Bu işler hesap kitap işi

13

Bin 65 köyü ile ülke liginde 3’üncü, köylerine bağlı 2 bin 613 üniteyle birlikte toplam 3 bin 678 yerleşim yeri ile 2’nci, 9 bin 336 kilometre köy yolu ağı ile 3’üncü sırada yer alan ilimizde, üstüne 20 ilçeyi de ilave edin, İl Özel İdaresi’nin işi hiç de kolay değil…
Bu geniş coğrafyaya, üstelik zor iklim koşullarında, kıt kanaat bütçeyle hizmet götürmek için her şeyden önce çok ince hesap kitap yapmak gerekiyor.

Komşu vilayetlerin İl Özel İdarelerinin performans planları ile bizim vilayetinkini inceleyince üstesinden gelinen görevin büyüklüğü ve fedakarlığı hemen “Ben buradayım” diyor zaten…
Yol yapımında almış başımızı gitmişiz, en üsttekilerden dozercisine kadar emeği geçenleri ayakta alkışlamamak içten değil.

Bir uçtan diğer uca, yazın yol yapımına, kışın karla mücadeleye, kaderin elli türlü cilvesine karşılık vesselam, gönderilen bütçe ise devede kulak adeta…
Önceki gün İl Özel İdaresi makine parkına cillop gibi 20’si kamyon toplam 39 iş makinesinin katılması işte bu nedenle çok önemli.

Çünkü evvelden…
En son 1984 model bir dozer bozuldu, tamir masrafı haşırt 38 bin lira. Yılda iki kere arızalansa, faturanın kabarıklığını hesaplayıverin. Kamyonları sorarsanız, alayı 1986 model maşallah, satmaya kalksan 15 bin lirayı veren olursa öp başına koy, beyzadelerin yıllık tamir masrafları ise kamyon başına en aşağı 50-60 bin lira. Üst üste koyulduğunda, İl Özel İdaresi’nin yıllık yedek parça sarfiyatı yaklaşık 4 milyon liraya çıkıyor inanmazsınız.

Makine parkının yenilenmesi sayesinde yedek parça sarfiyatı düşecek 2 milyon liraya, eski kamyonlar yakıtı sünger gibi emerken yeni kamyonların “koklaması” sayesinde sağlanacak yakıt tasarrufu olacak en az 2 milyon lira, eski kamyonlar 8 merteküp yenilerin 15 metreküp yük taşımasıyla oluşacak iş hacmi sayesinde kasaya 2 milyon lira daha girecek…
Etti mi size yıllık 6 milyon lira tasarruf.

Yeni iş makinelerine 5 yılda toplam 13 milyon lira ödeneceği düşünüldüğünde, kendi parasını kendi çıkarıyor zaten…
Elini cebine atmadan mal sahibi olmak bu olsa gerek.

Dahası…
Eski araçlar ihtiyacı olan kaymakamlıklara gönderilecek, belediyelerden isteyen olursa onlara satılacak. Misal, basit bir iş için Kastamonu’dan taa Cide’ye kamyon gönderme derdi bitecek olabildiği kadarıyla.

Tasarrufu kim sevmez?…
Hayırlı olsun vilayetimize.

•••

Not 1: Salı Pazarı ile nam semtimizde, birbirine bitişik nizamda iki okul var, biri Orhan Şaik Gökyay İlkokulu, diğeri Orhan Şaik Gökyay Ortaokulu…
İki okulumuzun giriş kapılarının önünden ise bir yol geçiyor, okul giriş-çıkış saatlerinde sanırsınız Boğaz köprüsü.

Yolun her iki yanına park etmiş araçları da dahil ederseniz, çift yönde akmaya çalışan sıkış tepiş bir trafik…
Hele sabahları, çocuklarını okula bırakan aileler, işe gitme telaşındaki mahalleli, metrelerce uzayıp giden araç katarları.

“Pazarlı” günü ise hiç katmıyorum söze…
Köy dolmuşları, hatta traktörler.

Okul kapılarının 50 metre ilerisi ise adeta 4 yol…
Tüm halkımızı hele sabah saatlerinde oluşan curcunayı seyretmeye Salı Pazarı semtine davet ediyorum.

İş işten çoktan geçti ya…
Bari ders almaları için; şehir plancıları, mimar ve mühendisler de buyurabilirler.

PAYLAŞ