Yüzölçümümüz “büyükşehir”

Yüzölçümüne göre il sıralamasında 81 vilayet içinde “18”inci sıradayız, üstümüzdeki “17” ilin “15”i “büyükşehir belediyesi” statüsünde…
13 bin 64 kilometrekare yüzölçümüne sahip ilimizin “kalkınması” namına “statü” değişikliği “ilaç” olabilir mi?

(İstanbul yüzölçümü alarak Kastamonu’nun “yarısı” bile değil…
“5 bin 461” kilometrekare “sadece”.

İzmir Kastamonu’nun yanında “ne ki” 11 bin 891 kilometrekare toprağı ile?…
“Bursa, Denizli, Malatya, Hatay, Sakarya, Trabzon, Muğla, Samsun…” keza.)

Ülkemizin yüzölçümü büyüklüğüne göre il sıralaması “Konya, Sivas, Ankara, Erzurum, Van, Antalya, Şanlıurfa, Kayseri, Mersin, Diyarbakır, Balıkesir, Kahramanmaraş, Afyonkarahisar, Eskişehir,  Adana.  Yozgat, Manisa, Kastamonu…” şeklinde…
İlk “18” içinde sadece Afyonkarahisar, Yozgat, Kastamonu illeri “büyükşehir” değil.

(Afyonkarahisar ve Yozgat son dönemlerde elde ettikleri  “siyasi nüfuz” sayesinde “fiilen” büyükşehir oldular adeta, devlet desteğiyle her geçen gün ilimizle aralarinda olan “kalkınma” mesafesini kendi lehlerine açıyorlar…
Yanarsan Kastamonu’ya yan.)

“Yüzölçümü” sıralamasında 81 il içinde “18”inci olan Kastamonu, “nüfus” sıralamasında ise 2019 verisine göre “51”inci sırada…
Bu ne yaman “çelişki”?

Ülkemizin “bir kilometrekareye düşen nüfus yoğunluğu” 2019 yılında “108”, Kastamonu’da ise “29” kişi…
“İnsansız il”.

(Kastamonu”nun “nüfuz” sıralamasındaki yerine hiç girmiyorum…
“Üzülürüz.”)

Kastamonu’nun “uçsuz bucaksız” ve “kuş uçmaz, kervan geçmez” böylesi geniş bir coğrafyada sosyal ve ekonomik kalkınma sağlayabilmesi için mevcut “idari” halinin dışında bir rota izlemesi lazım değil mi?…
Senelerdir aynı “idari labirent” içinde “yol” arıyoruz ancak bulamıyoruz.

Ne “kırsal” ne de “şehir” mutlu…
Mevcut halin sonuçları “ne İsa’ya ne de Musa’ya” fayda sağlıyor.

Bürokratik karmaşayı ve kırtasiyeyi ortadan kaldıracak, ilin bütününü planlayacak, kaynakları en verimli kullanacak, vatandaşa çok daha söz, yetki, karar olanağı sağlayacak “özgün” bir statüye ihtiyacı yok mu ilimizin?…
Kan kaybetmiyor muyuz?

“Büyükşehir” ise “büyükşehir”…
Aksi halde havanda su dövmeye devam ederiz.

Bir adım öteye gitmeyen…
Geri giden Kastamonu.

Kamu kaynakları “heba”…
Halk “mutsuz”.

 

Türkiye Diyanet Vakfı‘ndan “yurt” açıklaması

Geçtiğimiz hafta kaleme aldığım “Şehrimizdeki ‘yurt’ sorununa ‘tuz biber’ başlıklı köşe yazımda Türkiye DiyanetVakfı’nın Kastamonu-Taşköprü yolu başlangıcındaki yükseköğretim kız öğrenci yurdunu kapatma kararı aldığını konu etmiştim…

“Yurt Müdürü Teslime Yıldız” imzasıyla bir açıklama gönderildi.

“6 Agustos 2020 Tarihli Kastamonu Gazetesi’nde Yayınlanan Yazıya İstinaden Düzeltme” başlıklı açıklamayı aynen yayımlıyorum…

  • ••

“Dünyada 149 ülkeye hizmet götüren Türkiye içinde de hayri ve nakdi yardımlarınıüst düzeyde yürüten Yurtlar ve Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesi olarakta Türkiye genelinde 54 yurdu ile kız ve erkek öğrencilerimize hizmet veren Türkiye Diyanet Vakfının 1987 yılından bu yana faaliyetlerini devam ettirdiği  Kastamonu’nun ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın ilk yurdu olan  TDV Kastamonu Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’nun fiziki yapısı itibariyle öğrencilerin barınma ihtiyacına uygun olmadığı için kapatılma kararı alınmıştır.

2018-2019 yılında açılan Türkiye Diyanet Vakfı Kastamonu Kampüs Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdumuz faaliyettedir. Vakfımız Kastamonu’da yurt hizmetine yeni bir boyut getirmek için çalışmalarını hızla devam ettirmektedir. Amacımız kontenjanı daha fazla olan yurtlarımızla geleceğimizin garantisi olan öğrencilerimize en yüksek kalitede hizmet sunmaktır.

Kapanan yurdumuzdaki öğrencilerimize  TDV Kastamonu Kampüs Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdumuza kayıt için öncelik verilip isteyen öğrencilerimizin kaydı gerçekleştirilmiştir.Personellerimizden iki tanesi  ihtiyaca binaen Kampüs Yurduna nakledilmiş,diğerlerine ise Türkiye genelinde açık kadrosu olan yurtlarımıza  gitmeleri konusunda teklif sunulmuştur.Bir personelimiz il dışına gitmeyi kabul etmiş ve nakli gerçekleşmiştir.Kalan personellerde özel durumlarından dolayı gidemeyeceklerini beyan etmişlerdir.Bunun üzerine iş akitlerinin fesh edilmesine ve yasal haklarının ödenerek işten çıkışlarının yapılmasına karar verilmiştir.

Kamuoyuna saygı ile duyrulur.”

 

MUSTAFA AFACAN