“Gelecek, geçmişin ışığında aydınlanır”

GENÇLER 19 MAYIS'TA GÖSTERİLERİYLE NEFES KESTİ

19 Mayıs’ı yine katılımın sınırlı kaldığı dar bir alanda, cadde üstünde kutladık.

  • 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlama töreninin stat yerine meydan önü cadde üzerinde yapılma ısrarı, sergilenen gösterilerin hak ettiği ilgiyi görmesini ne yazık ki yine engelledi. Töreni izlemeye gelen vatandaşlar oturma yeri ve platformunun iyi olmadığını, gösterileri çok zor izlediklerini, bu tür kutlamaların stadyumda ya da daha geniş serbest alanlarda yapılmasını istediler.

 

  • Günün anlamıyla ilgili veciz bir konuşma yapan Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak, “Bu tarih bir milletin yeniden diriliş destanının ilk adımlarının tarihidir. Bu tarih, bir milletin canlı canlı gömülmeye çalışıldığı mezarından doğrulup emperyalist canavarların elde kalan son dişlerinin de söküleceğinin muştusunu haykıran tarihtir. Gelecek geçmişin ışığında aydınlanır. Kendi tarihini bilmeyen, yazmayan milletlerin tarihini başkaları yazar” dedi.

 

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı yurt genelinde olduğu gibi dün Kastamonu’da da törenlerle kutlandı.

Cumhuriyet Meydanı ve meydan önündeki kutlama töreni Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak’ın Atatürk anıtına çelenk koyması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

Her iki törene de Vali Avni Çakır, Garnizon Komutanı Per. Alb. Yücel Ercan, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak, bazı kurum ve kuruluş müdürleri, siyasi parti temsilcileri, STK başkan ve yöneticileri, okul müdür ve öğretmenleri ile vatandaşlar katıldı.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak şunları söyledi:

“Bugün, Mustafa Kemal’in Samsun’da tutuşturduğu istiklal meşalesinin, Anadolu’da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının 103. yıldönümünde sizleri saygıyla selamlıyorum.

Asırlar boyunca cihana adaletiyle, medeniyetiyle nizam vermiş olan Osmanlı Devleti’ni üç asır süren içten ve dıştan yıkma gayretlerinin son demindeydi Anadolu. Üç kıtaya hükmetmiş cihan devleti Osmanlı, Cihan Harbi’nin nihayetinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile bitkisel hayata girmişken Türk Milletini Anadolu tarihinden silmek için Sevr Antlaşması konulmuştu masaya. İstanbul’da, Marmara’nın mavi sularını kapkara bir umutsuzluğa boyayan İngiliz zırhlılarının namlularının gölgesinde, kadim şehrin sokaklarında postallarla kirletirken İngiliz askerleri, Antep’ten Edirne’ye, Urfa’dan İzmir’e, Maraş’tan Kastamonu’ya bir hüzün kaplamışken yürekleri, 1919 yılının Mayıs ayı geldi çattı. İstanbul’dan demir alan Bandırma Vapuru, 23 kurmay, 25 er ve erbaş 8 kâtip ve 21 mürettebat ile yeni bir tarih yazmak üzere Mustafa Kemal’in liderliğinde yola çıktı. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayakbastı yeni bir destanın ilk cümleleri. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayakbastı küllerinin arasından yanardağları alevlendirecek Ergenekon Dağı. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayakbastı ezelden beridir hür yaşayanların gür sesi. Bu tarih sadece bir komutanın karaya ayak basmasının tarihi değildir. Bu tarih bir milletin yeniden diriliş destanının ilk adımlarının tarihidir. Bu tarih batı ufuklarını kapkara saran çelik zırhlı duvarların iman dolu göğüsleri boğma emellerinin ayaklar altına alındığı tarihtir. Bu tarih her bir karış toprağından şüheda fışkıran aziz Anadolu diyarının istiklalinin, hürriyetinin, zafer muştusunun ayak sesleridir.

19 Mayıs 1919, bir komutanın karaya ayak bastığı tarih değildir! Bu tarih bir milletin canlı canlı gömülmeye çalışıldığı mezarından doğrulup emperyalist canavarların elde kalan son dişlerinin de söküleceğinin muştusunu haykıran tarihtir. Gelecek geçmişin ışığında aydınlanır. Kendi tarihini bilmeyen, yazmayan milletlerin tarihini başkaları yazar. Tarihi yazan talihi de belirler. 19 Mayıs 1919 geleceğin ufuklarını güneşlerle donatacağımız, talihini kendisi belirleyen geleceğimizin teminatı gençliğimizin en büyük ilham kaynaklarından birisi olmaya 103 yıldır devam ettiği gibi, 19 Mayıs meşalesi de ilelebet yanmaya devam edecektir.

Sevgili gençler; Siz; Türk’e istiklâl aşkını veren, Şehit Şerife Bacıların, Nene Hatunların, Halime Çavuşların, Hamamcı Kadı Salih Reislerin… Siz; ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyen: Antepli Şahinlerin, Sütçü İmamların, Hasan Tahsinlerin, Seyit Onbaşıların… Siz; tarihi tarih yapan Alparslan’ın, Ulubatlı Hasan’ın, Barbaros’un Yavuz’un, Fatih’in Atatürk’ün torunlarısınız.

Binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde, büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, en başta gelen görev ve sorumluluğunuz olmalıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihinin 103. Yıldönümünde Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı tebrik ediyorum.”

Daha sonra Kastamonu Gençlik Merkezi Genç Gönüllü Tayyar Türk tarafından Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi okundu.

Program sunumunu Neslihan Bozkurt ve Mustafa Özkan’ın yaptığı programda, Kastamonu Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen 18-25 yaş arası şiir okuma yarışmasında il birincisi Öznur Sakallı “O Geliyor”, 13-17 yaş arası şiir okuma yarışması il birincisi Hakkı Nadir Alp “Can Yoldaşıma mektuplar” isimli şiirleri seslendirdi. Ardında da Gençlik ve İl Spor Müdürlüğü sporcuları değişik dallarda heyecanla izlenen gösterilerini sergiledi.

Cumhuriyet Meydanı’ndaki program havaya balon atılması ve geçiş töreni ile son buldu.

Akşam da Kışla Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na gençlik yürüyüşü yapıldı. Akşam da Gençlik Merkezi’nde Güzel Sanatlar Lisesi 19 Mayıs Konseri gerçekleştirildi.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenini izlemeye gelen vatandaşlar oturma yeri ve platformunun iyi olmadığını, etkinlikleri çok zor izlediklerini, bu tür etkinliklerin statlarda geniş serbest alanlarda yapılmasını istediler.

 

Cengiz MUHZİROĞLU