Tozpembe değilmişiz?

mafacan

İlimizin ekonomiye dair sorunlarının masaya yatırılmasının ve yerel aktörlerin işbirliğinde çözüm yolları önerilmesinin amaçlandığı geniş kapsamlı “Ekonomi” toplantısı KATSO toplantı salonunda yapıldı…

Ekonomi namına ortada tozpembe bir Kastamonu tablosunun olmadığının farkına varılması açısından son derece faydalı bir toplantı oldu.

Toplantının balans ayarlarını ustalıkla yapan Vali Vekili Ünal Kılıçarslan başarıyla toplantıya başkanlık etti, İŞKUR, KOSGEB ve Defterdarlık yetkilileri il ekonomimizin çapını net gösteren sunumlar yaptılar…

Geçtiğimiz yıl ilimizin vergi geliri 629 milyon küsurken buna karşılık giderimiz 2 milyar 377 milyon küsur olmuş ki; görüldüğü üzere devlete yükümüz epey ağır.

Kastamonu’yu ekonomide güzel günlere taşımak görevi, salonunun ön sırasındaki koltukları komple devlet yetkilileri doldurduğuna göre, en başta yine devlete düşüyor anlaşılan…

Daire müdürleri önde, özel sektör arkada, haydi memleketi kurtarmaya.

Bir konuşmacı önerdiği yatırımlar hayata geçirildiği takdirde ilimizin sağlıkta ülkemizin başkenti olabileceğini ileri sürdü…

Böylesi büyük bir hayalin illa ki köşetaşı olan tıp fakültesinin şehrimizde hizmete girmesinin hedeflendiği tarih, Kastamonu Üniversitesi Rektörü tarafından önümüzdeki yıl olarak verildi. Göreve geldiğinden bu yana tıp fakültesini Hacettepe Üniversitesi’nden devralmak için adeta gecesini gündüzüne katan Rektör, yaşanan aksiliklerin failini 6 koca yıl sonunda nihayet buldu ve ilan etti “Kuruluşunda hata var” tespitiyle.

Ülkemizde nerdeyse “Teknokent” kurmayan il kalmadı, ilimiz ise Teknokent kurulması için verilen hibeyi kullanamadı, para hesapta durdu durdu, iki sene boyunca tek bir adım atılmayınca proje iptal oldu. Hal böyle olunca, KUZKA’nın güdümlü proje hibesini iki yıl boyunca bekletmeyi de satır aralarına dahil ederek Teknokent kuramayanlardan küçük bir özür cümlesi beklemek Kastamonu’nun hakkı değil mi?..

Geçtim özürden, üstüne alan bile yok.

İlimizin geleceğine dair büyük umut beslediğimiz BAKAP mevzusunun ilgili bakanlık tarafından olumlu karşılanmadığını ve defterin kapandığını bu toplantı sayesinde öğrendik…

Müjdeler ola BAKAP rafa kalkmış Kalkınma Bakanlığı’nda!

Şehrimizde kurulması için başta Belediye Başkanı Babaş olmak üzere büyük emek verilen ve kamuoyu gündemini ara ara da olsa meşgul eden “Çağrı Merkezi” yatırımının da gerçekleşmeyeceğini yine bu toplantı sayesinde öğrendik…

Çağrı Merkezi yapmasını beklediğimiz hemşerimiz yatırımcının dedesi taa zamanında, “Her türlü hayrı yapın ama Kastamonu’da iş yapmayın” misali bir vasiyet etmiş meğerse.

Karayollarımızda en ufak bir sorun olmadığını…

Karayolları Bölge Müdürü’nün yaptığı konuşmadan anladık!

Bir bölümünü öğretmenevi olarak hizmete açacak olan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Doğa Kültür Köyü’nün üstesinden gelemeyeceğini de yine bir kamu yetkilisi ağzından öğrenmiş olduk bu toplantıda…

Özel sektörün en ufak yüz vermemesi nedeniyle kucağına bırakılan enkazı adam etmek için ter döken Milli Eğitim Müdürü’ne “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?” demek düştü ama sesini çıkarmadı.

Peşi sıra “Bu kış açılacak” satırları yazmaktan bıktığım…

Yurduntepe davalık.

Toplantının bir eksiği milletvekilleriydi…

Ekonomiye dair her talep dönüp dolaşıp siyaset temsilcilerinin cevap vermesi gereken bir güzergaha girdi çünkü

İlimizin güzel yarınlara yürümesi için herkesin üzerine görevler düşüyor muhakkak ki…

İlk görev de başta kamu yetkilileri olmak üzere eleştiriye açık olmak ve kullandığa üsluba dikkat etmek.

mustafa-afacan-bant