Gecenin şafağı Kahraman Şevket Bey

MUSTAFA AFACAN

Üsteğmen Şevket Bey “Biz Kuvayi Milliye saflarına katılmak zorundayız. Memleketin kurtuluşu için aradığımız ışık, Mustafa Kemal’in başında bulunduğu harekettedir” dedi 1. Tabur Silahçısı Yakup Bey’e…
Böyle başladı “kurtuluş”.

“16 Eylül 1919”…
Kastamonu “Kuvayi Milliye” safına katıldı.

Bugün Kastamonu’nun “yerel bayramı”…
102’nci yıldönümü.

16 Eylül gecesi…
Kastamonu Kışlası’ndaki 58’in Alay 2’nci Bölük Üsteğmeni Şevket Bey harekete geçti, emperyalist devletlerin işbirlikçisi konumundaki mülki ve askeri idareyi görevden indirdi, Kuvayi Milliye kadrolarının göreve gelmesini sağladı.

Masal gibiydi…
Bir kişinin zekasının ülkenin kaderini değiştirdiği tarihsel andı.

“Olmak ya da olmamak” yol ayrımında…
Vatan ve bağımsızlık aşkının galibiyetiydi.

Kurtuluş Savaşı’nın “en başındaki” dönüm noktasıydı 16 Eylül…
Kastamonu, Kuvayi Milliye safına geçmemiş olsaydı İnebolu’dan cepheye uzanan “İstiklal Yolu” olmayacak, kağnı donanması ile cephane sevki yapılamayacak, İnebolu limanı sayesinde yurtseverler Anadolu’ya geçemeyecekti.

En “stratejik” geceydi…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk dakika dakika telgraf başındaydı bu nedenle.

(Hasan İzzettin Dinamo’nun “Kutsal İsyan” serisi kitaplarının 4’üncü cildinde harf harf anlatılıyor Kastamonu’nun Kuvayi Milliye’ye geçişi…
Her Kastamonulu okumalı.)

Üsteğmen Şevket Bey tarihe “Kahraman Şevket Bey” namıyla geçti…
İstanbul doğumlu olduğu ve 2’nci İnönü Savaşı’nda şehit olduğu kaydediliyor.

Ruhu şad…
Mekanı cennet.

Bugün Kastamonu’nun yerel bayramı…
Kutlu olsun.

 

Not: Okul sezonun ilk haftasını 5 okulda 6 sınıfı karantinaya alarak kapatmıştık “resmi olmayan duyumlar” itibarıyla…
Yeni hafta ile birlikte sayının arttığı “rivayet” ediliyor.

(Kamu açıklama yapmıyor…
Neden?)

Sınıflar “bir bir” düşüyor…
İki öğrencinin “pozitif” çıktığı sınıflar evin yolunu tutuyor.

Veli dışarıda virüs alıyor, eve getiriyor, çocukla pay ediyor…
Okulu ne kadar güvenli hale getirirsen getir, “dışarısı” güvenli değil.

Ülkemizde ne kamu denetimi kaldı ne de vatandaş hassasiyeti…
Her gün yüzlerce vaka, onlarca “kayıp”.

Haber bile değil…

“Rutin”.

Sürdürülebilir bir gidişat değil…
Faturasını cümleten ödeyeceğiz.

 

MUSTAFA AFACAN