Ünlü’den sert yanıt

AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, bir süredir kendisi ve partisi hakkında yapılan eleştirilere karşı sessizliğini bozdu. Açıklamalarında Cumhur İttifakı ortakları MHP’nin İl Başkanı Yüksel Aydın’ı sert bir dille eleştiren Doğan Ünlü, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun borçlarla ilgili değerlendirmesine ise “Bahane değil iş üretmek gerekir” diye yanıt verdi.

Partilerinin önceki dönem milletvekili Murat Demir’in eleştirilerine de “Davaya yakışmayan hareket” diyerek cevap veren Doğan Ünlü, mermer ocaklarının ruhsat problemi, Nasrullah Meydanı’ndaki Ramazan düzenlemesi ve Kastamonuspor 1966 hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

 

AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, düzenlediği basın toplantısıyla Cumhur İttifakı ortakları MHP’nin Kastamonu İl Başkanı Yüksel Aydın’a, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’na, eski milletvekilleri Murat Demir’e tepki gösterip, yöneltilen eleştirileri sert bir usluplacevapladı.

Doğan Ünlü’ye basın açıklamasında İl Genel Meclisi Başkanı Güray Parçal, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Eda Şen, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Musa Kalafat ve teşkilat mensupları da eşlik etti.

MADEN OCAKLARI RUHSATLARI

Doğan Ünlü, basın toplantısında ilk olarak maden ocaklarının ruhsatlandırılması konusuna değindi. Ünlü, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Maden ocakları ile ilgili olarak ocak sahiplerinden bize gelen talepler vardı. Bu talepleri Kızılcahamam kampında sayın bakanımıza ilettik. Bu konu esasen 2 başlık altında ele alınması gerekiyor. Birincisi; maden ocaklarının işletilmesi hem Kastamonu ekonomisine, Türkiye ekonomisine katkı sağlamasıdır. Küre Dağı Milli Parkı içerisinde yer alan tampon bölgelerde bulunan ve halkımızı baskı altına alan bölgelerde bulunan maden ocakları var. Burada hem tabiat varlıklarımızı korumak zorundayız, hem de ekosistemi sıkıntıya sokmamız lazım. Maden ocaklarının bu şekilde işletilmesi gerekiyor. Hassas bir çalışma sergilenmesi gerekiyor. Bakanımıza bu konuyu aktardık. Hem maden ocaklarımızın işletilmesi hem de tabiat varlıklarımızın korunması gerekiyor. Çünkü onlar bizim ecdat yadigârımızdır. Geçmişten aldığımız emanetleri gelecek nesillere taşımak zorundayız. İkisini birlikte yürütmek içinde elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Mahalli Çevre Kurulu’nun almış olduğu bir karar var. Bu karar özel izne tabi tutulması gerektiğini ifade ediyor. Burada Kastamonu Üniversitesi akademisyenlerinin tutmuş oldukları bir raporda var. Bundan sonra ocakların açılabilmesi içinde özel izne tabi olması gerekiyor. Maden ocakları sahiplerinin istek ve taleplerini alıp, gerektiğinde Bakanlığımızla bir görüşme yapabiliriz. Ağlı’daki iş kazasında vefat eden işçilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum,”

“BİZ CUMHUR İTTİFAKINA BAĞLI KALDIK”

Cumhur İttifakı’nın önemine değinerek açıklamalarına devam eden Doğan Ünlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçim süreci içerisinde milletvekillerimiz, belediye başkan adaylarımız, belediye meclis üyelerimiz, il genel meclisi üyelerimiz Cumhur İttifakı’na son derece bağlı bir şekilde hareket ettiler. Cumhur İttifakı’nın ruhuna karşı olumsuz tavır ve davranış sergilemediler. Biz büyüklerimizden aldığımız düsturla hareket ettik. Her konuşmamızda Cumhur İttifakı’nın önemini, bunun bir beka meselesi olduğunu, 15 Temmuz’da masa başında kurulan bir ittifak değil, 15 Temmuz’da meydanlarda, hain darbecilere karşı oluşmuş bir ittifak olduğunu anlatmaya çalıştık. Fakat birileri anlamadı, anlamıyor, anlamayacak herhalde. Bizim suskunluğumuz Cumhur İttifakı’na zarar vermek istemeyişimizden, cesaretsizliğimizden değil. Bunu birilerin anlaması gerekiyor. Bu süreçten sonra da anlamazsa, bizde birilerin anladığı dilden konuşacağız.

“MHP’DEN AYNI TAVRI GÖREMEDİK”

“Cumhur İttifakı’nın diğer tarafı olan MHP’nin de bizim gibi tavır ve davranışlar sergilenmesini beklerken, sanki AK Parti Cumhur İttifakı’nın ortağı değilmiş gibi milletvekillerimiz başta olmak üzere, belediye başkan adaylarımıza, İl Genel Meclisi üyelerimize, Belediye Meclis üyelerimize, teşkilat üyelerimize, milletvekillerimizin danışmanlarına kadar attıkları birçok iftira, yalan, karalama ve söylemlerle karşı karşıya kaldık. Seçim bitti hala aynı şeyler devam ediyor. Bu mu MHP İl Başkanı’nın Cumhur İttifak’ı tavrı? Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın, Sayın Devlet Bahçeli’nin kurmuş olduğu kutlu ittifaka, birlikteliğe, sadakat ve bağlılık bu mu? Bizce değil. İşine geldiği zaman Cumhur İttifakı var. İşine gelmediği zamanda parti mensuplarımıza mesnetsizce ve nefret diliyle atıp, tutmak var. Bunu da kamuoyuna bırakıyoruz. Seçim öncesi ve sonrası MHP’nin bu tavrıyla halkımız kutuplaştırıldı. İnsanlarımızın iç içe yaşadığını, akrabalık, arkadaşlık bağları olduğunu söyledik. Birbirimize selam veremeyecek durumda bizi bırakmasınlar. Biz birbirimize selam verip, alalım. Cenazemize, düğünümüze gidelim. Birlikteliği paylaşalım. Fakat öyle bir duruma getirdi ki, tabanlarımız onların almış olduğu tavırlarla kutuplaşmış durumda. Bundan da uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Bu Cumhur İttifakı’na yakışmıyor. Bundan sonraki söylemlerinde Cumhur İttifakı’na yakışır bir şekilde hareket etmelerini bekliyorum. Biz çünkü öyle davranıyoruz”

“AK PARTİ’NİN YAPRAĞINA DOKUNAMAZLAR”

AK Parti İl Başkanı Ünlü, MHP İl Başkanı Yüksel Aydın’ın, 2 ilçedeki görev değişikliklerine ilişkin eleştirilerine ise şu yanıtı verdi:

“2 ilçemizde 2 belediye personelinin yer değişikliği ile ilgili tehditkar bir şekilde söylemi var. ‘Dalımızı kıranın, ağacını kökünden sökerim’ diyor. Bahsettiği ağaç, kökünü sökerim dediği ağaç AK Parti ağacı ise, AK Parti ağacı ulu bir çınardır. Bu ulu çınarınköküSöğüt’e dayanır, kökü Malazgirt’e dayanır, kökü 1453 İstanbul’un Fethi’ne dayanır, kökü Abdülhamit’e dayanır. Onun içinde bırakın bu ağacın kökünü sökmeyi, yaprağına dahi kimsenin dokunmaya gücü yetmez. Şayet birileri Cumhurbaşkanımızın kurmuş olduğu AK Parti’mize, teşkilat mensuplarımıza meydan okumaya devam ederse, o meydanda en son çekilen ben ve benim teşkilatım olur. Önümüzdeki süreçte Cumhur İttifakı’na sadık kalacaklarsa eğer, bu tür söylemlerden uzak durmalarını bekliyoruz. 2 Belediye Başkanımızın 2 personelin yerini değiştirmesinden bahsediyor ve bununla ilgili feryat figan ediyor. Taşköprü Belediye Başkanı, onkoloji tedavisi gören, büro işçisi olarak çalışan bir bayan kardeşimizi İtfaiye Müdürlüğü’ne veriyor. İtfaiye Müdürlüğü’nde çalışanların tamamı erkek. Burada kendisine Belediye Başkanı tarafından ‘Burada bulaşık yıkayacaksın. Çay yapacaksın, temizlik yapacaksın, görevini beğenmezsen de işten çıkarsın. Gelsin seni Hüseyin Arslan seni kurtarsın’ deniliyor. Bu dul bir bayan, bir küçük çocuğu var. Bu nasıl vicdan? Bu nasıl siyaset anlayışı? Yine iki çocuklu, bir dul bayan kardeşimiz de güvenlik personeli olarak gece nöbeti tutmak üzere Pompeipolis Kazı Alanı’na gönderiliyor. Burası ıssız bir yer. Burada görev yapan kimse yok. Bir tane kulübe var. Onun dışında yalnız başına gece nöbeti tutacak. Bunu da kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Bu mu siyaset anlayışı? Bu mu Cumhur İttifakı anlayışı? İki makam şoförü çöpe verilmiş. Kütüphanede çalışan bir bayan evde temizlik hizmetine gönderilmiş. İtfaiyeci bir personel çöpe verilmiş. Başkanının yanında çalışan bir personel bekçi olarak verilmiş. Sadece Taşköprü Belediyesi’nde 25’den fazla personelin yeri değiştirilmiş. Üstelik bunlara sendika baskısı var. Sendikalarını değiştirmeleri isteniyor. Ayrıca Taşköprü’de çok ilginç bir şey yaşandı. Seçim sonrasında Cuma pazarında yapılan kutlamalarda, sahnede MHP Belediye Başkanı, İYİ Parti Belediye Başkan adayının elini kaldırıyor, beraber konuşma yapıyorlar. Bu Cumhur İttifakı’na yakışıyor mu? Popülist hareket etmek de doğru değil. Belediye Başkanı makam kapımı sökeceğim diyor, göstermelik söküyor, 3 gün sonra geri takıyor. Bu popülist yaklaşımdır. Çatalzeytin’de belediye başkanımızın şoförü de çöpe veriliyor.

Kastamonu Merkez belediyesinde ne oldu? Seçim sürecinde Sayın Galip Vidinlioğlu ‘Herkese eşit davranacağız. Herkesin belediye başkanı olacağız. Kimseyi ekmeğinden etmeyeceğiz’ dedi. Maalesef söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmuyor. Belediyede BEM-BİR-SEN üyesi 135 çalışan vardı. Mazbatasını alır almaz, belediye çalışanlarının masasının üzerine sendika değişikliği yapmaları ile ilgili sendika formları konuldu. Onlara mobbing uygulandı. Bu baskı sonucunda BEM-BİR-SEN üyesi 135’ten, 17’ye düşürüldü. BEM-BİR-SEN Başkanımız belediyede çalışıyor. Onun esas görevi Bilgi İşlem Müdürü. Fakat şu anda yapılan görevlendirme ile Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nde memur olarak görevlendirildi. Burada başkanımızın özel kalemi zabıta olarak görevlendirildi. Kültür ve Sosyal Hizmetleri Müdürlüğü’nde çalışan bir arkadaşımızda Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nde kaynakçı olarak görevlendirildi. Onun dışında birçok yer değişikliği var. Onları normal karşılıyoruz. Belediye başkanları elbette bir takım değişiklik yapacak ama oradaki kazanımları da yok ederek, kendi pozisyonlarına uymayacak şekilde görevlendirmekdoğru değil. Tahsin Babaş başkanımız hiçbir siyasi ayrım yapmadan, kimseye yer değişikliği ya da sendika değişikliği yapmamıştır. Biz böyle bir uygulama yapmadık. Onlar sadece iki tane yer değişikliğinden bahsediyorlar. Ufak tefek yer değişikliği olabilir. Tosya’da ve İhsangazi’de bunlar var. Bunlara da yorum yapmak doğru değil. Onlara da, adil davranan belediye başkanlarımıza da teşekkür ediyorum. Biz kendi belediye başkanlarımızı da insanların ekmekleri ile oynamamaları, onlara zulüm etmemeleri, böyle baskı altında tutmamaları yönünde talimat veriyoruz. Neticede onlarda bizim insanımız. Biz bu ayrımı yapmaların istemiyoruz. Bu doğru bir şey değil. Memur-Sen sendikalarının üyelerinin sonuna kadar yanlarındayız. Memur-Sen üyelerimiz dik duruşlarını sergilemeye devam etsinler.”

“BAHANE DEĞİL, İŞ ÜRETMEK GEREKİR”

Ünlü, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nunbelediyenin borçlarıyla ilgili açıklamaları hakkında ise şunları söyledi:

“2017 yılı bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 95, 2018 yılı bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 85. 2019 yılı belediye bütçesi 202 milyon TL. 202 milyon TL olan bütçenin, önceki yıllara oranlamasına baktığımızda yüzde 85 gerçekleşme sağlandığında, yaklaşık 170 milyon TL’lik bir gelir elde edecek. Yıl içerisinde yapılmış ihaleleri ve uzun yıllara yayılmış borçların tamamının borç olarak gösterilmesi doğru değil. 2019 yılı bütçesi 202 milyon TL. 202 milyon TL içinde Belediye Başkanımızın bahsettiği borç miktarı, uzun yıllarda dahil olmak üzere var. Bütçenin yüzde 40’ının kullanılmış olduğunu kendileri de söylüyorlar. İhaleler Şubat ve Mart ayında yapılır ki, müteahhitler sezonla birlikte çalışmalarına başlasın. Belediyenin geliri 202 milyon TL, açıklanan borç 78 milyon TL. Biz belediyeyi aldığımızda araçların birçoğu kiralıktı. Araçları yeniledik ve sayılarını kat ve kat arttırdık. MHP 20 yıl belediye başkanlığı görevini yürüttü. Bir konak dahi onarmamışken, bugün biz birçok konağı onardık ve belediye mülkiyetine kazandırdık. Belediyenin tapulu malı haline geldi. Birçok projeye de imza attık. Kastamonu’nun geldiği noktaya baktığımızda borcumuz yok denilecek kadar az. Galip Vidinlioğlu’da bunu inkar etmiyor. Öz kaynaklarda 2014-2019 yılları arasında da aşırı bir artış gözlemlenmiş. Seçim öncesinde verilmiş sözler vardı. Şimdi bahane üretmemek gerekiyor. Nasıl biz bahane üretmeden, kolları sıvayıp, çalışmalarımıza başladıysak, şimdi aynı şeyleri onlarında yapması gerekiyor. Bahane üretmeden seçmene verilen sözlerin tek tek hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun içinde Kastamonu halkına verilen sözlerin takipçisi olacağız. Biz üzerimize düşeni, genel yatırımları takip ediyoruz. Atık Su Projesi belediye bütçesi ile yapılamayacak bir proje. Bu yaklaşık 100 milyon TL’nin üzerinde maliyeti olan bir proje idi. Yüzde 85’i hibe olmak kaydıyla, Belediye Başkanımız Tahsin Babaş, seçimden bir ay önce ihalesini yaptırmıştı. Önümüzdeki dönemde bu hayata geçmiş olur. Belediye Başkanımızla bizzat Ilgaz’da Bakanımızın yanına giderek, Karaçomak Deresi’nin ıslahı ile ilgili destek talep ettik. 10 milyon TL bedelle o da yatırım programına alındı. Biz elimizden gelen desteği veriyoruz. Bir taraftan da onlar üretmek zorunda, değer katmak zorunda. Nasıl Belediye Başkanımız Tahsin Babaş, gece gündüz demeden çalıştıysa, onlarda bunu yapmak zorunda. Bahane üretmek değil, iş üretmek gerekiyor.”

NASRULLAH MEYDANI’NDAKİ RAMAZAN DÜZENLEMESİ

Nasrullah Meydanı’nda kurulumu yapılan Ramazan Sokağı’na hakkında da konuşan Ünlü “Nasrullah Meydanı’nda son bir haftadır, tarihi dokusuna uymayan geçici de olsa binaların yapıldığını görüyoruz. Oradaki alanda bizim her meslek kolundan esnafımız var. Onlar az mı da yeni işleri oraya yapılıyor? Bir aylık ise, bu maliyete değer mi? Bunu da kamuoyuna bırakıyoruz. İyi yapılan şeylerin yanında olacağız. Fakat eleştiride de bulunacağız” dedi.

MURAT DEMİR’E YANIT

AK Parti eski Milletvekili Murat Demir’in açıklamalarına değinen Doğan Ünlü, bu konudaki tepkisini ise şöyle dile getirdi:

“Partimizin kapıları açık. Bu tür konuları burada konuşmamız gerekiyor. Bu konuşmayı da üzüntü içinde karşıladık. 2015 yılında Sayın Milletvekilimiz Murat Demir, İstanbul’dan Kastamonu’ya geldiğinde teşkilatımız kendisini tanımıyordu. Geldi Genel Merkezimiz tarafından aday gösterildi. Teşkilatımızda kendilerini bağrına basarak, gece gündüz demeden milletvekili olması için çalışmalarını yaptı ve başardı. 24 Haziran’a geldiğimizde milletvekilimiz tekrar partimizden 3’üncü sıra milletvekili adayı olarak gösterildi. 24 Haziran seçimlerinde ben şahsım ve teşkilatım tüm milletvekillerimizin arkasında durarak, gece gündüz demeden koşturduk. Bir nefer olarak çalıştık. Keşke kendileri de biraz daha çaba sarf etselerdi, belki bugün milletvekilliği devam ediyor olurdu. Bu kadar emek veren insanı töhmet altında bırakmak doğru olmaz. Allah da razı olmaz, kulda razı olmaz. Bizim vicdanımız rahat.  Biz çalıştık çabaladık. Samimiyetle, gayretle çalıştık. Samimiyet ve gayretle çalıştığımızı Kastamonu halkı da çok iyi biliyor. Herkes biliyor. Partimizi içinde herhangi bir görev almak istiyorsa, önümüzdeki süreçte bir yerlere talip olmak istiyorsa, bir yerlere aday olmak istiyorsa, seçim öncesi yaptığı gibi belediye başkan adaylarımızı eleştireceğine onlara destek olması gerekir. Biz diyoruz samimiyet. Sayın Cumhurbaşkanımız, genel merkezimiz aday göstermişse o dakikadan itibaren her şey bitmiştir. Aday gösterildikten sonra kim olduğuna bakmaksınız dargınlıkları, küskünlükleri atarak destek olmak zorundayız. Onlara zarar veren açıklamalar yapmak, onları yargılamak o saatten sonra olmaz. Dava insanlığına bu yakışmaz. Biz samimiyetle kendilerinden adaylarımıza sahip çıkıp, destek olmalarını beklerdik. Bundan sonra da bu tür açıklamaları yapmalarına izin vermem doğru değil. Kızılcahamam kampında nasıl seçim öncesini ve sonrasını değerlendiriyorsak gelsin,  aile içindeki değerlendirmemizi hep beraber yapalım. Kamuoyunda bunu paylaşmak yerine beraberce yapabiliriz. Partimize çok fazla zarar vermemesi için bu konuyu burada  noktalıyorum. Önümüzdeki günlerde de canlı yayın programı yapacağız.”

KASTAMONUSPOR 1966 KONUSU

Kastamonuspor 1966 hakkında da açıklamalarda bulunan Doğan Ünlü, şöyle konuştu:

“Biz içinde bulunduğumuz süreçte Kastamonuspor ile ilgili bir açıklama yapmadık. Çünkü Kastamonuspor güzel bir şekilde, başarılı bir şekilde mücadelesine devam ediyordu. Spekülasyonlara fırsat vermemek, Kastamonusporumuza zarar vermemek adına da herhangi bir açıklamada bulunmadık. 2014 yılında sayın Tahsin Babaş belediye başkanı seçildiğinde Kastamonusporumuz BAL Ligi’ndeydi. BAL Liginde olan bir takımı aldı. O gün tesisler bile çalışmıyor, işlemiyordu. Tesisler yenilendi. Oradan aldığımız takımı 1’inci lig kapısına kadar getirdik. Tahsin Babaş’ın büyük çabasıyla, gayretiyle, özverisiyle 1’inci lig kapısına geldi. Seçim öncesinde Kastamonusporumuzu bir siyasi malzeme haline getirmelerine çok canımız sıkıldı. Biz bunu yapmadık. Belediye Başkanımız Tahsin Babaş da yapmadı. Yaptıklarını da anlatmadı. Kastamonuspor‘a yapmış olduğu desteklerden dolayı en çok eleştiriler Sayın Tahsin Babaş’a yapıldı. Tahsin BabaşKastamonuspora hasbi yaklaştı, hesabi yaklaşmadı. Kastamonuspor’u siyasi malzeme olarak kullanmak istemedi. Bir Kastamonuspor taraftarı olarak gerçekten taşın altına gövdesini koydu. Tam seçim aşamasında Kastamonuspor şampiyonluğa kilitlenmiş iken, gördük ki Kastamonuspor siyasi bir mekanizmanın içine çekilmeye çalışılıyor. Burada baktığımızda Kastamonuspor Başkanı ile MHP İl Başkanı işler çok iyi giderken, birbirlerine methiyeler düzerken, son zamanlarda görüyoruz ki farklı söylem içine girdiler. Bunu da kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. Biz Kastamonuspor’un AK Parti olarak sürekli destekçisi olduk. Destekçisi olmaya da devam edeceğiz. Seçim öncesinde Kastamonuspor üzerinden birçok vaatler havada uçuşuyordu. MHP İl Başkanı Yüksel Aydın ‘Biz başkalarına benzemeyiz. Söz verdiysek yaparız. Kastamonu’da öyle bir sistem kuracağız ki kimseye minnet etmeyeceksiniz. Kastamonuspor kendi ayakları üzerinde duran bir kulüp olacak’ diyordu. Bugün geldiğimiz noktada bunun böyle olmadığını görüyoruz. Kimin sözü tutup, tutmadığını görüyoruz. Kastamonusporumuz çok iyi bir noktada. Çıkmış olduğu yolda da yıpratıcı açıklamalar yapmak bize yakışmaz. Bunlardan da uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Bakın biz Kastamonuspor’u siyasete alet etmedik, etmiyoruz. Başkalarında etmesi doğru değil. Bunlardan da uzak durulması gerekiyor. Kastamonuspor önümüzdeki maçları da alarak, play-off’ta şampiyon olur diye düşünüyorum. İnşallah bir üst lige adını yazdırır. Kuruluşun bugünde Kastamonusporumuza emek veren, destek olanlara ve vefakar taraftarımıza da teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun.”

GÜRAY PARÇAL

İl Genel Meclisi Başkanı Güray Parçal da toplantının sonunda Murat Demir ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Kendisi milletvekili olduğu zamanlarda İl Danışma Meclisi’nde konuşmalar yapıyordu. O zamanlardakendisinin  bazı ilçelerde problemleri vardı. Doğanyurt gibi mesela. İl Danışma Meclisi’nde diyordu ki genel merkez aday gösterdikten sonra uyulmak zorundadır. Şimdi yaptığı açıklamaların hepsi, kendi söylediklerine tezattır.”