Bilgi çağı

Her yıl olduğu gibi bu yılda dünyanın en iyi üniversiteleri açıklandı. Türkiye’den ilk 500’de bir, ilk 1000’de dokuz üniversite var.

Dünyada 206 ülke var. Maalesefbu başarı listesindeadını, sanını, yerini, kıtasını bilmediğimiz 3’üncüyü bırak 4’üncü, 5’inci dünya ülkeleri ile aynı kefedeyiz.

Her yıl üniversite sınavında milyonlarca gencimiz dünya sıralamasında ilk 1000’de bile adı sanı geçmeyen okullara girmek için ter döküyor demek ki.

Bilgi tüm zamanların en güçlü silahıdır.

Bilgiye sahip olan dünyaya sahip olur.

Bilgiye ilgi göstermeyen ülkeler fakirlikten, yoksulluktan, açlıktan, savaşlardan sömürülmekten, kullanılmaktan kurtulamaz.

Dünyanın en zengin doğal kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri, dünyanın en kritik jeopolitik bölgesindeki Ortadoğu ülkeleri ve en bakir doğaya sahip Güney Amerika ülkeleri fakirlik, açlık, savaş içinde iken cehennemin dibinde fay hattı üzerindeki Japonya, denizi doldurup arazi elde eden Hollanda ve çölün ortasındaki İsrail zenginlik içinde ise bunun tek izahı bilginin onlarda olmasıdır.

Onun için dinimizin ilk emri oku’dur.

Onun için ‘İlim Çin’de olsa gidip alınız’hadistir.

Onun için Atatürk ‘En hakiki mürşit ilimdir’demiştir.

Bilgi, tüm insanlık tarihi boyunca kendisine sahip olan medeniyetlere dünyanın kapılarını açtı. Fatih Sultan Mehmet zamanının en modern toplarına sahip olduğu için İstanbul’u fethedebildi. Cengiz Han en modern savaş tekniklerini geliştirdiği için tarihin en büyük imparatorluğunu kurdu. Genç Türkiye Cumhuriyeti ilk yıllarında eğitime bilime önem verdiği için hızla modern, refah bir ülke oldu.Kötü bir örnek olduğunu bile bile yazıyorum: Amerika atom bombasını yapabildiği için Japonya’yı yendi.

Bilgi sahibine çok sadıktır, yorum yapmaz, itiraz etmez. İyilik için kullanılırsa dünyayı kalkındırır, eğitir, güzelleştirir. Kötülük için kullanılırsa anında dünyayı yok edebilir.

Eğitim sisteminigüçlü tutmayan,bilgiye önem vermeyen ülkelerbilgi sahibi ülkelerin planlarında ancak figüran olurlar.

Bilgiye hâkim olan ülkeler ise, artık başrol oyuncusu geçti yönetmen, hatta senarist oldular.

Kendi kaderimizin senaryosunu yazmak istiyorsak ilime, bilime, bilgiye sahip olacağız.

Akıl bunu gösteriyor, dinimizde bunu emrediyor.

Biz niye yapmıyoruz peki?

FEZA TİRYAKİ