Sene-i devriye

İki yıl önce Örencik’teki evimizin bahçesine bir kuş yuvası yaptırdım. İlk üç katta serçe, sığırcık gibi kuşlara hitap eden 6 daire, en üst kat ise geniş bir leylek yuvası olmak üzere toplam yedi bağımsız bölüm olmak üzere dört katlı ahşap apartman olarak başvursak belediyeden iskân alırız. Tabii ki kendilerinden hiçbir kira talep etmeyeceğimiz kuşları sabah akşam besleyeceğimiz de  garanti. Evimizin bahçesinde otururken buraya yuva yapmış kuşların cıvıltısı ile huzur bulma hayali ile iki yıl geçti.

            Bizim kuş apartmanına bir kuş bile gelmedi iyimi?

            “Etrafta kuş mu yok?” diye araştırdım; baktım ki her yer kuş dolu. Ağaçlara, bizim evin kiremitlerine, çalılara yuva yapmışlar ama hazır yuvaya gelen yok. Sonra düşündüm, sebep nedir? Çözmeye çalıştım. İki yıl sonra işi çözdüm. Kuşlar, emek sarf etmeden elde edecekleri hazır lokmanın bir bedeli olacağı korkusu ile beleş yere gelmiyorlar. Günlerce uğraşıp dal, çalı, çırpı toplayıp yaptıkları mütevazı evlerini hazır lüks beleş bir konuta değişmiyorlar. “Bu insanın bir beklentisi olur, yumurtamı çalar, yavrumu yer, beni avlar”korkusu ile hiç riske girmiyorlar. Yani insanoğluna güvenmiyorlar (haksızda sayılmazlar ya). “Nohut oda, bakla sofa evim yeter bana, kendim kendime yeterim zaten lükste ve hazırda emeğim olmayan kazançta gözüm yok” düşüncesindeler.

            Birde tam bu dönemde hiç emek vermeden zengin olmak için Çiftlikbank’a para kaptıran 80 bin vatandaşımız aklıma geldi. Daha önce Titan gibi saadet zincirlerinde de hiç emek vermeden zengin olmak hayali ile binlerce insan soyuldu bu sahtekârlara.

            Artık ne diyelim;  Allah’ım sen biz kullarına ‘kuş beyinli’ diye küçümsediğimiz kuşlar kadar akıl nasip eyle.

Bir yıl önce (19 Temmuz 2019) bu köşe yazısı ile köşe yazarlığına başladım. 52 hafta boyunca gazetemizde her cuma yazım size ulaştı. Bu 53’üncü yazım.

Yazarlığımın sene-i devriyesinde “bir yıllık bir değerleme yaparsam ne olur?” diye eski yazılarıma göz gezdirdim. Mizah penceresinden şehrimizi merkez alarak ülkemiz ve dünyadaki insan manzaralarının fotoğrafını yazıya dökmeye çalışmışım.

“Acaba son yılda bir değişiklik var mı?” diye baktım.

Yok.

Mevzular, konular, sorunlar aynı, üstelik Kovid-19 gibi yenileri var, ama eksilen yok. İstikrarlı milletiz vesselam. Bir yılda huyumuzdan suyumuzdan vazgeçecek değiliz ya.

Öğrendim ki kuşlarda aynı istikrara sahip. Bizim kuş apartmanında bir tane bile kuş olmayışı bundan

Bu arada Çiftlikbank sahibi tosuncuk lakaplı Mehmet Aydın tutuklanmayacağı garanti edilirse Türkiye’ye gelebileceğini söylemiş.

Bir yıl geçti,bi 80 bin kişi daha bulurum” diye düşünüyor herhalde.

Var mıdır? Bulur mu?

İnşallah bu sefer kuşlara kulak veririz.

FEZA TİRYAKİ