ŞAİR SELÂHATTİN GÖK ÖLMEDİ DEĞİL Mİ?

Dadaylı şair Selâhattin Gök’ün 2 Kasım 2015 tarihinde Hakk’a yürüdüğünü biliyorduk. Dadaylı araştırmacı, yazar Halil Serdar Bıyıklı’nın Daday: Kültür Sanat Turizm (İstanbul 2000, s.23) kitabındaki resmi ve hayat hikâyesiyle onu tanımış; Damlalar, Fidan ve Demet adlı üç şiir kitabının bulunduğunu öğrenmiştik. Bu bilgi bizim için yeterliydi. Ağabeyim Özdemir Tan’la birlikte kaleme aldığımız on ciltlik Gurur Kaynağımız Kastamonulular adlı biyografi ansiklopedimizin IV. Cildinde (Ankara 2005, s.26) hayat hikâyesine yer verip görevimizi yerine getirmiştik.

Kastamonu gazetemizde kızı Nimet Perihan Gürcan’ın babasının şiirlerini Gönül Hanemden Dökülen Nağmeler adıyla yayımladığı haberinin ardından 10 Şubat 2020 günü bizi telefonla aradı. Kastamonu gazetesindeki köşe yazılarımı ilgiyle takip ettiğini belirterek yayımladığı kitaptan söz etti. Hayırlı bir evlat olarak öncelikle kendisini tebrik ettik ve adresimizi bildirdik. Üç gün içinde kitap elimize yanında Kastamonu’nun ünlü çekme helvasıyla birlikte geldi. Öncelikle kitabı karıştırıp yüzeysel olarak ilk okumamızı yaptıktan sonra teşekkür telefonumuzu açtık. Kitabın künyesi şöyle:

Selâhattin Gök, Gönül Hânemden Dökülen Nağmeler, Ankara 2019, 70 s., Yason Yayınları.

Şiirlerin değerlendirilmesine geçmeden önce kendi kaleminden ve Halil Serdar Bıyıklı’nın kitabından yararlanarak şairi kısaca tanıyalım:

1930 yılında Daday’da doğdu. Daday Merkez İlkokulundan sonra ortaokul ve liseyi Kastamonu’da (Kastamonu Lisesi) bitirdi. Vatan görevini Edirne’de yerine getirdikten sonra 1953 yılında Tosya Adliyesinde zabıt kâtibi olarak devlet memuriyetine başladı. Daha sonra icra memuru oldu. İcra memuru olarak Azdavay, Daday, Tosya ve Ankara’da görev yaptıktan sonra (Ekim 1976) emekliye ayrıldı. Emeklilik döneminde, bürosunda icra ve dava takipçiliği yaptı. Adliyede çalışırken hâkim ve avukatlara özenip 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yüksek öğrenimine başladıysa da sağlık sorunları nedeniyle kısa süre sonra Kastamonu’ya döndü.

Şiir yazmaya ortaokul, lise yıllarında başlayan Gök’ün ilk şiirleri 1947 yılında Kastamonu’da Yenises ve Ankara’da Bayrak gazetelerinde yayımlandı. Daha sonra şiir ve yazıları Çığır, Ilgaz, Gülpınar, Ajans Türk dergileriyle Edirne Serhat, Yeni Trakya Sesi, Tosya Postası, Tosya Gazetesi, Doğrusöz, Yenises, Adalet, Hürsöz, Açıksöz, Karadeniz, Kastamonu ve Nasrullah gazetelerinde basıldı. Yeşil Daday gazetesinde 1986 yılına kadar yazmayı sürdürdü.

Sağlığında şiirlerini Damlalar, Fidan ve Demet adlarıyla üç kitapta topladı. Bunlardan Demet’i fotokopi ile çoğaltıp dağıttı. Değerli dost, yazar Mehmet Sayan ölümü üzerine Kastamonu Açıksöz gazetesinde yazdığı anma yazısında (16.11.2015) bu kitapların Daday Belediye Başkanlığı ve Kaymakamlıkça bastırılmasının yerinde olacağını belirtmişti. Bu temenniyi, anılan kuruluşlar değil, kısmen kızı ve torunu Özlem Şeker gerçekleştirdi. Böylece şair ölmedi, şiirleriyle yaşar duruma geldi. Yazımızın başlığını, bu sebeple öyle yazdık.

Kitapta 50 şiir bulunuyor. Şiirlerin tamamı, yaşadığı olaylardan etkilenerek yazılmış. Vatan, millet memleket sevgisi, gurbet acıları, aile bağlılığı, doğa-insan-hayvan sevgisi, yurt sorunları, aşk başlıca temalar.

Vefalı kızını tebrik ediyor, şairi rahmetle anarken yazımızı bir şiiriyle sonlandırıyoruz:

                 Kim Bilir

                Fâni olan bu hayatın
                Kıymetini bilen bilir.
                Kolay değil dost edinmek
                Müşkülatla bulan bilir.               

                Hak değilim, hakkı tanı,
                Tanrı versin sevabını,
                Bu sualin cevabını,
                Bana gelip soran bilir.               

                Biz her işe gelemeyiz,
                Her renge de giremeyiz,
                Neler oldu bilemeyiz,
                Bir tuzağı kuran bilir. 

                İnsan anlar ağrısını,
                Ana bilir yavrusunu,
                İnsanların doğrusunu,
                Ancak Nadir Turan bilir.

 

 

NAİL TAN