EN DEĞERLİ HEDİYEM

ZEKİ GÜRDAL KARAOĞLU [email protected]

Haftanın ortasından hepinizi muhabbetle selamlıyorum dostlarım. Yeni yıl yavaş yavaş yaklaşıyor. Her her yerde yeni yıl hediyeleri ile kampanyalar başladı. Hediye vermesini çok severim. Hediyeyi verdiğimiz kişiye ilgimizi, sevgimizi ve saygımızı göstermenin en güzel yollarından biridir. Verdiğim hediyeleri de özellikle icat etmeye çalışırım. Bir şekli ile kendi tasarımım, bana ait bir hoşluk şeklinde yapmaya çalışırım. Bütçesinden kaçtığımdan değil, hediyelerin hediye olması için maddi değerlerinin yanında ciddi bir manevi değeri olmasını isterim.

“İthaf” sözlük anlamı ile hediye vermek anlamına geliyor. Ancak ithafın maddi değerin ötesinde manevi bir değer taşıyıcısı olması daha da anlamlı kılar bu hediyeyi. Düşünsenize beş yüz sayfa roman yazmışsınız ve onca emeğinizi, kitabınızı birine ya da birilerine adıyorsunuz. Kitapların başındadır genellikle… Anneme, babama, eşime diye başlar. Sanatçı ürettiği eseri kendisine emek verdiği kişilere adar. Ya da manevi değeri olan birilerine adarlar.

O kitabın edebi değerinin ötesinde kişi kendi emeğini hediye etmiştir kendisi için değerli olanlara. İthaf eden için o sayfa kitabın geri kalanı kadar değerlidir. İthaf etmek için en son anı bekler çünkü. Birinci sayfaya ilk harfi yazmaya başladığında karar vermiştir, kimlere ithaf edeceğini. Sabırla sayfalarca, sayfalarca yazar eserini. Gönlünün bir yanında hep o en son sayfada, son noktayı koyduğunda, kitabın en başına yeniden dönüp, boş bir sayfa açıp ithafını yazma heyecanı vardır.

Sanat üreten insanlarla yaşamak zordur. Onların üretim süreci içindeki tüm sancıları yakın çevresi de birebir çeker. O eserdeki en büyük katkıları üreten kişinin yanında olmaktır. O yüzden ithafların büyük bir çoğunluğu “sevgili eşim, çocuklarım” diye başlar.

Her ithaf bir tarafı ile minik bir özür, bir teşekkür ve diğer tarafı ile de bir yüceltmedir.

Özürdür çünkü ben bu eseri üretirken sana epey bir çektirdim ama bak şimdi bu kitabın en başında her şeyden önce, hatta benim yazdıklarımdan bile önce senin adın var demektir. Teşekkürdür çünkü yıllarca kendine emek veren insanlara şükranlarını dile getirir.  Ve doğal olarak yüceltmedir. Sayfalar dolusu koca bir emeği uğruna adadığın kişidir.

Uzun lafın kısası ithafları okumayı çok severim. Beni hep etkilemiştir, o ithaf metinleri. Ne şanslıyım ki benim de bir iki kez ürettiklerimi ithaf etme şansım oldu. O yüzden ithaf etme duygusunun hazzını yaşayabildim.

Ama ithaf etmek için illa ki sanat yapmaya gerek yok. Kendimizce değerli addettiğimiz ürünlerimizi, işlerimizi hediye edebiliriz. Bu yıl sevdiklerinize değişik bir hediye vermek istiyorsanız bir şeyler “ithaf” edebilirsiniz. Ben bir süredir zamanımı ithaf ediyorum sevdiklerime. Nasıl mı?

Yaşamımız, yaşadığımız her yıl bir eser aslında. Yıl bitip de geri dönüp bakarız, nasıl geçirmişiz diye, tıpkı bir heykeltıraşın eserine son vuruşunu yaptıktan sonra, ressamın son fırça darbesini vurduktan sonra, bir yazarın son noktayı koyduktan sonra geri çekilip baktığı gibi.

Yeni yılın bu son günlerinde dönüp bakıyoruz “2021” isimli çalışmamıza. İyi günleri de oldu diyoruz, kötü günleri de oldu diyoruz. Ve “2022” isimli çalışmamıza hazırlıklara başlıyoruz. 365 gün boyunca sürecek olan bu çalışmamız kimi zaman zor geçecek, kimi zaman kolay geçecek. Ama tıpkı diğerleri gibi en sonunda bitecek. Çünkü bu eserleri yarım bırakmak gibi bir şansımız yok.

Benim ithaf hediyem şu şekilde oluyor. Yeni yılında başında o yılı kime ithaf edeceğime karar veririm. Ve bir biçimde yılını o kişi ya da kişileri mutlu edebilecek bir şekilde yaşamaya ve bir şeyler yapmaya gayret ederek yaşarım. Diğer yılın ilk gününde de yılın keyifli bir özetini ve fotoğraflarını içeren bir sunumla da hediyemi veririm. Teknoloji artık o kadar harika ki ne fotoğraflar için, ne sunum için baskı vs. derdimiz de yok. Hazırla ve mesaj at hediyeni. Ha bu hediye sanal düğün davetiyelerine istinaden takılan sanal çeyrek altınlardan değil. Gerçi epeydir çeyrek altın görebildiğim de yok ya, neyse…

Eğer benim bu ilginçliğim aklınıza yattıysa  tam şu anda durup “2022” isimli eserinizi kime ithaf edeceğinize karar verin. İthaf ettiklerinizi memnun etmek için, mutlu etmek için eserinizin güzel olması çalışmalarınıza şimdiden başlayın. Bir eser ortaya koymak sancılıdır unutmayın. Kolay günler de olacak, zor günler de ama en sonunda eserinizin bütününe bakacaksınız.

“2021 Yılı” isimli çalışmamı 1 Ocak 2021 günü anneme, babama, halama ve çatımız altındaki tüm canlara hediye etmeye karar vermiştim. Kendimce iyi bir hediye vereceğimi düşünüyorum. Tabi bunu hediyeyi aldıktan sonra onlara sormak gerekecek beğenip beğenmediklerini. Ve bu arada da “2022 Yılı” çalışmamı da 2022 yılında doğacak olan tüm evlatlarımıza ithaf etmeyiplanlıyorum. Elimden geldiğince, dilimin döndüğünce onlar için güzel bir şeyler üretmeye, güzel bir gelecek hazırlamaya gayret edeceğim…

Peki siz “2022 Yılı” çalışmanızı kime ithaf edeceksiniz?..

 

ZEKİ GÜRDAL KARAOĞLU