“Gelir-gider sıkışması eczacıyı eziyor”

“Eczacılara hizmet hakkı verilmeli”

26. Bölge Kastamonu Eczacı Odası’nın yani Başkanı Orkun Yılmaz, eczacıların, sağlık alanındaki uygulamalardan dolayı her geçen gün artan gelir-gider sıkışması sorunuyla boğuştuklarını belirtti ve eczacıların gelirinin yalnızca ilaçtan elde edilen kâra bırakılmayıp Avrupa’da olduğu gibi “hizmet hakkı” verilmesini istedi.

Yılmaz, “Sağlık alanında yapılan çalışmalar güzel. Biz de zaten halkın ilaca ucuz ulaşımını sağlamak istiyoruz. ancak bu arada eczacıların masrafı kat kat artıyor ve eczacılar yalnızca fiyatları sürekli düşürülen ilaçtan elde ettiği kârla bunları ödemeye çalışıyor.. Eczacıların ilaçtan bağımsız bir geliri olmalı” dedi.

 

GÖZDE MINIK

Eczacı Ümran Pelenkoğlu’nun Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti’ne seçilmesinin ardından 26. Bölge Kastamonu Eczacı Odası Başkanı olan Orkun Yılmaz, eczacıların, sağlık alanındaki uygulamalardan ve ilaç fiyatlarının düşürülmesinden dolayı her geçen gün artan gelir-gider sıkışması sorununa dikkat çekti; eczacıların gelirinin yalnızca ilaçtan elde edilen kâra bırakılmayıp Avrupa’da olduğu gibi “hizmet hakkı” verilmesini istedi.

1993’te eczacılığa başlayan ve 1999’dan bu yana oda yönetiminde görev yapan Yılmaz, 2002’den beri ilaçlarda 300 kez fiyat düşüşü yaşandığının altını çizdi ve “Sağlık alanında yapılan çalışmalar güzel. Biz de zaten halkın ilaca ucuz ulaşımını sağlamak istiyoruz. ancak bu arada eczacıların masrafı kat kat artıyor. Kiralar, çalışanların maaşları ve sigortaları, vergiler boğazını sıkan eczacılar yalnızca sattığı ilaçtan elde ettiği kârla bunları ödenmeye çalışılıyor. Bizim en büyük sorunumuz gelir ve gider arasındaki sıkışmadan kaynaklanan durumdur” diye konuştu.

“SÜREKLİ KREDİ ÇEKİYORUZ”

Eczacıların bu sıkışmayı anlık olarak ortadan kaldırabilmek için bankalardan sürekli kredi çekmek zorunda olduklarını belirten Orkun Yılmaz, “Bu durum bütün eczacıları büyük sıkıntıya düşürüyor” dedi.

26. Bölge Eczacı Odası Başkanı Orkun Yılmaz, şöyle konuştu:

“Biz Türk Eczacılar Birliği olarak eczacının gelirini ilaçtan bağımsız sağlayabilmesi için, aynı Avrupa’da olduğu gibi, meslek hakkının verilmesini istiyoruz. Eczacıya hizmet bedeli verilmeli diyoruz ve bunların kutu başına olması gerektiğini düşünüyoruz. Eczacılarımızın meslek hakkını almaları için meslek içi eğitimlere katılması şart. Üniversiteden mezun olduktan sonraki bilgilerin tekrarlanmadıkça ve eğitim alınmadıkça unutulduğunu düşünüyoruz. Eczacılarımız, sık sık düzenlenen meslek içi eğitime katılmalı ve sertifikalarını almalıdır. Onun sonucunda da hükümetten meslek hakkını talep etmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. Eczacıların ilaçtan bağımsız bir geliri olmalı.”

“SAHTE REÇETELERİN ÖNÜNE GEÇİLECEK”

Başkan Yılmaz, 1 Ocak 2016’dan itibaren sahte reçetelerin önüne geçilmek için yeni bir sistemin devreye gireceğini de belirtti. “Doktorların yazdığı e-reçeteler 1 Ocak 2016’dan itibaren güvenlikli elektronik imza eşleğinde yazılacak. Şu anki uygulamada doktorlar şifreyle sisteme giriyorlar ve o şifreyle reçete yazıyorlar. Bu şifreyi sekreterler ya da hastane görevlileri ele geçirip sahte reçete yazıyorlar. Kastamonu’da böyle bir durum yok ancak Türkiye’de çok fazla” diyen Yılmaz, şunları söyledi:

“Sahte reçetelerin sorumlusu olarak eczacılar gösteriliyor ve sonucunda da Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çok ağır cezayla karşı karşıya kalıyorlar. Eczacıların reçetenin sahte olup olmadığıyla ilgili kesin bilgilerinin olması maalesef mümkün değil. Sahte reçete para gibi değil ki elinize aldığınızda sahte olduğunu anlayasınız” dedi. Yılmaz, “Türk Eczacılar Birliği olarak bu konuyu belirtmemize rağmen yönetmelik değişmemişti. Ancak yeni yürürlüğe girecek olan uygulamayla bu olayın sonu gelecek. Doktorların güvenlikli elektronik imza eşliğinde reçeteleri yazması, bu işin sonunu getirecek. Biz de gereksiz cezalarla karşı karşıya kalmayacağız.”