“Beytülmal deyişinin arkasında dursun”

“Belediye Kanunu’ndan bihaber”

  • Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hikmet Erbilgin, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’na dün düzenlediği basın toplantısında karşı cevap verdi. Başkan Vidinlioğlu’nun Belediye Kanunu’ndan bihaber olduğunu savunan Erbilgin, tartışma yaşadıkları projeyle ilgili olarak da seçim öncesi söylediklerini unutup geri vitese taktığını söyledi.
  • Erbilgin, “Yargıya dilekçe vermek çok kolay. Biz onu veririz. Biz istiyoruz ki, belediye seçimlerden önce ‘beşli çete’ diye itham ettiklerine karşı tutum alsın, ‘Beytülmal’ deyişlerinin arkasında dursun. Hepimizin hakkını savunsun. Belediye Meclisi’nde komisyon oluştursun. Oradan çıkan tabloyla oradan gidelim suç duyurusunda bulunalım” diye konuştu.
  • “Sayın Başkan şiirle başlamıştı, fıkrayla devam ediyor; korkuyorum ki, hepimizi masallarla uyutacak. Kötü bir belediyeci olduğu kadar kötü bir fıkra anlatıcısı olduğunu da bütün Kastamonulular görmüş oldu” diyen Erbilgin, “Kuyruk uzun mu, kısa mı Kastamonu halkı bir süre sonra takdir edecek. Kim yalancı, kim sözünün arkasında duruyor hep birlikte göreceğiz” ifadesini kullandı.

 

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hikmet Erbilgin, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’na dün düzenlediği basın toplantısında karşı cevap verdi.

Vidinlioğlu’nun “usul-erkan” noktasındaki eleştirisini cevaplarken Belediye Kanunu’na atıfta bulunan Erbilgin, “Usul erkan hatırlatması yapanların, bir kurumun başında olanların, ağzından çıkanları tartması gerekir. Hemen kolaylıkla ben istifa ederim dememesi gerekir. Sonra mahcup olabilir” diye konuştu.

Başkan Vidinlioğlu’nun toplantıda anlattığı göndermeli fıkraya da kendisinin seçim broşürü üzerinden yanıt veren Hikmet Erbilgin, “Sayın Başkan şiirle başlamıştı, fıkrayla devam ediyor, korkuyorum ki, hepimizi masallarla uyutacak. Sayın Vidinlioğlu’nun kötü bir belediyeci olduğu kadar kötü bir fıkra anlatıcısı olduğunu da bütün Kastamonulular görmüş oldu” ifadesini kullandı.

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin şunları söyledi:

“Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, düzenlediği basın açıklamasında birkaç fıkra anlattı. Sayın Başkan şiirle başlamıştı, fıkrayla devam ediyor, korkuyorum ki hepimizi masallarla uyutacak. Sayın Vidinlioğlu’nun kötü bir belediyeci olduğu kadar kötü bir fıkra anlatıcısı olduğunu da bütün Kastamonulular görmüş oldu. İki belediye başkan yardımcısının da yer aldığı basın toplantısında Sayın Vidinlioğlu, maalesef hiçbir sorumuza cevap vermeden, fıkra anlatarak, bana öfkelenerek, siz görürsünüz diye seçilmiş belediye meclis üyelerine gönderme yaparak basın toplantısını bitirdi. Kıymetli Kastamonulular’dan özel bir ricam var: Hem bu basın açıklamasını, hem Vidinlioğlu’nun son yaptığı ve Saat Kulesi’nde yaptığı açıklamayı ve benim daha önceden yaptığım basın açıklamasını samimiyetle ve vicdanla izlesinler. Takdir kamuoyunundur.

FIKRA

Sayın Vidinlioğlu, son toplantısında avcı üzerine bir fıkra anlatmıştı. ‘Kuyruk kısa mı, uzun mu’ diye de kamuoyuna sormuştu. Ben yerel seçimlerdeki seçim broşürüne bakarken, kuyruk uzun mu kısa mı kısa süre sonra hep beraber göreceğimizi söylüyorum. Bu broşür hazırlanırken, Sayın Vidinlioğlu’nun yanında öksüreni yokmuş!Kuzeykent Park yapacağız demiş, Allah’tan Millet bahçesine dönüştürüldü de kimse öksürmemiş. Kültür merkezi yapacağız demiş, Vatan Parkı demiş, Kuzeykent Gençlik Merkezi yapacağız demiş, Yaşam Parkı yapacağız demiş… Fotoğraflar da öyle bir güzel ki broşürde… Belediyeciliğin 25’nci ayındalar… Modern kent müzesi yapacağız demiş… Bunları yapsın bu memleketin gençleri, çocukları, yaşlıları karşısında tüm kamuoyundan özür dileyeceğim ve mutlu olacağım. Kültür akademisi, İstiklal müzesi, inanç turizm merkezi, eğitim konakları, spor kompleksi, Kastamonuspor kamp alanı yapacağız demiş… Daha Kastamonuspor’un arsasına sahip çıkamadın sen Sayın Vidinlioğlu. Kuyruk uzun mu kısa mı Kastamonu halkı bir süre sonra takdir edecek. Kim yalancı, kim sözünün arkasında duruyor hep birlikte göreceğiz.

Seçilmiş bir belediye başkanının öfkeyle ve kolaylıkla istifa kelimesini kullanmaması gerekir. Çünkü bu millet hizmet etsin diye seçtiği bir kişinin görev süresini tamamlamasını arzu eder. Öfkeyle istifa kelimesini kullandığı zaman kamuoyunda mahçup olabilirsiniz.

“BELEDİYE KANUNUNDAN BİHABER”

“Sayın Vidinlioğlu,Belediye Kanunu’nu hukukçularına da sorabilir.  5393 sayılı kanunun 21. Maddesi derki; ‘Her ayın ilk toplantısında belediye başkanı ve meclis üyeleri belediyeye ait işlerle ilgili konuların gündeme alınmasını önerebilir. Öneri, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde gündeme alınır.” Neymiş Sayın Vidinlioğlu? Belediye Meclis üyeleri öneri yaparmış, toplantıya katılanların oyuna sunulurmuş, salt çoğunluk var ise gündeme alınırmış. Bizim Meclis üyemiz ne demişti? ‘Sayın Başkan, bunu Meclis’e oylatmanız gerekiyor’ demişti. Demek ki neymiş? Kastamonu Belediye Başkanı, Belediye Kanunu’ndan bihabermiş. Orada maaş verdiğiniz hukukçular sizi doğru yönlendirsin Sayın Vidinlioğlu. Seçilmişlerin hakkını lütfen gasp etmeyiniz. Belediye Meclisi’nin nasıl çalışacağı noktasında kafa karışıklığınız varsa bu ülkene görüş alabileceğiniz hukukçular, TBMM, büyükşehir belediyeleri mevcut. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Aynı kanunun 26. Maddesi derki; ‘Meclis üyeleri, meclis başkanlığına önerge vererek belediye işleriyle ilgili konularda sözlü veya yazılı soru sorabilir. Soru, belediye başkanı veya görevlendireceği kişi tarafından sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılır’. Kanuna göre,‘soru sormak da bir önerge’ deniliyor. Şimdi ben Sayın Vidinlioğlu’na‘hadi istifa edin’ desem, ‘ben öyle demedim’ diyeceksiniz, ‘tilkinin kuyruğu o kadar uzun değildi’ diyeceksiniz. Belediye Kanunu madde 21 ve madde 26 ortada.

Bu ülkede her birimiz Türkçe’nin ne kadar önemli olduğunu düşünür ve yaygın konuşmasını isteriz. Buradan yola çıkarak ‘önerge nedir?’ diye Sayın Vidinlioğlu sorunca, kendisi zahmet edip bakmamış ama ben Türk Dil Kurumu’na baktım. TDK’ya göre önerge ‘Meclis, kurultay gibi resmi düzenli toplantılarda bir konu görüşülürken, herhangi bir öneride bulunmak isteyen üyenin yada üyelerin hazırlayıp başkanlığa verdiği, oya konularak karar verilmesi istenen yazılı kâğıt’ demekmiş. Sayın Vidinlioğlu, fıkrayı kötü anlattığınız kadar belediyeyi de kötü yönettiğinizi üzülerek söylemek zorundayım. Biz bu şehrin iyi yönetilmesini istiyoruz. Biz belediye başkanının dostuyuz, dost acı söyler. Sayın Vidinlioğlu, derse ki, ‘Hikmet başkan ben bunlardan anlamadım. Siyasal Bilimler Fakültesi’nden bir resmi yazı getir’ derse ben onu da getiririm.

Usul erkan hatırlatması yapanların, bir kurumun başında olanların, ağzından çıkanları tartması gerekir. Hemen kolaylıkla ben istifa ederim dememesi gerekir.

“BEYT-ÜL MALA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUZ”

“Yaptığı basın toplantısında Meclis toplantılarında Meclis üyelerine müdahalede bulunmadığını söylememişti. Ancak yaptığı müdahaleler Meclis toplantılarının canlı kayıtlarında ortadadır.

Biz belediye başkanından şehrin çıkarlarını savunmasını istiyoruz. Kendisini değil. İmkan ve olanaklarını Kastamonulular için savunmasını istiyoruz. Beyt-ül mala sahip çıkmasını istiyoruz.

Biz bu memleketin hak ve çıkarlarını savunmaktan bir gün bile geri adım atmadık. Bundan sonra da atmayacağız. Yüzde 25 üyesini artırmış bir Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselelerine kulak veren belediye başkanının kendi il başkanının görevden alındığını unutması çok tuhaf. Cumhur ittifakı ile arasındaki çatlaklara bakabilir. İnebolu’da, Azdavay’da, İhsangazi’de ve merkezdeki çatlakları görmezden gelmesi, kendi seçim dönemindeki il başkanı görevden alınmışken, bizim partimiz üzerinden gündemi sapıtmasına da anlam veremiyoruz.

“ÖYLE BİR GERİ VİTESE TAKTI Kİ FARKINDA DEĞİL”

“Seçim döneminde yaptığı açıklamada, bu tartışmalı projeyle ilgili olarak ‘Allah nasip ederse, 1 Nisan sabahından itibaren bunu ben de hemen inceleyeceğim ve kamuoyuyla paylaşacağım’ demiş. Üzerinden 25 ay geçmiş. Bütün meseleleri savcılığa havale eden, elinizde bir şey varsa savcılığa gidin diyen, ama yerel seçimlerden önce,‘Burada 40 milyon lira haksız kazanç var’ diyen, ‘Bunun gereğini 1 nisan sabahı yapacağım’ diyen bir adam, 25 ay sonra vitesi öyle bir geriye takmış ki hiç farkında değil.

“SEÇİLDİĞİ GÜNDEN BERİ KASTAMONU GÖZÜNÜN ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”

“Sayın Vidinlioğlu, basın toplantısında, benim kendisini göz doktoru olarak bilmediğimi söylemiş. Biz onun göz doktoru olduğunu biliyoruz. Ama seçildiği günden beri Kastamonu gözünün önünü göremiyor. Biz onun göz doktorluğu mesleğine elbette hürmet ediyoruz ama siyasi bir körlük yaşadığı için göz doktoru demek yerine belki bu memleketin bütün varlıklarına dişlerini geçirmiş rantçıların dişini çeker diye diş doktoru gibi bir gönderme yaptık.Sayın Vidinlioğlu, belediyede olup bitenleri görmüyor, toplumda olup bitenleri görmüyor, kamuoyunda olup bitenleri görmüyor… Ben şimdi nasıl göz doktoru diyeyim?

“İSKAN VERMEYE ZEMİN HAZIRLIYOR”

“Sayın Vidinlioğlu’nun basın toplantısının temel amacı KastaMall’a iskan vermenin zeminini hazırlamaktır. Hikmet Erbilgin’e anlatılan fıkralar, belediye meclisindeki her şey bir örtüdür. Sayın Vidinlioğlu, inanmadığı bir şeye iskan vermenin zeminini hazırlıyor. Aceleleri var. Kayıt altına alacağım diyor.Niye kayıt altına alacaksın? Çünkü biliyor oradaki aksaklıkları. Giden görevlilerin alçıpanlarıdoğru kontrol etsinler. İskan verdikten sonra o alçıpanlar kaldırılırsa belediye başkanı olarak gereğini yapabilecek misin? Dün yapmadın ki yarın yapasın. Biz ne olacağını biliyoruz, neyin ne olduğunu da biliyoruz. O nedenle Sayın Vidinlioğlu yapacağı icraatları CHP’nin il başkanını karşısına alarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Kendisini milliyetçi muhafazakar gören ancak ‘hak, hukuk, adalet benim pusulamdır’ diyen bütün yurttaşlarımı fıkracılıktan masalcılığa geçmekte olan belediye anlayışına karşı uyanık olmaya davet ediyorum. Biz bütün meselelerde olduğu gibi Kastamonu’nun dertleriyle dertlenmeye, Kastamonu’nun neşesini sevincini büyütmeye, zenginliklerinin artması için katkı sunmaya devam edeceğiz.

“YARGIYA DİLEKÇE VERMEK KOLAY”

“‘Yargıya gidilmesini neden kullanmıyorsunuz?’ diyorlar. Yargıya dilekçe vermek çok kolay. Biz onu veririz. Biz istiyoruz ki, belediye seçimlerden önce ‘beşli çete’ diye itham ettiklerine karşı tutum alsın. ‘Beyt-ülmal’ deyişlerinin arkasında dursun. Hepimizin hakkını savunsun. Belediye Meclisi’nde komisyon oluştursun. Oradan çıkan tabloyla oradan gidelim suç duyurusunda bulunalım. Belediye Başkanı ‘ben bulamam’ diyorsa belediyenin arşivini açsın bize, biz inceleyelim, inceleme araştırma komisyonumuzu işletelim, yargıya gidelim. Biz bunu da talep ediyoruz. Zaten önergemiz bu.”