Kırık barajı yoksa su da yok

MUSTAFA AFACAN

Ilgaz isale hattı patladı, şehrin bir kesimi susuz, belediyenin su kahramanları arızayı onarmak için insan üstü gayretle gece gündüz mesaide…
Kırık barajı yapılmadıkça aynı kabus yaşanmaya devam edecek.

Şehirce birinci önceliğimiz “su”…
Elbirliği ile bastıralım.

Pazartesi günü yaşanan sel felaketinde il geneline düşen ortalama yağış miktarı metrekarede 152 kilogram oldu, bu bile yetti Ilgaz isale hattını patlatmaya, üstüne üstlük yerin 2 metre altındaki boruları kaldırıp atacak kadar, 11 kilometre boyunca hat koptu…

Şehrin bir kesimi susuz kaldı.

Hattın arıza boyutunu ölçmek bile mesele…
Hat boyunca ne yol var ne iz, bildiğiniz “cangıl”.

Belediyenin yaptığı ilk hesaplamaya göre 11 kilometre hattın onarımı için gerekli bütçe 45 milyon TL…
Maliyetin zaman içinde üstüne koyacağına şüphe yok.

Belediye en azından hattın bir kısmını ivedilikle onarıp şehre su vermenin gayretinde…
Ilgaz hattının su verdiği kesimlere Karaçomak barajından su vermek olası değil çünkü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın acil olarak verdiği bir miktar ödenek ile işin başına çıkmak mümkün değil zaten…
Yaraya tütün şimdilik.

Ilgaz isale hattı her felakette patlayacak, Karaçomak barajı zaten yetersiz, Kırık barajı hizmete girmedikçe aynı mağduriyeti yaşamayı sürdürecek Kastamonu…
Mevcuda yapılan harcama da boşa gittikçe gidecek.

Kırık barajı ve devamında isale hattı için şehir olarak sesimizi yükseltelim…
Kırık barajı yoksa su da yok.

 

Not: Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yaşanan sel felaketinin sebeplerini hakkıyla anlamaya ilişkin ilimiz genelinde “bütüncül” bir inceleme yapılmadı, tekrarlanması halindeki senaryo yazılmadı, yıkılan onarıldı sadece…
Aynı filmi hafta başında tekrar izledik.

Koca bir yıl geçti…
11 Ağustos felaketinin tam anlamıyla nasıl kaynaklandığını bilmiyoruz, meteoroloji verileri ve kıt kanaat saha araştırmalarından hareketle ortaya konulan raporlar var, onları da okuyan var mı meçhul.

Doğa izin verdi gardımızı almamız için…
İlk yumrukta yine devrildik.

Sıcaklığın birkaç derece daha yüksek olması halinde 11 Ağustos felaketine rahmet okutacak bir facianın eşiğinden döndüğümüz ayan beyan…
Allah korudu.

Doğa yeniden bir fırsat verdi aslında mevcut “yeni normal” koşullarına karşın savunmamızı güçlendirmemiz için…
Isının önümüzdeki aylarda artmasıyla koşut çok daha güçlü saldırı kapıda.

Ortak akıl, bilimsel çalışma, radikal çözüm…
Olması gereken bu.

Pansuman tutmuyor artık…
Ameliyat şart.

 

 

MUSTAFA AFACAN