Şehrin son süvarilerinden biri daha atını ebediyet dünyasına sürdü

MUSTAFA AFACAN

İki tepe ortasında dere, doğusunda kule, batısında kale, bulutlarından ahşap kokusu yağar şehre, sokaklarından akın akın süvariler geçer geçmişten geleceğe, hatıraları yadigar ezelden ebede, ağır yükleri miras gelecek nesillere…
Heybelerinde “sevgi memlekete”, “saygı aleme”, “şükran var edene”.

“Mehdi Keskin”…
Sevdası “keskin”.

“Türkiye’ye sevdalı”…
“Kastamonu’ya aşık”.

Öyle bir duygudur ki bu, gündüz ile gece gibi, ay ile güneş misali, biri kovalar diğeri kaçar, birbirlerinin içindedirler hep ama…
Memleket sevdasının Mehdi Keskin’in içinde, Mehdi Keskin’in şu an memleketin koynunda olduğu gibi.

Sevdasında piştiği Türkiye’yi “milletvekili” olarak temsil etti…
Aşkında yandığı Kastamonu’yu “Kastamonulu” olarak.

“Kastamonu’nun nesi güzeldir?”…
Tarihi, kültürü, dağları, denizi, havası, suyu ve Mehdi Keskin’i güzeldir.

Sayıları hızla azalan “Kastamonulu Mehdi Keskin”leri güzeldir Kastamonu’nun…
Süvari birliğinin sabırlı, direngen, inançlı neferleri onlar.

Yerleşimlere “şehir” kimliği veren taşından toprağından evvel ve asıl olarak insan emeğidir…
Şehirler eğitimli, kültürlü, nezaketli, çalışkan, vefalı, ince düşünceli, “keskin” sevdalı evlatları ile anılır ve tanınırlar.

(Vefatından sonra evlatları tarafından açılan şahsi kasasından “nasihat” mektupları çıktı, tek tek evlatlarına ve torunlarına hitaben kaleme aldığı…
Bilgiye, tecrübeye, iletişime verdiği değeri buradan anlayalım.)

Mehdi Keskin, avukatlık cübbesini asarcasına askıya…
Soyadına yakışır memleket sevdası ve aşkını, zekasını, kültürünü, bilgisini, tecrübesini, layığı ile yarım asırdan fazla sürdürdüğü ve hiç emekli olmadığı avukatlık mesleğini miras bıraktı gelecek kuşaklara.

Güzel Türkçesi kulaklarda…
Divan edebiyatından okuduğu şiirler gönüllerde.

Türkiye koskoca bir “gök kubbe”…
Hoş sedası daim kalacak.

Not: Kastamonu’yu kıymetli hale getiren insan hazinemiz her geçen gün bir bir eksiliyor, gidenlerin yeri dolmadı, dolacak gibi de gözükmüyor…
Dünya görüşünden, mesleğinden, kimliğinden bağımsız olarak; isimleri Kastamonu ile birlikte anılan, o değerine emsal kabul etmediğimiz “şehir kimliği” resminde siluetleri ağır tonla belli olan münhasır şahsiyetlerin her eksilmesiyle ilimiz biraz daha “soluyor”.

Kahkaha yitiyor…
Asık suratlı oluyor şehir.

Mehdi Keskin, Kastamonu’nun son yarım asrına zengin bilgi birikimi ile çeşitli alanlarda mühür vuran bir hemşerimizdi…
Unutulmaz.

MUSTAFA AFACAN