarından, bir başka yazıda neden Ilgaz Dağımızdaki turizmin zayıf olduğundan sohbet edeceğiz. Sonrasında kişisel becerilerimizi geliştirmek için teknikler, sistemler hakkında sohbet edeceğiz.Örneğin;zamanyönetimi,öfkekontrolügibi.Yani dereden tepeden aklımıza ne gelirse hakkında tartışacağız sizinle. Ancak bu sohbetlerde öncelikle hem sizin hem de benim mutlu olamız gerekiyor. Ardından iyi vakit geçirmeliyiz, öğrenmeliyiz ve hepsinden önemlisi birbirimizin yaşamlarına katkı sağlamalıyız. Buradan sizlere faydası olacağını düşündüğüm her konuyu, her durumu anlatacağım. Ve yine hatırlatayım sizlerin de bu sohbetimize katılması gerekiyor. Yoksa bu köşe sohbet köşesi değil monolog köşesi olur. Ben de bunu hiç istemem. Çünkü her zaman şuna inanmışımdır; “Akıl akıldan üstündür.” Sizlerin Yaşam tecrübesi ve bilgi birikimi sayesinde de ben kendime artı değerler katma imkânı sağlamış olacağım. Ha, bir de her yazımın sonunda sizlerle aklıma takılan, ilgimi çeken veya sevdiğim kitapları, filmleri, sözleri, dinlediğim ve beni mutlu eden müzikleri paylaşacağım. Doğal olarak sizlerinkileri öğrenmek için şimdiden sabırsızlanmaya başladım.

Yazı demedim özellikle bu köşeye elbette yazı yolu ile iletişim kuracağız ama ne olursa olsun biliyorum ki bana dönüşlerinle, geri bildirimlerinizde burada harika sohbetler edilecek. Böylece ilk yazımın sonuna geldik. Sizlerle tanıştığıma ve sizlerle hayata dair paylaşımlarda bulunabileceğime çok memnun oldum. Bir de maske, mesafe ve hijyene dikkate devam. Henüz pandemi bitmedi. Ayrıca aşı yaptırmadıysanız da yaptırmanızı yürekten tavsiye ederim çünkü bu dertle mücadeledeki tek silahımız aşılar var elimizde. Ben iki doz aşımı da oldum. Biontech. Şimdilik sağlıcakla kalın.

 

Aklımdaki Söz    :Hayat ne kadar yaşadığınla değil, nasıl yaşadığınla ölçülür.(Seneca)
Okuduğum Kitap :Balıkçı ve Oğlu (yazan. Zülfü Livaneli)
Tavsiye Filmim   :Bal Ülkesi/Honey Land (yön.TamaraKotevskaveLjubomirStefanov)
Dinlediğim Müzik :The Feeling Begins (sanatçı. Peter Gabriel)

ZEKİ GÜRDAL KARAOĞLU