“Kastamonu’nun ismi Kastamonu’ya yeter”

  • Milletvekilleri Hakkı Köylü ve Metin Çelik ile İl Başkanı Doğan Ünlü, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’ndaki konuşmalarında, yerel ve geneldeki politikalarına yöneliksert eleştirilerde bulundukları CHP’nin KAS-DER’in talebi üzerine hazırlayıp sunduğu ve Kastamonu’yu “Gazi” unvanı verilmesiyle ilgili kanun teklifiyle ilgili görüşlerini dile getirirdiler. Her üç isim de, bu unvanın işgal görmüş iller için geçerli olduğunu belirtti.
  • Hakkı Köylü, “Kastamonu; yaptıklarıyla, ettikleriyle kendisini ispat etmiş bir şehir. Başına ‘Gazi’ gelmesi Kastamonu’ya bir şey kazandırmaz. Kastamonu’ya gazilik verilince, Kastamonu daha çok mu büyüyecek? Kastamonu o kadar küçük bir yerde değil. Kastamonu’nun ismi Kastamonu’ya yeter. Biri ortaya bir şey attı. Meclis’te binden fazla teklif var. O da oradaki tekliflerden birisi olarak yerini aldı. Daha ötesi yok. Sorarsanız biz bunu desteklemiyoruz ve gerekli görmüyoruz” dedi.

 

CENGİZ MUHZİROĞLU

AK Parti Ekim Ayı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı cumartesi günü Belediye Başkanlığı Konferans Salonu’nda yapıldı.

Divan başkanlığını İGM Başkanı Güray Parçal’ın, Yardımcılığını ve üyeliklerini de Şevki karagöz, Engin Akçaoğlu ve Türkan Günyol’un yaptığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, AK Parti eski Kastamonu Milletvekili Murat Demir, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü ve Yönetimi, Merkez İlçe, kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkan ve Yöneticileri, AK partili İlçe Belediye Başkan ve AKL Parti İlçe Başkanları, İGM Üyeleri başta olmak üzere partili üyeler katıldı.

Doğan Ünlü

AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi:

“AK Parti’ye gönül verenlerin öncülüğü ülkemizin menfaatidir.  Kutlu davanın yanında adımızın, mevkilerimizin önemi yoktur. AK Parti teşkilatlarında ben değil, biz duygusu vardır. Günümüz hastalıklarından birisi kibirdir. AK Parti teşkilatlarında kibir yoktur. Tevazu, samimiyet ve gayret vardır. AK Parti teşkilatlarında milli, manevi değerlere sahip çıkmak vardır. Kardeşlik, yardımlaşma vardır.  Kongre takvimimiz 7 Ekim’de başladı. Takvim işlemeye devam ediyor. İlk etapta delegelerin listeleri askıya çıktı. Seçim sürecimiz devam ediyor. Belde, ilçe ve il kongresi olarak süreç devam edecektir. İlçe kongrelerimiz ocak ayı itibariyle başlayacak. Daha sonrasında 2020 yılı içinde kongre sürecini tamamlamış olacaktır. Eski, yeni ayrımı yapmadan süreç izleyeceğiz. Kucaklayıcı ve kapsayıcı süreç yaşayacağız. Kurulduğu günden bugüne kadar emeği geçenlere teşekkür ediyorum. 7’nci Olağan Kongre’nin teşkilatlara, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a yakışır bir şekilde tamamlanmasını diliyorum. Barış Pınarı Harekatı’nı da hep birlikte takip ediyoruz. Bu harekâtı engellemeye kalktılar, hep birlikte gördük. Türkiye Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Operasyonu’nda olduğu gibi hassasiyet gözeterek, kendi milli ve yerli silahlarıyla operasyona devam ediyor. Bu harekâttan sonra mültecilerin terörden arınmış olarak yaşamalarını sağlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız, kararlı ve cesur duruş sergiliyor. Cumhurbaşkanımız Amerika ve AB’ye haddini bildirmiş ve onları dize getirmiştir. Hem masada hem de askeri alanda kazanan bir Türkiye var. Geçtiğimiz günlerde CHP İl Başkanı asılsız, mesnetsiz basın açıklamasında bulundu. Sayıştay’ın raporlarından bahsetti. Sayıştay’ın raporunda 72’inci sayfada her şey açık bir şekilde yazılmış. Genç çiftçilere dağıtılan hayvanlarda herhangi bir hastalık burgusuna rastlanmadı. CHP İl Başkanı, bunlara bakmadan dolu-boş atıyor. Bu teslimattan sonra genç çiftçi 3 yıl sonra;  2 bin 476 adet büyük baş, 6 bin 432 adet küçükbaş hayvan dağıtımı yapılmış. 1 tane büyükbaş, 10 adet küçükbaş hayvanın ölümü gerçekleşti. Bu tür vakalar, her yıl olduğu gibi olabiliyor. Soğuk zincir yetersizmiş, hayvanlar zayi oluyormuş. Yine yalan, yine safsata. Sayıştay raporu zayi olan aşı oranı yüzde 5’ler seviyesinde. Tarım Bakanlığı’nın öngördüğü yüzde 10’u başarılı olunca, bakanlık başarılı oluyor. Deniyor ki halkımıza, ayaklanalım. Hikmet Erbilgin, senin ayaklanma dediğini millete karşı çok yaptınız. Kastamonu halkını bu şekilde kandıramazsınız. CHP iktidarında olduğu gibi israfa ve halkı yoksul bırakan bir siyaset yapmıyoruz. Halkımızın cebindeki her kuruşun hesabını düşünen partiyiz. Bunlar riyakar, yalancı. Genel Başkanından tutun, milletvekiline, il başkanına kadar sürekli ülke üzerinde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. CHP Milletvekili Hasan Baltacıda bir şey yapmadan farklı farklı söylemler içine giriyor. Diyor ki,Kastamonu’da  öğretmen açığı varmış, fiziki yetersizlikten dolayı ikili öğretim yapılıyormuş. Türkiye’de 44 okul aynı anda yapılıyor. Yapımı devam eden ve proje aşamasında olanlar var. Dersliklerde de sayıyı aşağıya çektik. Öğretmenlerde de norm fazlası duruma getirdik. Baltacı, bir şeyleri anlamadan dinlemeden konuşuyorsa, benim telefonum açık. Milletvekillerimizle de konuşabilir. Biz kendisine gereken cevabı veririz. Ne tarafından baksanız, sıkıntı. Yapılanları görmüyor, gözleri kör. Yapılanları duymuyor, kulakları sağır. Bu kadar basit siyaset olur mu? Küre ilçemize gelen maden payının önce gelmediğini söylüyor. Maden payımızı devletimiz, faiziyle birlikte gönderdi. Baltacı, basına açıklama yaptığını ve açıklamasından sonra Küre’ye maden payları geldiğini söylüyor. Senin sözünü kim dinler? Senin sözünü, senin gibi düşünenler dinler. Bu kadar ucuz siyaset olmaz. CHP zihniyeti, milletimizin en yoğun duyguları olduğu dönemde ‘GaziKastamonu’ olsun diyor. Şimdiye kadar neredeydiniz? CHP’nin tek başına iktidar olduğu dönemleri geçirdik. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Kastamonu’ya geldi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun aklına geliyor da,  Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın aklına Kastamonu’ya gazi unvanı vermek aklına gelmiyor. İnebolu’ya İstiklal Madalyası verildi. Allah razı olsun. Şapka İnkılâbını yaptık. Seçim zamanı vaatler verdiler. Şehit ve gazi yakınlarını işten çıkardılar. Bunlara değer vermeyen zihniyet ‘Gazi Kastamonu’ olsun diyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Şehit ve gazilere değer vermezsiniz, şehit cenazelerine katılmazsınız. Hangi cenazelere katıldıklarını biliyoruz. Sizin siyasi ayak oyunlarına gelmeyiz. Kastamonu halkını kandırmaya kalmayın. Kastamonu halkı siyasi manevralara boyun eğmez. KAS-DER Genel Başkanı’na ne oluyor,anlamıyorum. ‘Biz siyasi partinin arka bahçesi değiliz’ diyor.  Sonra CHP’nin grup toplantısına katılıyor, Kılıçdaroğlu’na hediye takdim ediyor. Eğer siyaset yapacaksa KAS-DER’i bıraksın, istediği yerde siyasetini yapsın. Bir yandan iç ve dış düşmanlarla mücadele ederken, manipülasyon ve baskıya maruz kaldık. Ancak yatırımlara devam ediyoruz.”

Metin Çelik

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelikde,şöyle konuştu:

“Ülkemizin verdiği mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Türkiye Barış Pınarı Harekatıyla tüm oyunları bozmuştur. Türkiye gereken adımları zamanında atmış, ülkemizin haklılığı tüm çarpıtmalara rağmen tescil edilmiştir. Allah Mehmetçiklerimizden razı olsun, yolları açık olsun.  Türkiye uzun süredir mücadeleyi yürütüyor. Türkiye’de eskiden olsa sosyal ve ekonomik olarak sıkıntılar devam edebilirdi. Ancak günlük yaşam devam ediyor. 2013 yılından itibaren yöneltilen ekonomik saldırılar, darbe kalkışması hızımızı kesmeye yönelik durumlarıCumhurbaşkanımız,  bu ülkeyi seven insanlar ve partilerin desteği sayesinde hamdolsun aşıyoruz. Ülkemizdeki dengelenme  süreci hızlı bir şekilde sonuç verdi. Enflasyonda tek haneli rakamları gördük. Faizlerde, Merkez Bankası’nın ciddi indirimlerini gördük. Geçen yıl Ağustos ayında Türkiye’nin ekonomisi çökertilmeye çalışıldı. Bu büyük saldırının rayına döndürülmesi çok güzel. Hemen bazı şeyler düzelmesini beklemiyoruz. İnşaat sektöründeki daralma ve sektöre bağlı sektörde düzelecek. Tüm saldırıların yaşandığı dönemde Kastamonu’daki yatırımlar devam ediyor. Özellikle 2017 yılının deprem testindeki raporlarından sonra okullar yıkılıp, birçoğu yapıldı. Okulların bir kısmı da yapımına devam ediyor. Bu yılda Türkiye’de en fazla KÖYDES ödeneğini alan il olduk.  Çalışmalarımıza planlı bir şekilde devam ederek köylerimizin alt yapısını güzel bir seviyeye getireceğiz. Sağlık konusu var. Uzun süredir yapılan çalışmalar belli bir aşamaya geldi. Kastamonu Devlet Hastanesi’nin yeni bir hastane oluşu bazı şeyleri planlamamıza yardımcı oluyor. Tıp Fakültesi, eğitim ve araştırma hastanesi ile devam edecek. Daha kolay öğretim üyesi, uzman hekimler gelecek. İlçelerimizle ilgili hastaneler güçlenmeye devam diyor. Doktor atamaları sürüyor. Kastamonu sağlıkta da güzel günlere gebe.

Kongre süreci başladı. İlçe  kongreleri Ocak ayından itibaren başlayacak. Beldeler Kasım’da yapılacak. Önümüzdeki süreçte partimizin geleceğe hazırlanması noktasında kongreyi önemli görüyoruz. Kastamonu’da işler bu şekilde giderken, birileri bunlara inanmıyor. Bazen basın üzerinden, bazen de aynı ortamlarda bunları konuşuyoruz. Çarpıttıkları meseleleri yüzlerine vuruyoruz. Yalanlar, dolanlar.. Küre Bakır Madenciliğiyle ilgili çarpıtma var. Her sene madenlerden Köylere Hizmet Götürme Birliği, belediye ve İl Özel İdaresi’ne pay ayrılıyor. Bazen bu ödemeyi firma yapmıyor ve hukuki problem oluyor. Şubat ayında maden kanunuyla ilgili değişiklik oldu. Maden payı direkt olarak o ilde firmalar tarafından ilgili kuruma yatırılmayacak, Maliye Bakanlığı’na yapılacak. Bakanlık ilgili kurumlaraödemeyi yapacak. Bunu söyleyen arkadaş ‘maden payından elinizi çekin’ diyerek algı yaratmaya ve bir şeyler yapıyorum izlenimi vermeye çalışıyor. Bunlar bilindiği halde çarpıtmaya çalışılıyor. Maden payınaBakanlığın ve Hükümetin el atması mümkün değil. Ortada kanun var. Sadece usul değişti. Bu usulün ilk uygulamasıydı. Maalesef bu tür çarpıtmalar yaşıyoruz. Ancak diyecek bir şey de bulamıyoruz. Bunu bu şekilde topluma sunan siyasetçiye ne söylenebilir ki?

Gazi unvanıyla ilgili kanun teklifi verildi. Kastamonuların milli mücadeledeki yerini, cesaretini, fedakarlığını, kahramanlığını bilmeyen var mı? 100 yılda da unutturmaz. Kastamonu üzerinden siyasi menfaat elde etmek isteniyor. Türkiye’de 2 il ve 1 ilçe Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası almış. 100 yıldır belki yüzlerce milletvekili Kastamonu’da görev yaptı. Allah razı olsun. Ama kimse bunu kullanmak istemedi. Hemen AK Parti’nin aleyhine geçmeyi, Kastamonuların vicdanına bırakıyorum. Kastamonu işgal görmediği halde bu kahramanlıkları ortaya koymuştur. Kastamonu gelecekte sanki işgal görmüş ve kurtulmuş bir şehir algısı oluşturacak durumlara girmemiz icap eder. Ben sıcak bakmıyorum. Kastamonu’nun bizatihi ismi yeter. Herhalde arkadaşlar, Kastamonu isminin ağırlığının farkında değil. Eğer Kastamonu’yla ilgili bir ihmal varsa ki, var. O ihmalin en büyük sorumlusu CHP’dir. Kastamonu’ya hiçbir şey yapılmadı diyemeyiz ama 100 yıllık, 50 yıllık özlemlerine Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, AK Parti sayesinde kavuşmuştur. Kastamonu’ya Batı’nın Doğusu şeklinde şiirler yazıldı. Artık Batının Doğusu Kastamonu yok. O günler geldi, geçti. Bu arkadaşlar, maalesef kendilerini kompleksten kurtaramıyorlar. Kastamonu bugün hem bölgenin hem ülkenin göz bebeği illerinden birisidir. Ilgaz Tüneli’nden, havalimanına kadar, doğal gaza kadar. İşimize devam ediyoruz. Bunlar görünüyor; ancak görmemek, duymamak alışkanlık haline geldi. 15 yılda 15 milyar TL yatırım yapıldı. İnşallah ülkemiz, ilimiz, ilçelerimiz için çalışmaya devam edeceğiz.”

Hakkı Köylü

Son konuşmayı yapan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü isekonuşmasında şöyle dedi:

“Salona ilk girdiğimde büyük bir eksiklik vardı. Artık bu toplantılara rağbet olmadığını düşünmüştüm. Ancak salon doldu. Partimizde, bir heyecan, bir azim devam ediyor. İnşallah bundan sonra da devam edecek.

Kısa aralıklarla 2 seçim geçirdik. Bu seçimlerde AK Parti geriye doğru gidiyor, oyları azaldı, birçok belediye başkanlığını kaybetti şeklinde konuşuluyor. Öncelikle Kastamonu’da bizim oyumuz yüzde 30,5’la başladı. Daha sonrada bu sayı giderek yükseldi. En son Türkiye geneli 49,5 oldu. Kastamonu ise 50,5 oldu. Zamanla tepki oyları geliyor, gidiyor. 49’a çıkıyor, 42’e iniyor. Biz niye 49’a çıktık da 50’ye çıkmadık. Ya da neden 49’da duramıyoruz sormalıyız. Kendi kendimizi sorgulamalıyız, eksiğimiz nedir. yanlışımız nedir? Bunun hesabını yapmalıyız. Hepimize çok görev düşüyor.

Türkiye’deki sosyolojik yapıyı incelersek, belli gruplardan bize kolay kolay oy gelmiyor. Ama buna rağmen o sosyolojik yapının içine girmeliyiz. Onlarda bu memleketin insanı, bizim insanımız. Bizden ne istediler de alamadılar?Bizden çekindiler mi, yanlışımızı mı gördüler? Ya da eksiğimizin mi fazla olduğunu düşündüler? Bunları analiz edip, o gruplara nüfuz etmemiz lazım. En büyük hedefimiz bu olmalı.

Seçime daha zaman var, ama birden gelir seçim. Biz TBMM’de ittifakız. Cumhur İttifakıyız. Zaman zaman bazı yakınmalar duyuyoruz. Bu ittifaktan dolayı şikayetçi kimse yok, olmaması da gerekir. Meclis’te beraber çalışıyoruz. MHP’nin desteğiyle mecliste sorunsuz ilerliyoruz. Bu ittifakın zamanında kurulmuş ve halen devam eden bir ittifak olduğunu bilerek hareket edebiliriz.

Teşkilatlarımızda kırılmalar, dargınlıklar, küskünlükler oluyor artık bunları bir tarafa bırakıp, ayrılıkları neredeyse onları bulup bir araya gelmemiz lazım. Başka partiye geçene, yapacağımız bir şey yok. Ama hâlâ gönlü bu partide olan ancak çeşitli sebeplerden dolayı uzaklaşan hemşerilerimiz, arkadaşlarımız var. Madem ki kongre dönemi başladı. Bu hususta çalışmalıyız.

Barış Pınarı Harekâtı yapıldı, şu an da bir duraklama var. Devleti yönetenler açıklama yapıyor, hepimiz görüyoruz. İnşallah iyi sonuçlanacak, ben eminim. Hiçbir konuda polemiğe girmeye girmek istemiyorum. Ancak basın mensupları bana sordu. Seçim öncesinde Abdullah Öcalan bir mektup yayınladı. Bu mektubun yayınlanmasını belki de hükümet istedi, diyerek eleştire bulunuldu. Şu anda PKK’nın elebaşı hükümlüdür, İmralı’da yatmaktadır. Fiilen ve hukuken bu örgütün başı olmaktan çıkmıştır. Buradan eğer örgütü suç işlemeye teşvik ediyorsa, harekete geçilir. Ancak, ‘Silah bırakın, ateşi kesin, teslim olun’ diyorsa bunun bir sakıncası yok. PKK’yı biz engelliyoruz ancak suç işlemeye devam ediyor. Nasıl ki FETÖ darbesini gördük. Üst kademedekiler 252 tane ağırlaştırılmış ceza alıyorlar.

Kastamonu en çok şehit veren illerden birisi. Ancak savaşarak kendini kurtarmış bir şehir değil. Gazilik ancak işgale karşı direnen ve işgal gören şehirlere verilir. O da Türkiye’de Gaziantep, Kahramanmaraş var. Kastamonu’ya gazilik verilince, Kastamonu daha çok mu büyüyecek? Kastamonu o kadar küçük bir yerde değil. Kastamonu’nun ismi Kastamonu’ya yeter. Yıllarca beylik merkezi olarak kalmış; yaptıklarıyla, ettikleriyle kendisini ispat etmiş bir şehir. Başına ‘Gazi’ gelmesi Kastamonu’ya bir şey kazandırmaz. Biri ortaya bir şey attı. Meclis’te binden fazla teklif var. O da oradaki tekliflerden birisi olarak yerini aldı. Daha ötesi yok. Sorarsanız biz bunu desteklemiyoruz ve gerekli görmüyoruz.”

Toplantı Doğanyurt Belediye başkanı Ahmet Kaya’nın ilçesi ile ilgili yaptığı çalışmaları, faaliyetleri ve yatırımları ile ilgili konuşma ve sunumunun ardından toplantı basına kapalı şekilde devam etti.